• 02 Ağustos 2015, Pazar 10:53
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

ARTVİN-ERZURUM GEZİSİ (3)
 Gazetecinin Yeri'nde “gazeteci"yle epeyce söyleştik. İlçede geceleri işyerlerinin kapatılmadığını, Doğu'da elektrik parası vermeyenlerle ilgili ilk haberi onun yaptı­ğını, büyük yayın kuruluşlarında çalıştığını, TRT'de de on yıla yakın çalıştığını on­dan dinledik...
Şimdi Erzurum yoluna vurduk. Yol boyu dar vadiler, özlem çektirmeyecek yoğunlukta ye­şillik. Ta tepelerden, uzaklardan Çoruh'a inen dereler...Kıyı boyu,  dar alanlarda yerleşim emekleri, güzellikleri. Kıyı boyu çizgi çizgi bahçeler...Ceviz, dut, üzüm, zeytin, elma, incir, nar, erik... kayısı, töngel, şeftali...Tüm bölgeler bu vadilerde birer ikişer meyveyle boy gösteriyor. Pekmez, pestil buralarda da bal buralarda da başat ürünler.
Mehmet Çolak, Uzundere ilçesinden bir arkadaşıyla konuştu, bizi bekliyor arkadaşı.
Morkaya köyünde durduk. Bekir Öztürk, Mehmet Çolak camiye girdiler. Nihat'la biz; uzun boylu, kavuklu, kısa sakallı, eli değnekli bizden epeyce yaşlı biriyle konuşuyoruz. Göçmüş köyden herkes. Yalnız "bir dede bir nine" kalmış. Onların da çoğu emekli, köyde eken biçen yok. Konuşurken yukarıları görmek için başımızı neredeyse tümden arkaya eğiyoruz. Başka türlü vadiden yukarılardaki tepeleri, kayalıkları, güneşi göremeyiz.
Uzundere'deyiz, Ahmet Akpınar'ın konuğuyuz kısa süreliğine. Caddeye bakan büyük bir yapıda oturuyor. Yapının girişi onun işyeri: Yapı araç gereçleri satıyor. Yapının arkası emek verilerek oluşturulmuş meyve bahçesi. Dut ağacının altında masamız. Semaver demlen­miş. Bahçede tavuklar, petekler...Kimi meyveler oldu olacak. Civil peyniri, tandır, kete, bal tereyağı, zeytin...Kendi ürünleri, doğal…
Erzurum'un ılıman iklimli ilçelerindenmiş Uzundere.1000 metre yükseltisi.Bu yıl nere­deyse kar düşmemiş. Şaşırıyoruz. Görele çarşısına 85 cm kar yağdığını anlatınca da Ahmet Akpınar şaşırıyor.
Evin tandırını inceliyoruz. Dört yanı dağlarla çevrili Uzundere'den geri döndük Ah­met Akpınar'a "allaha ısmarladık” diyerek, gelirken atlamışız dalgınlıkla Tortum Şelalesini göreceğiz.
Gelinkayalar Geçidi'nde durduk. Sırtımı Tortum Gölü'ne verdim galiba biraz da bağı­rarak sesimi saldım sulara, vadilere, yollara, tepeler, ta uzaktaki "piknikçilere."
“Kırmızı gül demet demet
Sevda değil bir alamet
Gitti gelmez o muhannet
Son revanda balam kaldı
Yavrum kaldı gülüm kaldı..."
Bekir Öztürk çekiyor...
15.10 Tortum Şelalesi'nin tam karşısındayız. Yukarılardan düşen suların buğuları yü­zümüze vuruyor. Nihat Öztürk, Bekir Öztürk, Mehmet Çolak durduğumuz her yerde olduğu gibi buralarda da bol bol fotoğraf çekiyor.
Yukarıdaki düzlükte oturarak çay, su, ayran alıyoruz. Kimileriyle tanışarak onları ko­nuşturuyoruz buraları, çevreyi öğrenmek için. Boyuna not alıyorum ama bunların çok çok azı girecek gezi yazısına.
Yedi Göller'deyiz. En büyüğü bizim Uzun Göl'ün küçüğü gibi, öyle bir benzerlik kurduk. Balık havuzları olan "köfte, balık yeri" var. Buraya girmedik, tokuz...
17.15'te Tortum'dayız. Güler Çay Evi'nin önünde, sokakta oturduk ivedi gereksinimlerimizi giderdikten sonra. Kayısı aldık, yeni meyve, yıkadık, bu yılın ilk kayısısını yedik Tortum'da. Çay içildi. Özellikle Bekir Öztürk'ü dinlendirdik biraz. Aracı o kullanıyor, sormaya gerek yok, çok yoruldu. Tortum'un çevresi yüksek kayalarla kaplı...
18.30'da giriyoruz Doğu'nun büyük kenti, dört yana açılan kapı Erzurum'a. Kentin ter­si sırtları görkemli Palandöken, ilkonu görüyoruz, hep o karşımızda...Doruklar silme apak, kar, kar.
Kent girişi derme çatmalıkla büyük yapıları iç içe barındırıyor. Öğretmenevi'ne geli­yoruz, odalarımızı öğreniyoruz, Odalara koyuyoruz çantalarımızı, kimi gereksinimlerimizi gideriyoruz. Gece geziyoruz Erzurum'u. Cumhuriyet Caddesi devinimli, kalabalık, seçim önce­si olduğunu duyuran afişler, sesli parti şarkıları...
Metin Günay'la haphap oldum. Kucaklaştık. Bu yıl bitiriyor fakülteyi, amcamın torunu. Ayaküstü konuşuyoruz. Yakutiye Medresesi'nin tam arkasındayız. Metin'den öğrendiğimiz bir "cağcıya" gidiyoruz.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık