• 18 Aralık 2018, Salı 17:00
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

KARNE

Çoktandır görürürm bu çocuğu. Uyanıp ekmek almaya giderken, kalkıp sahile inerken falan.
Elinde bi defteri olur hep, aynı kaldırımın aynı yerinde gülümseyerek bekler hep.
Olağanüstü bi muhabbetle, ama hiçbi gonuşuk etmeden selamlaşırız hep.
İnceden siyah montlu, gençten bi çocuktur bu.
Ben diyim 15'inde, siz bişi demeyin, okumaya devam edin hep.
****
Öğrenci sanıyordum, arkadaşlarını beklediğini sanıyordum her gördüğümde. 
Anlayın işte, daha da detay veremem, yoğun bi iş adamıyım ben, birazdan yat almaya gidecem misal!!
****
Geçen gün de aynı yerindeydi inceden siyah montlu çocuk. Selamlaştık yine, ellerimizi kalbimize götürerekten. Ve geçtim gittim yanından.
Peşim sıra; 
-''Cemalettin abi, az içeri gelsene'' sesini duyunca anladım derhal, ben çağırılıyordum.
Nerde olmadık bi isimle hitap duysam, artık biliyorum ki, o ben'im, hemen sesin geldiği yana bakar oldum.
( Hala adımı şaşıranlar var, napim?? 
Çift isimle tanınmanın zorlukları işte.. Gürsel, Mürsel, Apo, İbo, İbraam, Fahri, Bahri, Abdülkadir derken ucu Cemalettin'e kadar ulaştı.. Amacım yurt dışına taşıp, ''O'hara'' ismine erişmektir, duyduk duymadık demeyin)
Çağıranlar, bizim Otopark Taksi'den arkadaşlar idi;
-''Yahu bu çocuk bitek sana selam veriyo abi, sorduk, seni öğretmeni sanıyormuş''.
**** 
Ben bi farklılık görememiştim, aynen kendime benzetiyordum her türlü hallarını. Meğer çocuk şizofrenmiş.
Oracıkta okul servisi beklediğini sanırmış. Öğrenci möğrenci de diğil imiş. Bi zaman sonra anası gelip eve götürürmüş.
Garip garip kaldım bi an. Sevinmek mi, kederlenmek mi lazım, bilemedim?
-''Eh yani böyle bi öğrencinin öğretmeni de, olsam olsam ben olurdum elbet, kim olacağıdı başka'',
diye düşünüp, sorumluluk duygusuna büründüm.
****
Epey bi içim parçalansa da, öğrencimi boşlamak istemedim. Ertesi sabah bi koşu en yakın internet kafe'ye sığınıp çocukcaaza bi karne hazırladım.
Tüm notları 10 olan..
Bi de takdirname yazdım özene bezene. Yolda görür görmez, verdim hayattaki tek öğrencime dün.
Başıma gelen tuhaf olaylar serisine yeni bi halka daha eklendi, Allah'ıma şükür olsun.
****
Aklıma, Gima günlerim düştü sonra.
Zaman zaman, oradaki tüm personelime de hayali karneler yazardım.
Diğer ayrıntıyı nasıl anımsiyim, kaç sene geçmiş, ammaa herkese ''Hal ve gidişat sıfır'' notu verirdim mahsusçuktan.
Güya, hiçbi yaptıklarını beğenmezdim!!
Selam olsun o günlere.
**** 
Aynı şeyi bikaç sene evvel Masal müdavimlerine de eyledimdi.
Karneler, takdirnameler verdimdi falan millete.
Tüm büyüklerim takdir alırken, küçüklerimin hepsi bütün derslerden çakmışlardı.
Şimdilerde bile, büyük bi çoğunluğun karnelerini sakladıklarını duyup duyup;
-''Yaşasın delilik'' diyorum içimden.
****
Ve anımsadım ansızın.
Her şey bu denli sevinç kaplı diğildi hayatta. İlkokulu bitirdiğimde de, ortaokulu bitirdiğimde de, liseyi bitirdiğimde de hüzünlenip ağlamıştım.
Zor olmuştu arkadaşlarla vedalaşmak.
Sormayın. Üniversiteyi o kadar uzun bi sürede bitirdim ki, neredeyse okulda bitek Rektör Beyle ben kalmıştık, arkadaşlarıma sarılıp ağlayamadımdı.
İçimde durur.
**** 
Bu kadar yazı yeter. 
Şimdi; ''Banyo Küvetini Altın Kaplatan Çok Zengin İşadamları Derneği'' toplantısına katılmam gerekiyo.
Görüşürüz haftaya.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık