• 31 Ekim 2012, Çarşamba 8:39
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

Kutlu Olsun
 Ana baba günü dedikleri mi buydu, yoksa iğne atsan yere düşmez dedikleri mi?
Sayı saymasından haberim yok itiraf edeyim, matematiğim kıttır oldum olası. Şöyle bi bakmayla tahmin yürütecek gadar uzman da olamadım hiç. 5 bin gişi miydik, 10 bin mi, Allah bilir anca orasını?
Dünyanın, bi yokuş olarak denize doğru inen yegane ana caddesini doldurduk biraz evvel, ucunu bucağını görünmez edip. Deniz'lerin sevdalısıyız biz, Mustafa Kemal'in evlatlarıyız. Kırmızı-beyazlara büründürdük Giresun'umuzu.
Namusumuzdur. O deniz orada durdukça yürüyeceğiz. Son soluğumuzu verene değin, sadece bu iki soylu renge büründüreceğiz.
Başka bayrak, başka vatan, başka Mustafa Kemal mi var?
****    ****
İşlerimin, yazılarımın yoğunluğu nedeniyle uykusuzluk çekiyom nicedir.
Bi de hastalanmadım mı dün gece durup dururken, tam Cumhuriyet Bayramı arefesi? Öksürük, aksırık falan… Ayakta duracak haalim yok esasen. Ama, uyku tutmuyo bu gece beni, sevindirik olmuş gibi bişiyim. Her türlü engellemelere karşın Anıtkabir'e ulaşan milyonları görüp, üstüne Giresun'umuzdaki muhteşem kalabalığı da bizzat yaşayınca nasıl uyuyayım daha?
Büyük bi çoğunluğu geri dönemeyen, Kurtuluş Savaşı'mızın 42. ve 47. gönüllü alaylarının torunlarından biriyim sonuçta.Yıllardır bu mutlu anı beklemedik mi hepimiz? Bunca çileyi neden çektik?
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti. Yaşasın Kuvva-ı Milliye ruhu.
Bu mübarek memleketin bütün değerleriyle oynamaya kalkışırsan, işte böyle alırsın yanıtını.
****    ****
Okurlarım iyi bilir.
Ömrümce, Gazi Caddesi'ni anlattım yazılarımda. Bu olağanüstü güzel caddeyi bütün herkesler bilsin, tanısın istedim. Emsalsiz Giresun'luluk duygusunu yedi düvel iyice tatsın diye çıktım yola.
Başardım. Karınca kararınca da olsa başardım.
Dileyen böbürlenmek, arzu eden hava basmak anlamında algılayabilir, bence hiçbi sakıncası yok. Umrumda da olmaz. Şimdi diğil, ölümümden sonra kişisel arşivim (dosyalarım ve e-mail kutum) açılır nasılsa, dünyanın dört bi yandan gönderilmiş ''okur mektuplarım'' gün yüzüne çıkarılır helbet.
-''Yahu Giresun gerçekten böyle fantastik bi şehir  mi, Gazi Caddesi essahtan anlattığın gadar görkemli mi, ula hepiniz, esnaflar falan bu şekil komik herifler misiniz harbiden, bu yaz gelmek istiyoz oralara, sizi nerde buluruz'' biçiminde özetlenebilecek bu mektuplar onurumdur, gururumdur.
Genelde, Giresun'u hiç görmemiş insanlardan gelen bu okumaya doyamadığım sözcükler, iki tane prensesime, gızlarıma bırakacağım en mühüm mirasımdır söylemesi ayıp.
****    ****
Zaman zaman hakkımız yenir bu şehirde.
Nasıl anlatiyim, oturmamız gereken koltuklarda, bu makamları dünyada en son hak eden kişiler oturur.
Neresinden tutup da dile getireyim, çoluğumuzun-çocuğumuzun kursağına gidemeyen maaşlar-ücretler vs.ler en olmadık adamların cüzdanına gönderilir. Bizlerse sürüm sürüm sürünürüz.
Nesini söyliyim, hiç durmadan bişeyler üretir, üretir ve üretiriz. Yazılarımız, şiirlerimiz dünyanın çevresinde tur atıyoken, gendi şehrimizde sahipsiz bırakılırız. 
Fikirlerimiz çalınır. Esprilerimiz çalınır. Sanatımız çalınır. Edebiyatımız çalınır. Üzülür, kırılır, bunalırız.
Elli kere, yüz kere gitmek isteriz de buralardan, gidemeyiz. Terk edemeyiz bi türlü şehr-i canan'ı... O büyük sanatçının, o büsbüyük şarkısıdır belki, yollarımızı bağlayan;
-''Giderim buralardan / Giderim bi gece vakti / Umrumda olmaz bilirim / Ya beni sararsa / Memleket hasreti''…
****     ****
Ama…
Bu geceyi yaşadım ya şehrimde. Bu geceyi gördüm ya Gazi Caddesi'nde.
Gerisi çok önemli diğil.
Herşeylerim, her önüme haince engel konulanlarım, her türlü haklarım helal olsun.
Ömrümce Gazi Caddesi'ni yazdım. Yanılmamışım, dolu doludur gözlerim.
Cadde'me Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık