• 01 Mart 2017, Çarşamba 8:00
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

GIRGIR
 Oğuz Aral büyük adamdı.
Nesiller boyu geliveren bi muhteşem zincirin son halkası olmak gibi bi durum söz konusu olsa da,
Bugün yaptığımız;
Tüm esprileri
Şakaları
Nükte kalıplarını
Absürd mizahı,
Oğuz Aral ve ekibine borçluyuz.
**** ****
Bu olağanüstü beyin'lerin toplandığı yerin adı Gırgır Dergisi'ydi.
Ki, destanımızda yeri vardır.
**** ****
Elbette bi benzetiydi, elbette bi göndermeydi, elbette bi tür ironiydi, vaktiyle şöyle bişeyler yazdım naçizane bu sütunlara;
-''Gırgır Dergisi Giresun dahil tüm taşraya Pazar günleri gelirdi.. Sonra birden Cuma'dan gelmeye başladı.. Ben direndim, hep Pazar'ları almaya devam ettim.. Sonra sonra Çarşamba'dan gelmeye başladı.. Pes ettim.. Memleket böyle böyle bozuldu''.
Gırgır'ın anca Pazar günü taşraya ulaşabildiği günler, vatanımızın da, şehrimizin de en güzel günleriydi.
Geçti gitti.
**** ****
Herşey gibi, tamamen yozlaştı bu mevzu da zaman içerisinde. Çok mizah dergileri çıktı peşpeşe. Gırgır el değiştirdi falan. Darma duman oldu gülmece camiası. Benim gibiler, çok üzüldük bu işe.
Nerdeyse doğumevinden itibaren Gırgır okuru olan, musallaya Gırgır'la yatmayı hayal eden bizler, sudan çıkmış balığa döndük genç yaşımızda.
İmdadımıza Limon-Leman dergisi yetişti de şükür,
Toparlandık biraz.
**** ****
(Sonra daha da beter oldu dergi piyasası.. Buralara girmeyeyim.. Oğuz Aral'ın çırakları bin parçaya bölündüler.. Haftada 500 bin satan Gırgır'ın torunları, 5'er 10'ar bin tiraja düştüler..
Dedim ya, herşey Gırgır'ın Giresun'a Cuma'dan gelmesiyle başladı)
**** ****
Şimdi, bi büfe anlatayım size şehrimden. Ana Cadde'mizdedir. Baba-oğulca işletilir. 2006'da Giresun'a temelli döndüğümden beri Leman dergimi buradan alırım. Daha ben uzaktan göründüğümde dergimi hazır ederler.
Kimileyin, sabah baba'sından aldığım dergiyi, akşam geçerken oğul da elime tutuşturur.
-''Yahu sabah babanızdan aldım'' diyemem, utanırım.
Napim, ikinci Leman'ı dolmuşta falan unuturum mahsusçuktan.
**** ****
Geçen, öğleden sonraydı.
Aynı büfeden gazetelerimi alırken. Baba-oğul ikisi de tezgahtaydı. Oğul'la neler gonuştuk bakın;
-''Gürsel abi 3 lira fazla ver''
-''Hayırdır''
-''Abi Gırgır Dergisi kapanıyo, bak orada son sayısı var.. Senin için ayırdım.. Alıp saklarsın belki dedim''
-''Neden kapanacakmış ki''
-''Bak, şu karikatür yüzünden''…
**** ****
Baktım. Harbiden gereksiz bi Hz. Musa karikatürüydü.
Öğrendim. Dergi yönetimi kendisi almıştı kapatma kararını.
Vefadır. Aldım son Gırgır'ı hemen.
Bilirim, hepimizi yetiştiren efsane dergi ile bi alakası yoktu artık, diğer karikatürlere göz atmadım bile.
Ama Gırgır Dergisiydi sonuçta.
Bağrıma, burnumun direğine ve gözümün elifine bastım.
Pazar günleri geldiği zamanları neden mumla aradığımı daha  da iyi anladım.
**** ****
Bitti.
Gırgır Dergisi Giresun'a artık hiç gelmeyecek.
Pazar'dı, Çarşamba'ydı derken, aslında ''Ülkemizi'' anlatmak istemiştim. Kapanması da Türkiye Cumhuriyeti ile doğrudan alakalıdır.
Bize, bizi anlatır.
****          ****
Demek ki, Türkiye Cumhuriyeti'nin de sonu gelmiş. Referandumdan sonra yeni bi ülkeye hazır olalım.
Ve yeni baştan kuracağız ülkemizi mecbur, bunun için can vermeye de hazır olalım.
Hiçbi konuda yanılmamış, ''İlelebet Payidar Kalacaktır'' demiş büyük adama bi memleket borcumuz var çünkü…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık