• 12 Aralık 2012, Çarşamba 9:15
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

ÜÇ TEKERLEKLİ BİSİKLET
 Yeni bişi alınca hemen kullananlar dergahındanım.
Annannem, bu huyumu; ''Sandıktaki sırtında, ambardaki garnında'' özdeyişi ile eleştirirdi, ey gidi rahmetli gadın. Mizah gurmesi mübarek gadın. Bu sabah, her nedense O'nunla uyandım. Aklıma; ''İlk annanne sevgisini nasıl algıladığım'' falan takıldı. Arada bi size de olmuyo mu böyle şeyler?
Neyy, olmuyo mu?
Gözümde bölük pörçük sahneler belirdi yatağımda uzanmışken. Doğduğum ev. Annanemin, muhtemelen yaz tatili üçün Giresun'a gelmiş olması. Ehh, hayal-meyal işte. O geldi diye yatağımdan mutlulukla uyanmak gibi bi duygu anımsadım sanki. Denize bakan büyükçe bi salonda kucağına atıldım gibi sanki. Üç tekerlekli bi bisiklete biniyom falan sanki. Annanneme doğru takdir edilmeyi bekleyen gözlerle bakarak evin içinde tur atıyom, ticari taksi modundayım sanki.
Ne bileyim, nasıl diyeyim? Yazdığım her harfi ol eşsiz gadına borçluyum ben… Ama, asıl diyeceğim bu diğil idi yahu.
Yeni bi giysi, yeni bi ayakkabı alınca derhal giyenlerdenim. Eve yeni bi tabak alınsa hemen masa donatıp yemek yiyenlerdenim. Yeni bi eve taşınsak her odasında sıra sıra vakit geçirenlerdim.
Geçen, sabun almış eşim marketten. Sabun işte, bildiğiniz hacı şakir… Derhal koşarak duşa girip uzun uzun çimenlerdenim.
**** ****
Sabun köpüğü kaçtı gözüme, daha yeni. Nasıl becerdim bilemiyom. Bitek işaret parmağımın ucunu yıkıyodum oysa, hep sarelle'ye bulaştırmış idim ekmeğe sürer iken. Demek yüzümü hepten yıkıyo olsam, tamamen kör olacağıdım.
Çocuklaştım iyice, uğraştım da büssürü, aklan garayı seçtim gözümü yeniden açana değin. Size de oluyo mu böyle şeyler arada bi?
Neyy, nasıl olmuyo canım?
Bigaç saattir bu ruh haalindeyim. Annanne, sabun köpüğü, çimmek falan… Bu minvalde bi Aşık Gavlaki şiiri mi yazacam, nedir? Ben diyim yarın, siz diyin öbürsü gün?
Sonra; iyice gırgır geçmem gereken konular birikiyo, dersime sıkı çalışıyom da not eyliyom tümünü birden gafama. Artık, tırışkadan bi yazı yazma lüksüm yok endamımı gösterdüğüm bilcümle sütunlarda. (Okurun mu var derdin var)
Bak bu oluyodur kesin size de, önümüzdeki günlerin programını yapıyonuzdur herhal.
Peki, anladım, yapmıyonuz.
**** ****
İşin gerçeği, ben de hiçbi konuda en ufak bi planı olmayanlardanım. Can Dayım gibi söyliyim bi de hadi; ''Yalınım, yok planım / Salt gülmektir yalanım''.
Olaylar, gelen mesaj ve telefonlar falan yönlendiriyo gidişatımı..
Dijitürk'ten bi mesaj gelmiş bugün misal; ''Sn Gürsel Ekmekçi yaptığınız düzenli ödemeler nedeniyle bu haftanın maçlarını ücretsiz izleme hakkı gazandınız''. Ne düzenli ödemesi ula? Hayatta hiçbişiyi düzenli ödemişliğim yoktur, bazı şeyleri hak görürüm gendime. Suyun, elektiriğin, tv'de maç izlemenin ücreti mi olur? Dağbaşı mı goçum burası? Hem, bizim evde dijitürk mü varmış? Ne zaman almışım? Valla hiç hatırlamıyom.
Tamam, evdeki hiçbi şeyin de yerini bilen bi herif diğilimdir; örneğin makas lazım olur bulamam, yara bandı nerdedir bilemem, pamuk gerekir bazen, şu yaşıma kadar asla görmemişim yerini, çilek reçeli kavanozuna henüz hiç rasgelmedim mutfakta. Fotoğraf makinemiz hangi dolap gözünde durur, sabahlara gadar arasam, göremem.
Söylemesi zor, ama bütün suç annemde. Beni bi dedektif gibi, bi bulmaca uzmanı gibi yetiştirdi. Nefret ettirdi evde bişey aramaktan.
-''Oğlum, git içerdeki şeyin orta çekmecesinden, şeyin şey olanından getir''.
Yahu hangi içerden, neyi getirecem? İğne mi istiyon, iplik mi, elişi örgüsü mü, gaste mi, oje mi, nedir?
Sanki sizin anneniz öyle gonuşmuyo…
Neyyy, nasıl gonuşmaz ulan?
**** ****
''Bir değil, beş değil, on değil derdim'' diyo Pir Sultan Abdal üstadım. Benim doğacağımı müjdelemiş insanoğluna. Aynen benim de öyle, on diğildir derdim.
Çiftçi kulübü diye bi oluşum var galiba, tam emin diğilim. Sık sık mesaj alıyom oradan da, aklımı oynatacam, ne iştir?
-''Sn Gürsel Ekmekçi, falanca yerde don olayı olmuş''…
-''Sn Gürsel Bey, gübre fiyatları bu aralar bi güzel bi güzel, sormayın''…
-''Sn Ekmekçi, bu gece filanca tv'de tüm ziraatçiler başbaşayız''…
Ula bunlardan bana ne? Naapmam gerekiyo? Ben ne zaman çiftçi oldum da baş başayız? Hem niye baş başayız yüzlerce adam, deli miyiz? Zaten bi yarım aklım varıdı.
Sizinki tam'dır tabii…
**** ****
Azıcık sıyrıliyim bu işlerden, bakim kuzucuk okurlarım neler yazmış diyip maillerimi açıyom, keyfim yerine gelsin niyetiyle. Orası daha da beter:
-''Sn Gürsel Ekmekçi, artık bakkallar da beyaz eşya satacak''…
-''Ula Gürsel Bey, Ankara Perder yönetim kurulu güven tazeledi''…
-''Değerli Gürsel kardeş'imiz, cadde ve sokaklarda pazaryeri devri kapanıyo''…
-'Beymen bu sene 10 mağaza açacak''…
Nooluyo yahu? Benim bunlardan niye haberim olsun? Kim gönderiyo bunları? Yaani size de, arada bi? Bazen böyle yaani? Olmuyo di mi?
Tamam tamam sustum.
**** ****
Allah'tan içimi ısıtan mailler de alıyom kimi gün. Af buyrun söylemek mecburiyetinde hissettim gendimi bi an. Tahmini gonuşuk ediyom, Angara'daki Milli Kütüphane'nin de yegane müşterisi benim galiba. Çok sevgi dolu yanıtlarla başlıyolar yazışma trafiğimize, aramızda galsın.
Bi Selami Bey var orada, aynı askerlik arkadaşı gibi olduk herifle. Hepi topu 6 ay içerisinde, ''Sn Ekmekçi istemiş olduğunuz bilgi ekteki dosyadadır'' düzeyinden, ''Gürsel'ciğim, yine ne istiyon lan'' seviyesine kadar ilerledik evelallah.
Ne güzel şeyler yaşıyom Allah'ım, şükrolsun sana. Üç tekerlekli bisikletimle dolaşır gibi mutluyum şu dünyada. Bi de şu hasretlik olmasa. Sizde peki? Yaani hasret falan? Özlem diyom hani? Olmazdır tabii, niye olsun?
Tamam, bitirdim…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık