• 09 Temmuz 2014, Çarşamba 9:13
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

SADECE ABİMİ SORAN ADAM
 4 yıllık ekonomi fakültesini 6 buçuk yılda bitirebilmiş, dünya çapında başarılı bi öğrenciydim ben.
Tertemiz idi ders kitaplarım, pırıl pırıl kalırdı defterlerim, her sezon bitimi. Diğer tüm okullarda da öyledir ya mutlak, özellikle ekonomi mezunu arkadaşlar sakın beni yemesin, fakültede hiç bişi öğrenilmeden, bi biçimde verildiğinin o derslerin, en canlı örneğiyimdir söylemesi ayıp.
Okulumun demirbaş listesine kaydımın yapılacağı günlere ramak kala, kantinimizde 6 seneyi devirip buçukuncu yıla başladığımda çok rahattı beynim. Yalnızca 3 dersim kalmıştı diplomaya. Bi öğrenci anca bu kadar huzurlu olur, hiç unutmuyom. (Rektör değişiyo, dekan değişiyo, prof'lar değişiyo, tek değişmeyen benim sınıfta, okulun mal sahibi gibiyim)
Bi gece evdeyken bi başıma, birden garip bi aşka gelip, esrarengiz bi şevke büründüydü bünyem. Kendi kendime;
-''Yahu bi okuyim bari şu ekonomi kitaplarımı, bakiyim neymiş la bunca mevzuu'' diyiverdiydim??
Harbiden de iyi anlıyo, iyi algılıyo insan bu şekil bi ruh haaline girdiğinde… Ders çalışır gibi diğil, kitap okur gibi yaptığında…
3 ay sürdü sürmedi, sular seller gibi hatmettim, bi bavulda 6 yıldır falan bekleşen ders kitaplarımı. Yaklaşık 80 tane ekonomi kitabını beynine sindirmiş, gayet ulu bi ekonomistiydim artık, şu kayıp insanlar aleminin.
-''Vayy bee, ne ilginç imiş, keşke zamanında okuyaydım'' diye pek hayıflar eyledim idi sonuç olarak.
****    ****
Gayet eminim ki, salt bu nedenle çok sığ gelir gözüme, günümüzün sözde sosyalist geçinen herifleri.
Aha, açık açık söylüyom, hiçbişi bilmiyonuz gardeşim, bi ekonomik sistem olarak sosyalizm, o sizin sandığınız şey diğil. Hani bigaç guru sözcük, üç-beş kalıplaşmış klasik cümleniz falan?? Gülüp geçerim, yanıma gelip özellikle bu gonuşukları ettiğinizde. (Bi daha okuyun herşeyi)
Kimisi vardır, benimle bitek Beşiktaş'ımızı gonuşur. Sanırsın kulüp başkanıyım… Kimisi vardır, daha beni gördüğü an, sanattan-edebiyattan söz eder olur. Tahminen bu yıl Nobel'i ben alacam… Kimisi vardır, gözünde yobazlıkla mücadele etmenin yegane neferiyimdir… Adama bi çay içirmezler;
-''Memleket şöyle kötü, gidişat böyle berbat, haftaya şeriat gelir mi dersin Gürsel'ciğim''??
Allah'tan, sevgili Hüseyin Abi bunlar gibi diğil. Çok sever beni ve ailemi. Anneme saygıda kusur etmez, ablama hürmetini esirgemez. Beni kucaklar, öper yolda her gördüğünde. Her nedense, yurtdışında yaşayan abime özel bi sevgi duyar. Ne zaman denk gelsek, otursak biyerlerde, sorar;
-''Fahri bu sene geldi mi''??
****    ****
Abimden en az 15 yaş büyük olan bu tatlı insanın, ne işi olabilir abimle? Bu merak nedendir, bilinmez. Misal, abim gelse noolacaktır, gelmediği taktirde Hüseyin Abi ne gibi bi önlem alacaktır gendi yaşamında, anlaşılmaz.
Tekbi ortak yönleri yoktur bu ikisinin. Oturup dertleşecekleri bi mevzu, henüz gezegenimize inmemiştir. Sporda, siyasette, tarımda, ekonomide, hava ve yol durumunda falan, iki laf edemezler.
İşin gülünç yanı, Hüseyin Abi 28 yıldır abimi hiç görmediği gibi, sokakta görse bi ihtimal tanıyamaz da.
Olsun… Alkolün en demlenmiş zamanında ansızın sorar O;
-''Fahri ne zaman geliyo''??
****    ****
Bi küçük gardeş olarak, itiraf etmeliyim, abimsiz bi yaşam harbiden çok tatsız-tuzsuz bişidir benim üçün. Yaklaşık 30 yıl oldu buralardan gideli, yılda toplasan 15 gün anca görebiliyoz birbirimizi.
Master yapmaya gittiydi Strasburg'a, bi siyasal bilimler fakültesi mezunu olarak.
Master falan yapmadıydı ama. (Aynı bana benziyo bu huyu)
Bi Türk gızıynan, sevgili yengem ile evlenip, hepten kaldıydı oralarda daha sonra. Şimdilerde gastesi var işte,  ''Gazete Objektif''i yayımlıyo gurbet elde. Hüseyin Abi dediydi zaten, epeyce evvel;
-''O daha dönmez''...
****    ****
Yıllardır hep aynı mevzuu çerçevesinde içki içtiğimiz halde, çok hüzünlenir Hüseyin Abi her defasında, yad ettikçe abimi.
-''Kaya Abi öldüğünde Fahri Giresun'da mıydı''?
-''Yok be Hüseyin Abi.. Zor yetiştik babamızın cenazesine''.
-''Ben bi bira daha aliyim.. Peki, Fransa'da mı olmuştu Fahri'nin düğünü''?
-''Hem İstanbul'da oldu, hem Fransa'da.. Fransa'dakine biz gidemedik, bi başına garip kaldıydı''.
-''Neyyy.. Benim birama votka da goyun''.
-''Sonra, yeğenim de orada doğdu.. Hastanede de yapayalnızdı abim''.
-''Vay be Fahrim.. Bira iptal.. Ben rakı aliyim''.
-''Vali, kaymakam falan olabileceği halde, ola ola gasteci oldu bi de.. Şansa bak Hüseyin Abi''.
-''Rakı iptal. Viski verin bana.. Ahh Fahrim ahh''!!!
****    ****
İki hafta önce birlikte, aynı masadaydık Hüseyin Abi'yle. Epeydir görünmüyodu ortalıkta, özlemişiz birbirimizi. İçeri girer girmez, koşarak yanıma geldi, sağolsun. Soluklandı şöyle bi. Daha ilk sözü;
-''Fahri bu yaz geldi mi''?
-''Geldi gitti be Hüseyin Abi.. 15 gün kadar kaldı Giresun'da.. Hiç sorma, doyamadık yine''.
İlk kez; sen nasılsın demedi. Annemi, ablamı sormadı. İşlerin nasıl demedi. Babamı anlatmadı. Dalgın gözlerle müzik dinledik uzun uzun. Tekbi sözcük sohbet etmeden oturduk saatlerce yan yana.
Hüseyin Abi ufka doğru hüzünle bakıp;
-''O daha gelmez'' diyerek kalktı gitti geç vakit.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık