• 25 Şubat 2020, Salı 16:58
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

HASTANE

İnsan bedenindeki bazı organlar, yüce yaradan tarafından yalnızca Giresun ahalisine nasip kılınmıştır.
Ne mutlu hepimize ki, dünyada bitek bizim belimizin hemen yakınlarında, tam olarak neresi olduğu bilinmese de, ''bıkın'' diye bi bölüm vardır. Diyelim, gömleğimiz pantalonumuzdan sıyrılmış, çirkin görünmektedir. Anamız hemen uyarmaz mıdır;
-''Ula oolum şu belini-bıkınını düzelt, gömleğini içeri sok''!!
****
Kıtırmak da hemen hemen o türden bi organdır!
Yaşadığımız gezegenimizde sadece ve sadece Giresun insanının ağzının içinde ''kıtırmak'' diye bi kesecik de bulunmaktadır. Hani, safra kesesi neyse, kıtırmak kesesi de odur diyebiliriz.. Malumunuz;
Çok neşeli olur bu herifler. Hoş sohbet olur. Nüktedan olur. Duygusal ve sempatiklerdir de aynı zamanda.
Konuşurken bal bile damlar ağızlarından.
Böyle insanlara;;
-''Ağzının kıtırmağını yirim'' diyerek iltifat edilmesi yerindedir.
****
Bi gıza aşık olmak da bambaşka hisler gerektirir Giresun'da.
Gözlerine bakmaya doyamadığın sevdiceğine aşık olma düzeyini anlatabilmek için değüşük bi tarza ihtiyaç duyar ve;
-''Gözünün elifine gurban olurum'' deriz, o kızcaaz her aklımıza düştüğünde. Göz yetmemiş, ilave bi organa da lüzum doğmuştur.
İşte o gözdeki elif tabakası bitek Giresun gızlarında olur.
****
Açık gonuşmak gerekirse, Samanyolu Galaksimiz dahilinde, türlü-çeşitli konularda elinin ayarını tutturamayan insanların tamamı da Giresun doğumludur.
Bunlar; çay demlese açık olur, voleybol oynasalar attıkları servis doğrudan avuta gider, hamur yoğursalar kıvamı tutturamazlar, resim yapsalar bi halta benzemez, kaleci olup elle degaj yapsalar top rakibe gider, okey oynasalar yere yanlış taş atarlar.
Böylesi mübarek heriflere kibarca sövmek en doğrusudur;
-''Hay senin elinin ta aşuğuna''!!!
****
Değerli bilim insanı Orhan Sarımehmetoğlu ağabeyim, eski Giresun'u anlatırken; nüfusun azlığını, herkesin sağlıklı olduğunu, Devlet Hastanesi'nin neredeyse bomboş durduğunu vurgular.
Ve bunu şehrimizin ''eşsiz'' iklimine bağlar.
Bu iklimin doğal sonucu olarak, ürün çeşitliliği bakımından Giresun'un dünyada 1 numara olduğunu iddia eder. Merevcen, Galdirik, Hoşuran, Çileklik, Sakarca vb gibi otların yüzlercesinin Giresun'a özgü şifa kaynakları olduğunu belirtir.
Şimdi buraya hepsini yazmiyim. Orhan Ağabeyimin çok yakında çıkmaya başlayacak olan İZLER dergisindeki makalelerini okumanızı salık vereyim. (İZLER DERGİSİ, yeni kurduğumuz CAN AKENGİN BİLGİ YURDU DERNEĞİ'nin yayın organı kimliğiyle aylık olarak çıkacaktır. Mart ayına yetiştirmeye çabalıyoruz. En geç Nisan diyoruz)
****
Şimdilerdeyse, devletiyle-özeliyle 4-5 tane hastanesi bulunan bi şehirde yaşamaya başladık.
Orhan Sarımehmetoğlu gibi yüce gönüllü insanlar, bugün tüm hastanelerimizin tıka basa dolu olmasının üzgünlüğü içerisindeler.
Benimse derdim apayrı.
''Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Bel ve Bıkın Hastalıkları Bölümü'' neden yok diye üzülüyorum. Devlet Hastanemizin Kulak Burun Boğaz Servisi bünyesinde nasıl olur da ''Ağız Kıtırmağı Ünitesi'' kurulmaz diye şaşırıyorum.
Efendime söyliyim, ahabu yaştan sonra sevdalansak nerede yatacaz peki? Göz Hastanesi'nde ''Gözünün Elifi'' katı neden yok? 
Kaç kez gezindim özel hastanelerimizin Ortopedi Servislerinde. ''Aşuk'' diye bi branş kesinlikle göremedim. Nasıl düzelecek bizim insanımızın elinin ayarı?
****
Sevgili Dostlarım,
Keşke yaşam hep böyle gırgır-şamata sürebilse, ama nerede o günler? Köşe yazarı sıfatımızla, bizi okuyanlara karşı sorumluluklarımız da var tabi.
Böbrek hastası pekçok dostumuzla beraberiz hayatımızda. Şehrimizde yeterli sayıda Nefrolog olmamasını konu edinmemiz rica olunuyo bizlerden. sürekli.Siyasilerimiz, bürokratlarımız el attığı halde, Giresun'a uzun zamandır böbrek hastalarımıza şifa dağıtacak yeterince Nefrolog atanmaması hakikaten çok ilginç.
Sanırım bazıları Nefrolog sözcüğünün anlamını yanlış bilip, ''halkı kendilerinden nefret ettirmek'' sanıyorlar.
Başka ne diyim?
****
Dedim ya okurlarımıza karşı sorumluyuz.
Köşe yazarı olmak demek, hiç tanımadığın insanlarca bile sevilmenin getirdiği mutlulukla caddelerde havalı havalı yürümek diğil, onların her derdine ortak olmaya çalışmaktır.
Bi okur mektubu paylaşacağım şimdi. Adı bende saklıdır. Ve elbette soracağım. Sn. Valim, Sn İl Sağlık Müdürüm, hatta Sn Vekillerim, aşağıda yazılanlar doğru mudur? Lütfen önce okurumu, sonra gazetemi ve beni, sonra da kamuoyunu bilgilendirir misiniz?
-''Giresun Tıp Fakültesi'nde uzun süredir biopsi sonuçları alınamyor. Onlarca kişiden alınan numuneler testin yapılabilmesi için ilaç bekliyor. Bunlar muhtemelen kanser teşhisi konulabilecek ve zamanla yarışan hastalar''.
****
Başta kanser ve böbrek hastası dostlara Allah'tan şifa diliyorum.
Yukarıda dile getirdiğim sorunların en kısa zamanda çözümleneceğine inanıyorum. Hepinizin gözlerinin elifinden, ağızlarının kıtırmağından öperken, bu soğuk havalarda bıkınlarınızı üşütmemenizi diliyorum.
Beni üzmeyin, başlatmayın elinizin aşuğuna!!!!!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Ayşe Sıdıka Yolasığmaz Ayşe Sıdıka Yolasığmaz 28.02.2020 11:22

Harika... Ellerine, kalemine sağlık.Çok güzel güldüren ve de düşündüren bir yazı, kutluyorum .

SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık