• 05 Aralık 2012, Çarşamba 9:18
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

SAF BABA
 Ben mi yaşlandıkça büyük bi hızla deliriyom?
Yoğusa bizim Çiğse mi genç gızlığa yaklaşalı beri giderek daha bi akıllanıyo? İşin bu gısmnın yanıtını kesin bilmesem de, epeyce bi vakittir hayatı gırgıra almış vaziyette, tiyatro oynuyoz resmen evde, ikimiz…
Eşimi katmadık henüz oyunlara, O, bize kızıyo hemen; ''Zaten bu çocuğu böyle yapan sensin, ne kadar üşütük huyun varsa aynen kızına da geçmiş'' falan!!! Ses tonunun altında belli belirsiz yatmakta olan; ''Bak, neyse ki güzelliğini tamamen benden almış'' vurgusuna şimdi hiç girmeyeyim.
Evde tiyatro oynamak girizgahını okuduktan sonra, beyninizden geçenleri adeta duyuyo gibiyim aha. Ezici bi çoğunluğunuz, misal; ''Yahu, bak ne gadar mühüm bi baba, kimbilir ne derece eğitici-öğretici konularla gızının eğitimine yardımcı oluyodur, bi yandan da hayatın gerçeklerini komedi tadında evladına sunup, şu sıkıcı dünyadan zevk almasını sağlıyodur, ah o Gürsel yok mu ah, siz O'nu bilmezsiğiz'' deyu düşünüyo olmalısınız.
Hayır, hiç alakası yok, bilemediniz. Bana galdıydı adam eğitmek.
Biz, gızımla harbi harbi tiyatro oynuyoz evde. Aylardır sürüyo oyunumuz, matine-suare fark etmez cinsten.
**** ****
Ben; her gördüğü şeyi yanlış yorumlayan, her olaya kızının okul hayatındaki mükemmelliği yönünden bakan ''Saf Baba'' rolündeyim. Çiğse ise; evde hiç ders çalışmayan, ama sürekli bişilerle meşgul ''Kız Çocuğu'' rolünde.
En baştan gafanız garışmadan söyliyim, kastettiğim şey; ''Çocuğunun sıradan başarılarını göklere çıkartan ve bi marifetmiş gibi bunu eşe dosta sürekli anlatan'' manyak baba figürü diğil. Bunun en ulaşılmaz örneklerini, Aziz Nesin Usta'm ''Şimdiki Çocuklar Harika'' adlı kitabında yapmış idi zaten. Yüzemeyeceğim okyanusa neden gireyim?
Bizimkisi ufacık bi dere sayılır sonuçta.
**** ****
Odasına girdiğimde yüksek sesle iğrenç müzikler dinler vaziyette oluyo genelde kızım. Normal şartlarda bilgisayarını camdan aşşaa atmam lazım. Netekim, gençliğimde ''nay nonay kolay'' adlı bi şarkı yüzünden cinnet getirip 4 tane radyoyu üst üste koymuş, tekmeleyerek paramparça etmiş bi adamım, şimdi şeyin şeyini şey etmek gibi şey etmiyim de...
Ama, oyunumuz öyle diğil işte. Sinirlenmek bi yana, derhal Çiğse'ye doğru bakıp gururla gülümseyerek; ''Afferim benim güzel gızıma, bak nasıl da yarınki müzik yazılısına çalışıyo'' diyom. Ve yavaşça kapıyı kapatıp çıkıyom.
Bazen de tv'de film izlerken, dizilere bakarken falan denk geliyom, aynı kapıyı tıklatarak açtığımda. Anında değişiyo surat ifadem; ''Bravo be, ne şanslı bi babayım, baksana kızım sinema tekniklerini inceliyo, kimbilir okulda sinema kolu başkanı mıdır nedir, helal olsun arkadaş'' diyerek karşılıyom olayı.
Çiğse'yi hiç sormayın o sırada. Yüzüne bi öğrenci ciddiyeti takınıyo, bi öğrenci ciddiyeti takınıyo, anlatılır gibi diğil. Kaşlar, gözler, bakışlar, mimikler. Sanırsın essahtan okulda, laboratuvardayız..
**** ****
Helbet hep aynı rutin pozisyonda yapmıyoz tiyatromuzu.Durağan, sıkıcı sahnelerle işimiz niye olsun? ''Şov devam etmeli'' lafını düstur edinmiş bi ikiliyiz sonuçta. Üzgün de olsak, neşeli de farketmiyo hiç.
Sözgelimi mutfakta bile değişmiyo ahvalımız. Sağolsun benim canım gızım, sofra kurulurken falan, annesine yardım ettiği henüz hiç görülmedi doğdu doğalı. Gelip öylece kuruluverir baş köşeye her defasında, masaya doğru boş boş bakınıyo olur hep. Napiyim, anası fırça atmadan, ben giriyom devreye; ''Şu an büyük bi ihtimalle mutfak masamızın yarı çapını kafasından hesaplıyo, aman gürültü etmeyelim canım, kızımız bi matematik dehası gibi aynı, maşallah nazar değmesin''.
Kimileyin de feysbuk'ta yakalıyom Çiğse'yi. Mesajlar, yorumlar, bildirimler, beğendiler falan filan, yıkılıyo sayfası. Hemen koşarak sarılıyom kızıma; ''Şu yaşta sosyal bilgiler dersi üçün doktora tezi hazırlıyo olman beni pek mutlu etti aşkım, senin gibi bi evlattan Allah razı olsun''.
Gülüyoz beraberce, daha ne olsun yahu!!!
**** ****
Ev haalidir sonuçta. Sizin evde olmuyo mu sanki bunlar? 
Holde, eşofmanıyla yanımdan geçiyo kızım. Kaçırır mıyım fırsatı; ''Tebrik ederim, demek okul voleybol takımına kaptan seçildin''!!! Banyodan, duş sesi mi geliyo mesela: ''Harikasın be kızım, Fen bilgisi ve suyun özellikleri konusu anca bu gadar hissederek çalışılır''!!!
Balkondan dışarıya mı seyrediyo dersiniz? Derhal oradayım; ''Pes be birader, hava durumuyla falan ne gadar da yakınen ilgili bi öğrenci, sanırım birazdan çevre temizliği konusunda bi kompozisyon da yazacaktır''!!! Kahvaltıda yumurta mı yiyo ertesi gün; ''Her sabah proteinleri incelemen çok hoş bişi kızım, bu yönüne bayılıyom valla''!!!
En son dün gece yanına gittim. Uyumuş kalmış benim datlı gızım. Her çocuk gibi gülümseyen bi suratla dalmış uykusuna. O güzel saçlarını okşadım, yanaklarını öptüm; ''Afferim, bak rüyasında bile okulunu görüyo, aha şimdi müdür beyi gördü mesela'' dedim. Sesime uyandı Çiğse, gülmekten yerlere yattık artık.
İkimiz… Gelmiş geçmiş en büyük aşkım ve ben…
**** ****
Yazının ikinci finali: ( Biliyom. Şimdi diyonuz; ''Kırmadan, incitmeden çocuğuna yol gösteriyo, ne de modern bi baba''… Sizi gidi saf okurlar)
Yazının üçüncü finali: (Yağmur yürümeye başladı çok şükür. Öptüm, sevdim, kokladım bebişimi.  ''Maşallah, daha 1 yaşında ama, seneye liseye başlar bu'' dedim. Tamam, yazı bitti, normale dönün)

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık