• 19 Ağustos 2015, Çarşamba 9:56
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

İKİ DAKKA
 Hadi gencecikken, sevdiğimiz kız geçer belki diyip de bekler idik devamlı, şimdi ahabu yaşta nooluyo bize Allahaşkına?? 
Bilmiyom valla, belki de makul bi nedeni yoktur bunun;  
Giresun erkeği Gazi Caddesi'nde dikilmeye bayılır ezelden?
****       ****
Ben de hiçbişi yapmadan, öylesine dikilip duruyodum geçen bi ikindi vakti, postane civarları.
Kırmızı renkli bi araba durmasın mı yanımda birden? Baktım, a-aa, Saffet Abi!!! 
Çok severim kendisini,  iyi adamdır, hoş sohbettir, espri üstadıdır. Boylu-poslu filinta gibi bi heriftir de ayrıca, halen hepimizden genç durur inadına.
Nasıl diyim, goç gibi adamdır işte,  goç!!
Gibisi fazla, basketbol koç'udur zaten. Yaz demez, kış demez, gençleri takım takım çalıştırır falan, boş durmaz asla.
****         ****
Otomobilinin camlarını aralayıp kafasını uzattı abimiz;
-''Naber Gürselcim, ne yapıyosun''?
-''İyidir abi, napim, Cadde'yi denetliyom''
-''Ben idmana gidiyodum, hadi seni de götüreyim bi işin yoksa''?
-''Tamamdır abi''..
Kurum kurum kuruluverdim ön koltuğa anında. Hayatımda hiç basket idmanı görmemişim, neden gitmiyim?
Bastık gaza, gidiyoz harbiden.
****          ****
Henüz yirmi-otuz metre bile yol gidemeden, bi başka gıymetli büyüğüm, Kuaför Bilal Abi el etti bize. O da dikiliyodu Cadde'de, aynen benim gibi.
Durduk mecbur, koskoca abimizdir, durmasan olmaz.
-''Yaa çocuklar, beni iki dakka bizim köye atın, hemen şurası, iki dakka''
-''Abi götüreyim ama, bizim gençler idman sahasında bekliyo, geciktim biraz, ayıp olmasın''?
-''Yok yok Saffetcim, yetişirsiniz, hemen şurası hemen, iki dakka sürer, sürmez, çok yakın''.
Aldık arabaya mecbur, can abimizdir, almasan olmaz.
Bi yandan da birbirimize bakıyoz Saffet Abiyle; 
-''Neresi ula acaba, bu şehrin postanesine iki dakka mesafede olan köy''?
Bakmasan olmaz.
****          ****
Yarım saat kadar falan gitmişiz..
Şehir mezarlığını, eski devlet hastanesini falan geçtik mesela, bigaç tane köyü de geride bırakmışız.
Canını sevdüğüm Bilal Abi, gayet rahat ve kendinden son derece emin bi sesle gonuşuyo;
-''Hemen şurası Saffet, şu ilerdeki virajı dönünce sağda, iki dakkalık yol yahu''.
****        ****
Nice virajlar geçiyoz, binbir türlü sağlara-sollara dönüyoz. Bilcümle patikalardan süzülüp, dere ağızlarına, göl kenarlarına inip inip çıkıyoz
Az gitmişiz, uz gitmişiz, bi saat kadar daha yol gitmişiz. Saffet Abi'yse cepten oyuncularını arıyo devamlı;
-''Oğlum siz ısınma hareketlerine devam edin, ben birazdan geliyom''.
**** ****
Üç-dört cami daha geçmişiz, irili ufaklı pekçok köy kaavesi görmüşüz.
Hava kararmaya başlamış hafiften. Misal, karşı yönden farları yanık köy minibüsleri geliyo birer ikişer..
-''Şu değirmenden sola dönecez, gerisi iki dakkalık bişi'' diyo Abimiz.
Bi yandan da arabada ben varım diye çok havalı gonuşuklar ediyo Bilal Abi. Güya ben entel-dantelim ya bu esnafın gözünde, tööbe estafurullah.!!! Hem, niçin entel oliyim yahu, en az bi kuaför kadar halk çocuğuyum ben de. Sokağın yazarıyım. Bunca adam beni bunun için okuyo la??
Başını tam dinleyemedim, misal, bi konuda ''irrite olmuş'' Bilal Abim. Ağzımı açamıyom yahu, irrite olmak nedir, nasıl irrite olunur, kendi halinde bi erkek kuaförü durup dururken nasıl irrite olabilir, konu nedir, hiçbişi anlamadım ki?? Bişiler söyleyip yanıt verecem, veremiyom ki?
Ben de kendimi bi halt sanıyodum, hayatta hiç irrite bile olmamışım!!
**** ****
Bilal Abi'nin tarif ettiği son virajdan sola döndüğümüzde saat gecenin sekiz buçuğuydu.
Kümbet Yaylasına Hoşgeldiniz yazısı karşıladı bizi.
Bi evin önünde durduk. Suratını, işinin çok kısa bi zamanda biteceği anlamında ekşiterek;
-''İki dakka bekleyin, evden bişi alıp gelecem'' dedi bu kez Abimiz…
****      ****
Epeyce bi oturduk Saffet Abimle arabada.
Kaloriferi çalıştırıp bayaa bi sohbet ederek, simit-poğaça bişiler atıştırdık.. 
Gece saat 12 gibi arabanın bagajına çuvallar dolusu fasulye, pancar, biber, marul falan yükledi Bilal Abi.
Geri dönüş yoluna koyulduk.
****       ****
Saffet abi'nin telefonda;
-''Nee, oolum halaa mı ısınıyosunuz, tamam tamam yoldayım, iki dakkaya oradayım'' dediğini duydum en son.
Kuaför Bilal Abimin;
-''Gürselcim, aslında Giresun'un sanat yaşamı benim dükkanda biçimlenir'' dediğini tam da duyamadan sızmış uyumuşum.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık