• 08 Ekim 2019, Salı 16:19
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

FOSFORLU

Ruh hastalığıdır aslında, övünülecek bi huy diğildir;
Saati kurmaya gerek görmeden uyumak veya alarmdan önce kendiliğinden uyanmak..
Çoğumuz bu durumda insanlarızdır.
**** 
Misal ben de aynen öyleyim.
Epeyce uzun bi zamandır, asla ''alarmla'' uyandığımı anımsamam.
Robot gibi bişiye dönüştüm.
Kaçta uyanmam gerekirse, dakkası dakkasına gözlerim açılır oldu.
Tamam, biliyorum, siz de öylesiniz, afferin ula size.
**** 
Yalnız bi keresinde, sabaha karşı 3 otobüsüyle İstanbul'dan Ankara'ya gidecektim. 90'lı yıllar idi.
Boşuna yatağa girip uyumiyim dedimdi.
Evde, oturup tv falan izlerken dalmış gitmişim.
Otobüsü kaçırdım.
Ülker'in bi toplantısı vardı, sabah otogar'dan alınacaktım Bölge'deki arkadaşlarca falan, çok ayıp olacak şimdi, eyvah!!!!!
-''Ulan keşke uyusaydım, hiç olmazsa zamanında uyanıyom o zaman'', diyip diyip dövündümdü.
**** 
Kim aradı?? Bana nasıl ulaşıldı?? O zaman cep telefonu var mıydı?? Ev telefonum muydu?? İnanın unutmuşum.
-''Alo Gürsel Bey, Balmumcu'nda bekletiyoruz otobüsü, ama durmamız yasak, en yavaş hızla gidiyoruz, siz arkadan yetişin''.
Fırladım. Zaten giyiniktim. Taksi buldum. Ev Ortaköy'de zaten. Beş dk'da Balmumcu demektir.
Yakaladık otobüsü.
Koskoca Varan Turizm. O zamanlar harbiden koskoca. Sonradan kıytırık oldu, bakmayın.
Yolcular hep kentsoylu. Bi mahçubum bi mahçup;
-''Herkesten çok özür dilerim''.
Uyudum hemen koltuğumda.
**** 
Kocaeli civarı ''küt'' diye bi sesle uyandım ama.
Camdan, göz hizamdan, resmen bi adam geçti uçarak.
Birine çarpmıştık.
Araç durdu. Yolcular merakla aşşaa indi. Polis geldi. Ambülans geldi. Nasıl anında geldiyse, Varan Bilmemne Müdürü bile yetişti geldi.
Yarım saat, bi saat beklenildi.
Ben, inip bakamadım.
Görmek istemedim vaziyeti.
**** 
Sabah Ankara...
Bütün gün...
Vicdan azabı...
Ben, geç kalmasaydım, araç zamanında gitseydi, orada o adamcaaza çarpmayacaktık işte, duygusu...
Suçluydum.
Canım nasıl yandı anlatamam.
**** 
Dönüşte, aynı gece.
Tesadüfen aynı otobüsteydim.
Şoförle, muavinlerle el sıkıştık. Dünü konuşmaya başladık derhal;
-''Yaa, görmedim valla, otobanda, yolun ortasında ne işi vardı''
-''Ölmüş mü, haber aldınız mı''??
-''Yok yok, hastanede ziyaret ettik, bitek burnu kırılmış''.
**** 
Dünyalar benim oldu tabi.
Uçtum mutluluktan.
İnişte, şaka bile yaptım;
-''Yani kaptan kutlarım seni, şu koskoca otobüsü herifin bitek burnuna denk getirmeyi nasıl başardın''?
Tamam biliyorum, siz de çok sevindiniz, afferin ula size.
**** 
Ders oldu bu heyecan.
Dönüşte İstanbul'da bi mağazadan saat aldım koluma derhal.
Sağolun, güle güle kullandım tabi yıllarca.
O güne kadarki tüm saatlerimin fosforları gece görünmez, aksine gündüz vakti parıl parıl parıldayıp beni deli ederdi.
-''Bu nasıl fosfor ula'' demediğim saatim hiç olmadıydı..
O yeni saatim bi ilkti.
Oyuncak ettim gecelerime.
****
Yıllar yıllar sonra yeni bi saat daha aldım bugün
Gece, uyumadan önce baktım, görebildim zamanı. Fosforu normaldi. Çocuk gibi sevindim..
Gerçi, Giresun saati, Türkiye saatinden 45 dakka geridir ama, napim, kimseye bişey anlatmak istemiyorum artık. 
Milletle mi uğraşacam!!!
**** 
Yatarken karar verdimdi;
Gece yarısı 3 buçukta kalkar, ''Yeşilgiresun'' yazımı yazar, sonra yine uyurum.
Tam 3 buçukta uyandım tabi. Alarmdan önce.
Bu yazı ''fosfor'' yazısıdır da biraz. Alarmdan ötedir fosfor.
Ruh hastalığına bire birdir.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Nuran ablan Nuran ablan 09.10.2019 14:12

Sen hep yaz, okumaya bayılıyorum çok azı hariç

yukarı çık