• 18 Kasım 2015, Çarşamba 8:59
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

SAKIZ
 Hava pırıl pırıl Giresun'da, 20 derece civarında ısı kaç gündür. Annemden korkmasam mayoyla çıkacam evden, o kadar yani.
Yine de noolur noolmaz, ince bi köynek, ince bi kazak şeyettim gövdeme.
Gece soğuk olabilir dönüşte, elimde de bi mont.
49 yıllık ömrümden çıkardığım yegane ders budur zaten; o montu alacan yanına, artislik yapmayacan.
Yoksa gece popon donuyo…
**** ****
Aklımda Mahsuni Şerif'in dizeleri, ayakkaplarımı bağlar iken, merdivendeyim henüz.
Mırıl mırılım hafiften;
 -''Su akar deryaya varır
Deryadan mayi çıkarır
Gökyüzünde yağmur olur
Damlaları boşu boşuna''.
-'' Yaa, bu nasıl bi laftır be gardeşim'' şeklindedir tahminen yüz ifadem, biliyom gendimi. Yaşadığımız yıllarda yazılması mümkün olmayan dizeler diğil midir bunlar? Ben diyim 16. yüzyıldan kalma gibi, siz diyin 17… (Bizim bu devrin boş adamı, bu dörtlüğü beceremez)
Gururlanıyom tabi, yüzüm ışıyo bu insanla aynı memleketin çocuğu olmaklığımla.
Kısa kollu tişörtlü bi amca geçiyo tam da o esnada yanımdan, basamaklardan aşşaa. Muhtemelen komşuyuz, selam verdim, ama tanımadım. Normal insanlarla aynı saatlerde yaşamadığım için, oturduğum apartmanlardaki hiç kimseyi tam bilemedim hayatta.
Bitek alt komşumuz tanıdık bi aile, zilde adları var, kim olduklarını biliyom, onlarla da hiç raslaşmadım henüz.
İniyom artık basamakları.
Adımlarım boşu boşuna.
**** ****
Sokaktayım. Evin önü. (Eminönü esprisi yapanlar, iğrençsiniz!!)
Kısa kollu tişörtlü amca, azıcık önümde. Karşı apartmanın camından bakan bi bebeği seviyo, uzaktan, sevgi dolu bi sesle;
-''Gız Nazlıcan, napıyon bakim''?
Yan avluda oynaşan veletlere laf atıyo;
-''Naber Ömür.. Ne oynuyunuz çiğdem.. Nasılsın Meltem.. Gız Ebru baban nerde.. Burçin yavrum, ebe sen misin''?
Şaşıp kalıyo helbet insan, nasıl bi adam yahu bu gibisine?? Mahallenin tüm veletlerini isim isim nasıl tanıyo, hepsini birden nasıl seviyo falan??
Bi evliya var önümde sanki,
Adımlarım saygı dolu ve yavaşça artık.. (Dr Alaattin Yavaşça diyenler, iğrençsiniz!!)
**** ****
Sahili gören yokuştayız şimdi.
5-6 tane velet maç yapıyo, yokuşun öte yanına açılan ara sokakta.
Kısa kollu tişörtlü amca, bi futbol federasyonu yetkilisi edasıyla giriyo maçın orta yerine.
Çocukların tek tek saçlarını okşayıp, sohbet ediyo kısa kısa;
-''Timur maç kaç kaç oğlum''?
-''Oo Barbaros seni galeci mi yaptılar''?
-''Memet, ne kadar büyüdün sen lan köftehor''?
-''Ula Cemil, yine mi mağlupsunuz''?
-''Vay Turan, saçların Ronaldo gibi olmuş paşam''.
Afallamış durumdayım şimdi.
Hemen hemen birer adım önlü arkalı iniyoz yokuşu.
**** ****
Sahile kavuşan ilk sokakta bigaç kız çocuğu… Öylesine oturmuşlar, bi yükselti üzerine, çok datlılar.
Gülümsüyom ben bitek. Kısa kollu tişörtlü amcaysa yanlarına gidip, yanaklarından makas alıyo.
-''Özlemcim çok şekersin''.
-'Bernacım çok tatlısın''
-''Sibelcim çok güzelsin''.
Birer ikişer lira da harçlık veriyo ellerine.
Allah Allah?? Nasıl birine denk geldim yine??
**** ****
Sahil yolu kaldırımına çıktık.
Artık yanyanayız.
Kısa kollu tişörtlü amca dolmuş durağına sapıyo, bense yürüyecem. Sonbi kez göz göze gelip, tebessüm ediyoz birbirimize.
Ve sonunda bana da çıkarıp bitane sakız veriyo cebinden.
-''Teşekkür ederim amcacım''.
**** ****
Ol mübarek sakızı balon yapa yapa geçtim sahili.
Yol boyu ağzımda aynı türkü halaa;
-''Gahi gittim gahi geldim
Aradım kendimi buldum
Bi Mahsuni Şerif oldum
Boşu boşuna, boşu boşuna''.
Bizim ulu'lar böyledir.
Gidip gidip gelirler, gidip gidip gelirler dünyaya defalarca.
****  ****
Anladım.
Biraz evvel, kısa kollu tişörtlü amca kılığına bürünüp, Mahsuni Baba önüm sıra yürüdü.
Bi daha görmeyi çok istedim, boşu boşuna.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık