• 15 Temmuz 2015, Çarşamba 9:11
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

ON BUÇUK
 Sonunda akıl ve zeka düzeyime uygun bi teklif aldım.
Yok yok, bu kez Nasa diğildi arayan, şu sıralar uzayda büyük bi problem olmasa gerek. Bi anaokuluna davet edildim durup dururken.
İtiraf etmekte sakınca görmüyom, insan 40'ından sonra anlıyo yalın gerçeği;
Nice diyarlar dolanmış, yüz tane kılığa bürünmüş, yaşama tutunmak için binbir çeşit maske takmış bi insanım, şu naçizane popom büssürü koltuklar-makamlar-mevkiiler görmüş, hiçbiri de önemli diğilmiş bunların.
Beni yalnızca anaokulu öğretmenliği paklar imiş meğer.
Yaşantımı sorgularken, nicedir böyle düşünüyom inanın, kula gölge ise Allah'a ayandır.
**** ****
Çok sevindim, hem de şaşırdım bi yandan, sordum helbet telefonda;
- ''Napacam ben yahu anaokulunda, niye çağırıyonuz bakiyim''?
Çocuklara öykülerimi okuyacakmışım.
İyi tamam da, ne zaman?
Eylül ayında.
Ehh, bu da iyi oldu sayılır. Kedigillerden tek farkımdır, tam da ruhumu damlara çıkarma zamanım Eylül…
**** ****
Vah zavallı çocuklar!!
Bütün hayatları değişecek demektir bundan sonra. Hırçınlaşacaklar, azıp-kuduracaklar, bi acayip türde bişey olacaklar, iki saat konuşsam yeter, hepsini delirtirim.
Aslında fena fikir de diğil hiç!! Kindar nesil yetiştirme niyetine karşı ne güzel bi satranç hamlesidir.
Yarı ''Baklava desenli'', yarı ''Hasır Tabureli'', yarı ''Yürek Aluklu'' bi nesil.
Memleket kurtulur gardeşim, daha evvel neden akıl edilmedi??
**** ****
Öte yandan, tedirginim de tabi. Düşünüp duruyom, ne anlatıp da lafı nereye bağlayacam ula ben bu veletlere??
Adamı suya götürür, susuz döndürür bunlar.
Dur bakalım nolacak?
**** ****
Bu söyleşiye yoğunlaşma niyetiyle düşüne düşüne çocuklaştım iyice bu aralar. Hafta sonları yataktan saat on buçukta kalkmak duygusuna yeniden erdim, yeminlen.
İlkokuldayım sanki, ötesi diğil. Uyanmış, annemle kahvaltı yapmışım. Babam işinde, ablamla abim gurbette, okullarındalar.
Evde tekim, oyuncaklarımla baş başayım. Kış günü, hava soğuk, günlerden cumartesi, yarın okul yok, ne güzel.
Az-biraz yağmur çiseliyo, Bahattin Abi ezan okuyacak birazdan. Siyah beyaz tv'mizde çizgi film açık. Belki Fikret gelir, belki Ruşen'lere giderik birazdan.
**** ****
Maç yaparız belki Hakyemez Apartmanı'nın bahçasında. Belki Sokakbaşı'ndaki dede evimizin taşlığında oynarız. Ateş-mateş oynarız belki, Bekirpaşa Caddesi'ni gendimizce trafiğe kapatıp.
Saat beş olur belki, neden olmasın, Şebnem Pastanesi'nden sandviç alıp evde çay içeriz.
Yarın pazardır zaten. Giresunspor'un maçı vardır belki. Beşiktaş mıdır, Fener mi, Cimbom mudur, şehrimize 3 büyüklerden biridir belki gelen.
Yürüyerek stadyuma giderik belki birazdan.
**** ****
Hayat bayram olur belki yeniden.
Bakın, Cumhuriyet İlkokulu Bando Takımının majörüyüm işte.
En önde püsküllü deyneğimi sallıyom. Kaldırımdakiler bizi alkışlıyo bakın.
Çocuk kalplilerin önde gideniyim.
**** ****
Sonra?
Yaz gelir belki. Ablam, abim tatile gelir. Hergün on buçukta kalkıp plaja gideriz.
Öğlenleyin, plajın giriş kapısında babam belirir belki.
Bize yiyecek bişiler getirmiştir.
Belki birazdan, ben babamın kucağında denize de girerik.
**** ****
Anaokulundan aranalı beri saatim hep 10 buçuğa takılı kaldı.
İster ise dünya malın vermişler,
Boş…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık