• 18 Haziran 2014, Çarşamba 8:52
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

SIMSIKI
 25’imde falandım daha.
Bi şiir gördüm, bi edebiyat dergisinde;
‘’Temiz kalan tek yerdir devrim
Bütün bir yıl
Kirlenen duvarda.
Ama görebilmek için
Asıldığı çividen indirilmelidir 
Yaprakları biten takvim’’…
Diye başlıyodu.
Vuruldum.
****      ****
Can dostum, can kardeşim Nalan’la paylaştım sevincimi derhal;
-‘’Yaa Nalan hemen bin bi taksiye, yanıma gel.. Olağanüstü bi şiir var.. Adı devrim.. Görmen laazım’’.
-‘’Gürsel, biliyom ben onu.. Daha dün okudum.. Sunay Akın’ın yeni şiiri.. Sana da haber verecektim, unutmuşum.. Yaa hatırlasana, falanca edebiyat dergisinde görüp görüp, çok beğeniyodun sen de şiirlerini.. O Sunay işte’’.
-‘’Ne diyon gız?? Tabii yaa, aynı Sunay yaa, nasıl atladım??’’.
Dayanamadım. Fotokopisini çektirdim şiirin. Çerçevelettim.
Ve Ortaköy’de, işyerimin duvarına astım.
****     ****
Bizim Hakan Aygün çıkageldi işyerime bigaç gün sonra.
Çay-may içtik. Sohbet-mohbet eyledik. Güldük-müldük bol bol. Gördü tabii duvardakini Hakan;
-‘’Aaa, bu bizim Sunay’ın şiiri diğil mi?? Dur ben O’na haber veriyim, çok sevinir valla’’.
Yakın akrabaymışlar meğer, teyzeoğlu gibi bişi. Aklımda kalmamış, sallamiyim şimdi.
Sunay Akın o vakitler yeni yetme bi şair. Meşhur falan diğil.
Yolda görsem tanımam türden bi amatör…
****       ****
Öyle çok da uzun olmayan bi zaman sonra,  iri yarı bi herif geldi işyerime.
Duvara baktı. Gülümsedi..
-‘’Gürsel kim’’??
-‘’Benim buyrun’’??
-‘’Ben Sunay Akın’’.
-‘’Nasıl yaani yaa’’??
Bi kucakladı beni sevgiyle o dev gibi herif, bi kucakladı sımsıkı anlatamam.
Soluğum kesildi sanki…
****       ****
Guvvetlice dost olduk o dönem.
Hep ‘’Sunay Abi’’ dedim… Hep ‘’Gürsel’’ dedi…
Arada bi telefonlaştık. Arada bi ev gezmelerinde buluştuk. Arada bi Beşiktaş meyhanelerinde oturup fışkı içtik.
Övünmek gibi olmasın diyecem de ne halt olacak,
Övünmek gibi olsun gardeşim, bana ne!!!
****       ****
Araya zaman girdi.
Araya iş yaşamı girdi.
Araya şöhret girdi.
Koptuk haliyle.
Bigün Ankara’da bi lokantada rasgeldik, yıllar geçmişti, beni zor tanıdı. Kucaklaştık yine de.
Bigünse Giresun’da denk düştük, bu kez hiç tanımadı. Sitem ettim;
-‘’Yahu Sunay Abi, Ortaköy’deki duvarı da mı unuttun??’’
-‘’Lan oolum, saçı başı dökmüşsün, tanıyamadım’’.
İyi kıvırıp, kurtardı vaziyeti.
****       ****
Az evvel. İşyerimde. Gençten bi çocuk…
Sunay Akın’ın ‘’Makiler’’ kitabını gördü rafımda. Adıma imzalamış, sağolsun abim.
1994’ten beri saklamışım arşivimde..
Rica etmesin mi çocukcaaz;
-‘’Gürsel Abi, ben bu herifin şiirine hastayım, bu kitabı bana hediye eder misin??’’
 Nasıl kıriyim?? Gitti kitap…
**** ****
48’imde falanım artık.
Çocuk, sevinç içinde, sımsıkı kucakladı beni.
‘’Kağıt bir gemidir devrim
Bütün gemiler
Hurdaya çıksa da sonunda
Taşıdığı özgürlük şiiriiyle
Batmadan yüzer nicedir
Dünya sularında
Kimbilir kaç yunus görmüş
Kaç deniz geçmiş’’…
Bi yerden anımsıyom ben o sımsıkı kucaklamayı.
 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık