• 08 Haziran 2016, Çarşamba 8:53
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

OLAN
 Ellerde darbuka, kapı kapı dolanırdı bilcümle veletler,
Şehrimde ramazan geceleri.
Bitek benim şehrimdedir, övünmek gibi olsun.
Dillerde çok uzun bi tekerleme, ki en az 10 dörtlüktür, ezbere bilinir halen herkesçe;
-''İşte geldik kapınıza
Selam verdik hepinize
Selamımı almazsanız
O da sizin keyfinize''..
Maksat, büyüklerden harçlık koparmak.
**** ****
Dümbelek idi bu işin adı.
Çocuklarsa dümbelekçi.
Genelde yoksul çocuklar. Bazen de biz, nispeten varlıklılar katılırdık aralarına.
Aslında direkt olarak sosyalizmdi dümbelek işi, sınıf ayrımı tanımayan.
**** ****
Yazık oldu.
Bu işin de çivisi çıktı zamanla.
Apartman kapılarına kağıt yapıştırmaya başladı ''Yönetici'' sıfatlı amcalar;
-''Dümbelekçi giremez''!!
Ve hazindir, hem de nasıl hazin, şehri yönetenler yasaklar koyar oldu bu çocuklara;
-''Dümbelekçileri toplayın''!!
Siz, o dümbelekçilere gurban olun.
**** ****
Suçun birazı da çocuklardaydı aslında.
Ne darbuka kaldı ellerinde, ne bi alet. Kol altlarında birer plastik bidon yürüyorlar cadde-sokak.
Korkudan apartmanlara giremez oldu çocuklar.
Trafik lambası diplerinde bekliyorlar artık, kırmızı ışık yansa diye.
Yaptıkları da ''müzik'' diğil yeni kuşağın. Yitip giden bi gelenek diğil sadece. Ruhi Su Usta'mız anlatsın en iyisi;
-''Kalkın ayağa kalkın 
Gidiyor bu çocuklar''.
**** ****
Razaman'ın ilk günü.
İftar sonrası yürüdüm biraz.
Sahil boyu.
Karşıya geçecektim tam. Kırmızı ışık yanıverdi, araçlar duruverdi.
Dümbelek ekibi yanaştı bi mersedese;
-''işte geldik kapınıza''.
Şimdi yukarda Allah var, pekbi babacan idi mersedes sahibi abimiz. Gülümseyerek;
-''Oolum, kapıma gelmediniz ki, arabaya geldiniz''.
**** ****
Durdum izledim, vazgeçtim kaldırım değiştirmekten.
Güldüm de tabi.
Göz göze geldik mersedesli abi ile. Bi an ''Onay Mercii'', ''Yetkili Herif'', ''Mesul Müdür'' gibi bişey oldum aynen. Onay verdim kaşımla-gözümle ve nazik bi baş hareketiyle. Sanki, ''Ev-araba fark etmez, verin harçlıklarını'' dedim!!!
Adam çocuklara 1'er lira falan verdi.
Ve beni gösterip;
-''Bakın aha şu abiniz de verecekmiş'' diyip vınladı gitti…
Olan bana oldu yine..
En bozuk param 4 tane 5 tl idi.
Verdim hepsini mecbur!!!!
****           ****
Başladılar ardım sıra tekerlemeye, uğurlar gibi beni;
-'Şekerim var ezilecek
İnce bezden süzülecek
Verin benim bahşişimi
Çok yerim var gezilecek''…
****        ****
Gözlerim buğulandı.
Feda olsun ula size 20 liram dedim içimden.
Zeytinlik Mahallesi'ne geçtim koşar adım. Giresun Kalesi'nde dalgalanan bayrağımızın sesi en iyi oradan dinlenir çünkü. Dinledim de uzun uzun, rüzgarı ve bayrağımızı…
Bu gariban çocuklar Türk bayrağıdır.
Bu şehir durdukça dalgalansınlar, dokunmayın…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık