• 09 Mayıs 2012, Çarşamba 9:38
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

Şehir Sineması

 

Eli az biraz kalem tutabilen herkes yazmıştır bu lafları. Sitem etmiştir; ''Sahipsiz Giresun'' diyip diyip. Yeri geldi, icap etti, ben de yazdım kaç kez, hakikatı konuşmaktan neden korkayım?
İçlerim iyice yanar oldu, durun biraz detaya gireyim. Şehr-i canan'a garşı en büyük vazifemdir. Daha önce hiç girilmedi, yazılı olarak tarihe kayıt düşülemedi çünkü. Kala kala bu da bana kaldı, neyleyim?
Sahipsizliğimiz; şehrimin adam gibi adamlarının büyük bi çoğunluğunun ''rahmetli'' rütbesine ermiş olmasından kaynaklanır. Daha sonra bu soylu ailelere mensup alt kuşakların Ankara'lara, İstanbul'lara, hatta yurtdışına  göçmüş olmalarıyla devam eder.
Kalite ortadan yitip gidince, yerini niteliksizlik doldurmaya başlar haliyle. Gidenlerin yeri dolmaz bi türlü. Öylece buralarda kalakalmış, 15 tane aileye ait bi avuç bireyin gücü yetmez olur artık yozlaşmayı durdurmaya.
Giresun diye bi meselesi asla olmayan ne kadar sıradan adam varsa kilit noktaları ele geçirip kişisel ikballeri doğrultusunda icraat eylerken, şehrin gerçek sahipleri kıyıda köşede kalmıştır. Bugün yaşam diye bizlere dayatılanların özeti budur.
Katlanmak isteyen buyursun katlansın. Fakat, misal bencileyin garibanın, Giresun diye bi meselesi var, nolacak şimdi?
Kim durduracak ellerimi, kollarımı?
****    ****
Gözlerim gördü. Kulaklarım duydu. Minicik ayaklarım tümünden de içeri adım atıp, bacak kadar boyum hepsinin sandalyelerine tünedi bir bir.
4 tane kışlık, 3 tane yazlık sineması aynı anda faal olan bi şehirde doğdum ben. Tanrı'nın lütfudur. Şükür olsun, yetiştim o günlere. Tüm salonların kadınlı erkekli dolu olduğu gecelerden geçip de geldim şu yaşıma.
Şanslı çocuklardık biz. Yalnızca film gösterimleri diğil idi gördüklerimiz. Daha ilkokula giderken tanışmaya başladık sanat denen duyguyla. Konserler, tiyatrolar, turneler. Bugünün dev sanatçılarının hemen tamamının ilk acemilik günlerine tanık olduk, ne mutlu ki.
Listeyi uzatmanın anlamı var mıdır; Zeki Alasya'lar, Metin Akpınar'lar, Kemal Sunal'lar, Cem Karaca'lar, Tanju Okan'lar, Selda Bağcan'lar, henüz yeni yetme idiler, benim şehrimin sahnelerine ayak bastıklarında.
****    ****
Şehir Sineması…
Sinemaların kralıdır göynümüzde. Sahnelerin padişahıdır.
Herbi şeye ucundan bucağından erdim de, bakın buna yetişemedim işte; bi Japon Amerikan ortak yapımı diye bilinen ''Kızgın Güneş'' adlı bi filmle açıvermiş perdelerini ilk. (Ben doğduğumda film yeni başlamıştı, yetişemedim diyim de bari, mazeret bildirmiş olayım).
O perdeyi Karadeniz'in dalgalarına benzettim hep, tüm çocukluğum boyunca. Bordo renkliydi, sanırım kadife kumaştandı, dalga dalga inip kalkardı. Büyükşehirleri saymazsak, Türkiye'de bi ''ilk'' olduğunu öğrendim ol mübarek perdenin.
Müdüriyet diye bi oda olduğunu da ilk kez Şehir Sineması sayesinde görüp şaşırmıştı, küçücük gözlerimiz. Muzaffer Uzun abimiz, adeta bi başbakan gibi otururdu müdür koltuğunda. Yardımcısı, sevgili Parlak Mustafa abimiz. Gişede Kalem Şakir abimiz. Makinist Erol Güzel abimiz. Büfede Mehmet Fikret Güç amcamız.Yer gösterici Fevzi Yılmazok dostumuz.
Daha kimler kimler. Adını unuttuklarım bağışlasın beni. Kimisi cennette bu güzel insanların, kimisi halen aramızda, Allah uzun ömürler versin.
O günlere selam olsun.
****    ****
Geçtiğimiz günlerde Şehir Sineması yıkıldı. Yerel basın yazdı, ama yerine ne yapılacağını okumaya yüreğim yetmedi. Gözümün tersiyle ittim gaste sütunlarını.
Yıkmamalıydın. Kıyamamalıydın, ellerin titremeliydi bi tarihi yok ederken.
Kafanda, Giresun diye bi meselen hiç olmadı çünkü. O görkemli günleri yaşamadın, bilmiyon çünkü.
Dünyada belki örneği yok, uygulanabilirliğide yok belki. Ama ömrümün sonuna değin savunacağım şunu; Bu şehrin köklü ailelerinden ve gerçek sanat adamlarında oluşan bi kurul oluşturulmalı.Bu insanların rızası olmadan tekbi kültür adımı atılmamalı.
Şehir Sineması'nın gong'unu susturmaya kimse cüret dahi edememeli.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık