• 16 Kasım 2018, Cuma 15:45
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

AHMET KAÇAR'IN ARDINDAN (20)

Ahmet Kaçar'ı şiirlerinden, şarkılarından Ordu'da da tanıyanlar vardı. Ozan Dursun Ali Akinet Kacaru Tepesi'ne gelerek Ahmet Kaçar'la söyleşenlerdendi.
Kaynım Dr. Sefa Kaçar, uzun yıllar Çarşamba'da, Samsun'da çalıştı. Kaynım Mehmet Kaçar, uzun yıllar Samsun'da Kredi Yurtlar Kurumunda çalıştı. İkisi de Samsun'da emekli oldular Ahmet Amca, sık sık yeğenlerinin yanına giderdi. Bu nedenle Samsun'da; yazın, müzik, sanat çevreleriyle yakınlıklar kurdu. Taner Çağlayan başta olmak üzere oralardaki sanatçılar­dan ilgi gördü...
Trabzon'da önemlidir Ahmet Kaçar için. Oraya ilk gidişi lise öğrenimi içindi. Sonraki yıllarda çok gidildi Trabzon'a. Sinemaya, tiyatroya, sanat etkinliklerine, arkadaşlarla bu­luşmalara... Doktorlara...
Aslan Pulathaneli'yle tanışırlardı... Ozan İlhan Demiraslan Trabzon'a yerleşince onun için de giderdi Trabzon'a. İki yere uğrardı çoğunca bu gidişlerde... Lezzet'e, Kalkanoğlu Pilav'a... Son yıllarda Trabzon'un en eski, geleneği olan bu aşevlerinden Meydan Park'ın kuzeybatısındaki Lezzet Lokantası'na uğrar, Moloz'daki Kalkanoğlu'na uğramazdı.
Tarihsel taşyapı olan bu aşevleri dededen toruna çoktan iki yüzyıla dönmüş aşevle­riydi... Lezzet'in 1960'lardaki "tandırını" unutamazdı. Kısa lise öğrenciliği yıllarında buralara imrendiğinden, ayak basamadığından olsa gerek Trabzon'a gidişlerde "Lezzet'in döneri"yle iç burkan o yılların acısını çıkarırdı.
Görele, Ahmet Kaçar'ın yurdu... İlkokuldan ölümüne dek anılar denizinin oluşturuldu­ğu yer... Görele yediden yetmişe tanırdı onu. O da Görele'yi tanırdı. Cem Karaahmatoğlu'nun matbasına uğrar şiir, müzik, resim, yurt konuşmalarına katılırdı. Selahattin Karaahmetoğlu'nun eczanesine uğrar azıcık oturur, bir iki şaka eder oradan oğlum Özgün Yetkin Günay'la oğlum Çağdaş Günay'ın işyerlerine geçerdi. Orada da şaka gırgır... Hayrettin Günay başta olmak üzere Göreleli yazarlarla dalga geçilir, benim kimi panellere, bilgi şölenlerine katılışım, TRT çekimleri gündeme gelir, "Baban daha zaptolmuyu" diyerek Çağ­daşla dışarı çıkar, alışverişini yapar, aldıklarını işyerine bırakırdı. 16'ya doğru ye­niden gelir, yiyeceklerini araca götürür - Çağdaş ya da Özgür'le, Cillioğlu'na, Kacaru Tepesi'ne çıkardı...
Özgür'le Çağdaş'tan sonra Fikret'e, Foto Fikret Ak'a uğrardı... Burada yağışlıysa içerde, güneşliyse dışarda otururdu. Çeşit çeşit şaka, gırgır, nükte, fıkra... burada uç ve­rirdi. Onu görenler çevresini sarardı. Ne şakalar, ne şakalar... Yazılacak gibi değil... Çokları onu konuşturmak için "kaşınır"dı...
Ahmet Amca'nın Görele'de yeri dolmayacak iki dostuna getirelim sözü. Biri Pastacı Şükrü Usta öteki de Ozan Dr. İlhan Demiraslan...
Şükrü Ağabey özel bir kişiydi. "Görele Kesme Pasta" onundu. Ahmet Kaçar'la Kaçar'ın annesinden dolayı yakınlığı vardı. İkisi de, neredeyse "Cumhuriyet'le yaşıttı. Şükrü Ağa­bey yaşça büyüktü Kaçar'dan... Birbirlerini çocukluktan beri tanırlardı. İkisi de "Cumhuriyet"teki köşeleri "noktasına, virgülüne" dek okurdu. Okunsa gene iyi... Yazılar üstü­ne tartışılırdı. Yazıların dil, anlatım, düşünce yönünden olumlu, olumsuz yönleri gerek­çelerle açıklanırdı. Kimiler de birbirlerine "ters" düştükleri de olurdu. Şükrü Ağabey çok 
o kurdu. Rus, Fransız, Alman, Amerikan...  klasikleri kimbilir kaç kez tartışılırdı. Kimiler de Vişne Bahçesinden bir tümce, kimiler de Tolstoy'dan, Gorki'den, Dostoyevski'den, J. Lon-don'dan, Steinbeck'ten bir "karakter" örneklenirdi. Şükrü Ağabey, kimi konuşmaları­mızda bana Ahmet Kaçar'dan yakınır, onu "az okumakla" suçlardı.
Bu söyleşilerin üç dört yıl içinde oldu İlhan Demiraslan. O Şükrü Ağabey'den de Ahmet Amca'dan da küçüktü. 1928'liydi. Gelibolu doğumluydu. I954'te İstanbul Tıp'ı bitirmişti. 1950'li yılların "siyasal baskıları"nı geride bırakmak için kendini Karadeniz'e bırakmıştı. Hasan Ali Yücel'in memleketine, Görele'ye sığınmıştı. İç sayrılıkları uzmanıydı... Ahmet Kaçar, Pastacı Şükrü Usta, Dr. İlhan Demiraslan üçü de özdeş düşüncelerde bu­luşan Cumhuriyet aydınlarıydı... Şiir, roman, oyun, müzik, yönetimyolu... üstüne konuşurlar­ken "aydınca soluklanırlardı."
Köyümüzden, ilçemizden adım adım çabalarla iyi şiire, iyi müziğe, iyi kişiliğe, iyi dünya görüşüne... ulaşan yerelden ulusala duygularımızı, içimizi, bizi yansıtan önemli ad Ahmet Kaçar'la yıllar yılı birlikte olmak; duygularını, düşüncelerini, okuduklarını, birikimlerini Yeşilgiresun'da Hasan Ağabey'in gazetesinde paylaşan Hayrettin Günay için onur verici bir gerçek... İyi ki aynı köydeniz. İyi ki onunla yakınlığım var...
Arkadaşlarınla, dostlarınla, sanattaşlarınla... birliktesin artık... Işıklar içinde yat...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık