• 19 Ekim 2018, Cuma 17:19
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

AHMET KAÇAR'IN ARDINDAN (16)
 Ahmet Kaçar, çok yakını olsa da kendi kaldığı ev dışında yatmamaya çalışırdı. Sıkılgan mıydı, çekingen miydi, bilemiyorum. Kendi evi dışında erinçli olamazdı sanırım. Bu yüz­den "bizimle kaldığı" yıllar bizim için de önemlidir. Sayrılıklarında da kendi evi dı­şında kaldığı olmuştur. Görele'de Sami Günay'ın evinde oturduğum yıllarda Ahmet Amca'da dayanılmaz bir "belbacak" ağrısı görülmüştü. İlaç sağaltımı süresince bir aya yakın bizde yattı. Doktorun dediklerini aksatmadan uyguladık. Ağrılarını unut-turmaya çalıştık. Erdem Dülger, Burhan Temel, Şükrü Usta, Sabahattin Karaah-matoğlu, Cem Karaahmetoğlu, Selahattin Karaahmetoğlu, bizim köylüler... daha niceleri "geçmiş olsun"a geldi.
Ölümünden dört yıl önce Samsun'da önemli bir "ameliyat" geçirdi. Bir yıla yakın Sam­sun'da Mehmet Kaçar'ın evinde kaldı. Çok güç süreçte Mehmet, Mehmet'in eşi Gülser, onla­rın çocukları Ahmet Tuna, Halil Faruk çok ilgilendiler, en ağır bakım koşullarını say­gıyla yerine getirdiler. Dr.Sefa Kaçar, amcasına alanıyla ilgili çok yardım etti. İlgi­lendi, doktor arkadaşlarının yardımlarını sağladı.
Ahmet Kaçar'a sanatını erinç içinde olgunlaştırması için ağabeyi Halil Kaçar, onun eşi Emine Kaçar kendileri ölene dek nasıl ilgi gösterdilerse onların çocukları; Rafet, Güner, Mehmet, Sefa, Hanife de gerekli ilgiyi gösterdiler Kaçar'ın ölümüne dek... Hasan Kaçar da uzaklarda, İstanbul'da olmasa ilgilenirdi... Ahmet Kaçar'ı "baba" gibi görürlerdi. Sanırım Ahmet Kaçar için de onlar "evlat" gibiydi...
Ahmet Kaçar on on beş yıldır Öykü, anı yazmayı da tasarlıyordu. Ben özellikle anıların önemli olduğunu belirterek yazması gerektiğini söylüyordum. Bu düşüncesini benim dışımda kimi yakınla-rıyla da paylaşıyordu. Sanırım onların da düşüncesini alıyordu. Giresun'daki dostlarının en önemlisi, kimiler de sırdaşı, Yaşar Çakır'a da bu tür düşünce­lerini açardı...
Besteler de yapmak istedi son yıllarda. Sözleri halk ozanlarının olan besteler... önce Şah İsmail, Hatayi, üstünde çok durdu. En beğendiği, "Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde" şiiriydi. Şiiri istedi benden. Yazı aracında yazarak verdim:

Gönül ne gezersin seyran yerinde
Alemde her şeyin var olmayınca
Olura olmaza dost deyüp gezme
Bir ahdine bütün yar olmayanca

Yürü sofi yürü yolundan azma
İlin gıybetine kuyular kazma
Varup her dükkanda metaın çözme
Yanında mürşidin var olmayınca

Kalktı havalandı gönülün kuşu
Kavga gıybet etmek kötünün işi
Üstadın tanımaz bunda her kişi
Anın kim mürşidi er olmayınca

Varıp bir kötüye sen olma nöker
Çerhine değer de dolunu döker
Ne Hüda'dan korkar ne hicap çeker
Bir kötüde namus ar olmayınca

Şah Hatay'im edem bu sırrı beyan
Kamil midir cahil sözüne uyan
Bir baştan ağlamak ömredir ziyan
İki baştan muhip yar olmayınca

Üzerinde çalışıyordu. Sanırım besteledi de... Ses güzelliği yanında iletisi de, dü­şünsel derinliği de olan bu tür şiirleri severdi, kendine, duygularına yakın bulurdu. Onun kimi şiirlerinde de bu özellik vardır. Ahmet Kaçar'ı yazdıkları yanında okudukları sevdikleri, mırıldan-dıkları... şiirlerle de, şarkılarla da değerlendirmek gerek. Gelecekte yapılacak çalışmalara katkısı olur düşüncesiyle halk ozanlarını tarayarak, "Ahmet Ka­çar bestesi" olma tasarısıyla dosyalanarak ona verdiğim halk şiirleri:

GAM ELİNDEN BENİM ZÜLFÜ SİYAHIM (Pir Sultan Abdal)
YÜKSEKLERDEN ALÇAKLARA İNDİRDİ (Pir Sultan Abdal)

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık