• 27 Ocak 2015, Salı 17:56
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

YOL BOYU
 -''Ne ile gidelim'' diye bana danışınca eşim,
-''Yahu Çıtlakkale'ye hava alanı kurulmadıktan, İstanbul'daysa hemen Yeşilköy'de evin olmadıktan sonra uçağa binmenin ne alemi var'' diyiverdim.
Hayır, belli bi süredir uçakla gidiyoz gitmesine, sırf kızlarımız hiçbi şeyden eksik kalmasın diye, ama tam 7,5 saat sürüyo bizim evden İstanbul'a inmek. 
Sonra da gendimizi kandırıyoz;
-''Ne güzel la, uçakla bi buçuk saatte geldik.. Neydi o eskinin otobüs yolculukları''??
****              ****
Yolların artık düzeldiğini, mesafenin bi biçimde kısaldığını, taş çatlasa 10 saatte İstanbul'a gidildiğini, otobüste uyumayı özlediğimi, hem zaten ailecek uçaktan korktuğumuzu anlatan oldukça uzun bi söyleve giriştim evde.
Bi ihtimal ikna olduğu için, ama kuvvetle muhtemel benim yarım saat süren gonuşmamı susturma adına;
-''Tamam otobüsle gidelim'' dedi eşim.
17 yıldır ilk kez benim dediğimin olmasının keyfiyle, ama asıl, mola yerinde otobüsten kazakla inip, bi müddet soğuktan donup, sıcacık otobüsün içine koşarak dönme duygusunun özlemiyle aldım biletleri.
Uçakta var mı böyle bişi??
Terme Özkanlar  Tesisi semalarında, kanatlara çıkıp çay içebiliyon, üşüyüp uçağa geri dönebiliyon mu??
Yok tabi.
****            ****
Zamanında kaçırmışsın bütün tirenleri.
Allah bu şehre kendiliğinden vermiş; Gemilerçekeği Mahallesi'ni, Tayyaredüzü Mahallesi'ni, lütfetmiş gurban olduum.
Sıra sıra gemilerin çekilebildiği bi mahallen zaten varken vaktiyle, limanı en olmadık yere yapmışsın.
Ufak ufak tayyerelerin inebildiği bi dümdüz mahallen varken zaten ezelden, akıl edememişsin Türkiye'nin (İstanbul-Ankara-İzmir'den sonra) 4. hava alanını şehrimize konuşlandırmayı.
80 yıldır gemiler gelip gelip gidecekti, 80 yıldır uçaklar kalkıp kalkıp inecekti. Giresun minicik bi turizm kenti olarak yedi cihana nam salacaktı.
Bitti o hesap, geçmiş olsun... Kaldın karayoluna. (Elbet bigün açılacağı rivayet olunan OR-Gİ hava alanı da derman diğil derdine. Deminki 7 buçuk saat, inecek 6 buçuğa, hepsi bu)
Her kimsen bilemem; bu kararları alamayan, hayata geçiremeyen, ileriyi göremeyen veya küçük kişisel çıkarlar uğruna şehrimin kaderiyle oynayan.. Sakın nur içinde uyuma. Öte tarafta senle hesabım var.
Öpsün seni Zeki Müren.
****              ****
Çok yolculuklar yaptım sevgili dostlarım.
Öğrencilikti, deplasmandı, iş yaşamıydı, hastalıktı, dost ziyaretiydi, tatildi, falan-filandı derken şu 48 yıllık ahir ömrümün çoğu yollarda geçti. Şükür, temelli döndüm şehrime de, kurtuldum bigaç yıldır seyahat denen illetten, valiz denen baş belasından.
Zaman zaman gemiye, uçağa, tirene binmiş de olsam, takdir edersiniz ki herkes gibi benim de çoğu yolculuğum otobüslerle oldu.
Küçük bi abartmayla diyebilirim ki, memlekette otobüsüne binmediğim, otogarını görmediğim il-ilçe yoktur.
Sorun, tek tek sayarım, tarif ederim.
****                   ****
Ben, Giresunlu olmanın ayrıcalığını işte bu yolculuklarda keşfettim.
Çünkü, bitek Fındıkkale otobüslerinde rasgeldim, o şen şakrak teyzelere. 
Başları eşarplı, yaşları 70'e merdiven dayamış, espri küpü, gerektiğinde argo konuşan, gerektiğinde müstehcen şakalar yapan, her dakka bişeyler yiyip içen ve otobüsteki herkeslere ikramda bulunan, yol boyu hiç uyumayan o mübarek teyzeler;
Bitek Fındıkkale otobüslerinde karşıma çıktı çünkü.
İzmir ne, Adana ne, Kars ne, Erzurum ne, Urfa ne, Sinop ne??
Bu bizim teyzeleri birisinin yazması gerek dedim. Ve yazdım da pekçok kez. 
Beni o teyzelerim yazar yaptı, tuttukları altın olsun.
****                ****
Fragman niyetine anlatiyim, çok da uzatmaya gerek yok.
Küçüğüm daha, İstanbul'a gidiyoz yine. Tıklım tıklım otobüs. Yolculuk nerdeyse 20 saat  sürüyo, bu yüzden 3 şoförle yola çıkılıyo. Mola yerlerinden kalkışta, muavin, yolcuları sayıyo tek tek, parmak hesabı. Tuvalette falan yolcu unutmak çok oluyo o zamanlar.
Bikaç kez sayıldı yolcular, sayı tutmadı, kalkış gecikti. Muavin dertli;
-''Bi bakıverin, yanında gelmeyen var mı''??
Teyzem kızdı;
-''Oolum biz tamamuk, sen şüferleri say''...
****                ****
Bu son yolculukta gözlerim çok aradı, o başörtülü, melek yüzlü teyzeleri.
Nerdeydiniz gız? Tamam ben de orta yaşa eriştim,ama, sizler hepbirden mi öldünüz?
Hiç espri olmadı, şakalaşma olmadı, ikramlaşma olmadı.
Otobüs kahkahadan kırılmadı.
Boynum büküp uyudum.
****            ****
Üçbeş tane türbanlı... Oturdular somurtarak yol boyu ... 
Bu muydu yani geleceğimiz nokta?? Erkekler otobüsü ve kadınlar otobüsü ayrılsın mı yani?
Kimsenin kafasını neyle örttüğü beni ilgilendirmez tabi
 Ama, o teyzelerimin kahkahalarını bu vatanın semalarından silmeye hiçbi ''ileri demokrasinin'' gücü yetmeyecek,  bunu da bilsin herkes.
Cümleten hayırlı yolculuklar dilerim.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık