• 23 Temmuz 2014, Çarşamba 10:06
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

KABUKLU FISTIK
 Gariptir.
Değerli sanatçı Tülay Özer'in koskoca bi nesli verem etmekle yetinmeyip, bi vakitler yurt genelinde dillere destan da olabilmiş ''İkimiz bi fidanız'' adlı şarkısının hiçbi yerinde ''ikimiz bi fidanız'' cümlesi geçmemektedir.
Buna en yakın ifade olarak gözlemlenen ''İkimiz bi fidanın güller açan dalıyız'' dizesini, dize yerine koyar da irdelersek eğer, ikimizi toplasan bi adam anca ediyo gibisinden bi yargıya erişmek mümkün gibi sanki. Gerçi; çiçekti, güldü, fidandı, daldı, ağaçtı, Orman İşletme Müdürlüğüydü falan diye abartmaya kalktın mı, ortaya sevda şarkısı da çıkabiliyo tabi...
Nabız ve limonata meselesi bi nevi.
****         ****
Sevdalı olmak güzel bişi.
Sözüngelimi, doğduğu mahalleye, hele doğduğu eve de sevdalı olabilmeli insan. Herbi şeye aşık olmak gerek şu dünyada. Kimin yazdığını asla anımsayamayacağım, ama beynimde çakılı duran bi dizeyi ömrüme kılavuz eylemişim zaten; ''Taşı seversen taş bile yumuşar'' anlamında bi dize bu. Sev de neyi seversen sev, ne fışkı yersen ye gibi bişiler öğütlüyo insana adeta.
Belleğimi biraz zorladığımda, Ali Yüce adlı, harbiden pek yüce bi şaire gidiyo şiirin öteki ucu. Tam emin diğilim, bellek bu, şaire de konar Hindu rahibine de, neyleyim?
****        ****
Gizemli bi güç beni oraya çekiyo hep… Doğduğum evin önü…
Bikaç hafta oldu sanırım. Oradan geçiyoduk bi gece yarısı. Aslen Giresunlu olmayan, doğal olarak ben doğduğumda Giresun'da bulunmayan, zaten yaşça benden küçük olduğundan ebemi hiç görmeyen ve belli bi kibarlık düzeyinde yaşaması itibarıyla tanımadığı insanlara sövme huyu taşımayan bi güzel arkadaşımla.
-''Bak dostum'' dedim, ''Ahaburası benim doğduğum ev''.
Bak, şu sokakta büyüdüm. Şu öteki sokakta serpildim. Bi ötekisinde sivilcelendim. Daha da öteki çıkmaz sokakta teveğime su yürüdü ilk. Kimse beni keşfedemediği üçün, halaa daha uzay mekiği yapamamış bi ülkeyiz. Attığım ara pasları kimse anlayamadığı üçün, ülke futbolu bi adım ileri gidemedi falan. Anlatıyom işte deliler gibi, göynüm olmuş bahar yeli.
-''48 yaşında bile hala bu sokakta olduğuna göre, hayatta hiçbişi yapmamışsın demektir oolum'' dedi arkadaşım durduk yerde. 
Görgüsüzlük edip, aştığım dağları, yüzdüğüm okyanusları gözüne sokmak istemedim.
-''Neden yahu'' dedim sadece, Binyamin Netenyahu'yu nefretle  yad ederek… Ve;
-''Tam 4 kere aşık oldum, daha napim la'' diye ekledim bi de.
Yürek bu, camış dalağı diğil.
****     ****
Güzeldir güzel, sevdalı olmak.
Yalnızlık Allah'a mahsus türünden bi fırtınaya yakalanıp da, korku dolu gözlerle bi limana sığınmak diğildir sevmek. Limonata kadar güzel bişidir asıl. İnce tülbentten süzülür. Bi de beyaz ise tülbentin, muradın tez olur.
Söyliyim de içimde kalmasın. Yüce Allah yalnız falan da diğil ki. Bizler ne güne duruyoz? Deliler, yetimler, Bağkur emeklileri, kediler, golibiceler, ağaçlar, ağaçkakanlar. Ne denli kalabalığız, daha ne olacaktık ki? Bulutlar bile O'nun hem, Ulu Yaradan'ımızın.
Demek, neymiş, yalnızlık insana mahsustur.
****         ****
Bazen tuhaf bi ''ilericiliktir'' sevdalı olmak.
Karşımıza çıkan çoğu kavrama, mümkün olan en çağcıl açıdan bakabilmeyi gerektirir o. Misal olsun diye söylüyom, sakın yanlış şeyetmeyin; ''İpek bürük bürünmüş / Niksar'ın fidanları'' türküsünün nakarat gısmındaki ''Şinanay yavrum şinanay nay'' sözcüklerini beğenmez, ''Ninanay yarim ninanay nay'' olarak yorumlarsın bigün.
Kendinden geçtin ya hani söyler iken. İşte oradadır.
Tam olgunlaşmamış, ekşi mandalin yiyip de,''Barut gibi'' diyerek yüzünü buruştururdu rahmetli annannem. Barut gibi mandalin yememiş adama, aşkı anlatmak bana düşmez.
En iyisi, göynünüze hazan yeli değmeden, erkenden gırkmaya başlayın bahçenizdeki kölelik otlarını.
Benden söylemesi.
****         ****
İnsan, çocukluğuna da aşık olabilmeli.
Sokakbaşı semtimizdeki  Kuruyemişçi Tevfik Amca'dan alınan bi çuval kabuklu fıstığı, en eski arkadaşlarıyla birlikte, Bodimeli Parkı civarındaki kaldırımlara oturarak yediği günlere yüreği cayır cayır yanmalı.
Gemilerçekeği Mahallesi'nden tam 50 yıl boyunca hiç Şehir Meydanı'na inme gereği görmeyen o mübarek Terzi Amca'ya da büssürü giysi siparişi verebilmeli, sırf aşk üçün.
Gerisi kolay…
''Uğrayıp uçmak'' lafını bilir misiniz? Birisi epeydir ortalıkta yoksa,''O, buralara uğrayıp uçmuyo'' denir, eğer soranı olursa. 
Kanatları körelmediyse eğer, bi insan neden uçmasın??
Elinizde bi çuval gabuklu fıstık, galbinizde sevda var oldukça bana uğrayın.
Beraber uçalım.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık