• 20 Mayıs 2015, Çarşamba 9:17
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

EN İYİSİ
 Bana sorulsa üzerinden asır geçmiş gibi sanki. Oysa ki hepitopu 1983'ten bahsediyom. Okul kazanmışım. Bi Ekim vakti, Fındıkkale Otobüs İşletmesi yazaanesi önünde, kalkış saatini bekliyom İstanbul otobüsünün. Dünyanın en uyuz saatidir 18:30… O saatte Şehr-i Canan'dan ayrı düşülüp attaa gidilir hep.
İlk defa ayrılacam anamdan, babamdan, bi mahzunum bi mahzun, bildüğüz gibi diğil.
Arkadaşlarım, akrabalarım uğurlamaya gelmiş beni, ne hoş bişi.  Kalabalığa bakılırsa, cepheye gidiyo gibiyim, bi daha da geri dönmeyeceğe benziyom aynen. Ağlıyom tabi, Allah kimseyi sevdiğinden ayırmasın, uzun yeleli beyaz bi at geçse de Cadde'den, üzerine atlayıp ters yöne gidecem, o kadar ki gam doluyum.
Ardımda gözü yaşlı bi anne, boynu bükük 800 kadar genç gız, viran olmuş bi ordu bırakarak el sallıyom arkadaşlarıma.
Gavurun gızı uğurlamaya gelmemiş beni, üzgünüm çok. Gelmesin, napim…
Durumu bilen can arkadaşlarım teselli ediyo hep; ''En iyisini yaptın okul gazanmakla, git de kurtul goçum, artık buralara sığmıyon zaten sen'' diyip. Bitmiş meğer aşkımız. Bitsin napim…
Gendi gendime hep o şiiri okuyom oysa yol boyu, Terme Özkanlar Dinlenme Tesisi garsonları şahidimdir; ''Başka bi deniz bulamazsın / Bu şehir arkandan gelecektir''.
**** ****
Okulumu bitiriyom bi biçimde. Askere gidecem, vedalaşmaya geliyom şehrimle. Artık babam yok.  Kalbi teklemiş, dördüncü kez. 10 ay olmuş öleli, mezunluğumu göremiyo misal. Üçüncü krizden sonra ölünmüyo deyu biliyoz halbuki bizler. Özellikle ben, artık hiç ölünmüyo sanıyom.
Saat 18:30'a az kalmış, mezartaşını öpüp başıma koyuyom. Ne müşkül bi vaziyettir, babasız askere gitmek, bildüğüz gibi diğil.
Fındıkkale yazaanesi önünden beni yolcu etmeyi lüzumsuzca iş edinmiş mahşeri kalabalık yine oracıkta. Bilcümle yakın arkadaşlarım; ''Okul biter bitmez dilekçe verip hemen askere gitmekle en iyisini yaptın, helal olsun be oolum'' diyip diyip duruyolar.
Gendi gendime hep o şiiri okuyom oysa yol boyu, Bolu Dağı Dinlenme Tesisi anons görevlisi şahidimdir; ''Asıl gücüme giden / Ayrılmaktır sevgiden''..
**** ****
Ben, askerliği seviyom arkadaş.
Nato generallerinden bana ne, unlar da kimmiş, herşeye nasıl da duygulanıyom asker ocağında. Boğazımın düğümlenmelerinden aman bulup söyleyemiyom çoğu marşları. Hele, yemin törenimizde hüngür hüngür ağlıyoz hepimiz, goca goca eşşek herifler.. Canımız pahasına ant içiyoz, boru diğil. Bu vatanı sokakta bulmadık. 
12 mart'ın, 12 eylül'ün cuntacı paşaları yüzünden laf söyletmem kimseye ben, Mustafa Kemal'in üniformasına. Sanki yeterince bilim adamımız var, akademisyenimiz var? Sanki gerçek sanatçıdan geçilmiyo ortalık, aydınlarımız benzersiz ışıklar saçıyo sanki? Siyasilerimiz, devlet adamlarımız, sendikacılarımız pırlanta gibi adamlar sanki? Sanki belli bi ulusal dış politikamız var?
Şu karmaşık coğrafyada güçlü bi orduya sahip olmaktan başka hangi şansımız kalmış?
Bi köşeye çekilip hep o türküyü çığırıyom koğuşta aylar boyu, kantini işleten Artvin'li onbaşılar şahidimdir; ''Bahçası var barı var / Ayvası var narı var''.
Asker arkadaşlarım sırtımı sıvazlıyo; ''Akşamları türkü söylemekle en iyisini yapıyon Gürsel Çavuş, yoğusa burada vakıtlar nasıl geçecek''?
**** ****
Ömür dediğin nedir ki,  nasıl da akıp geçiyo zaman.
Tam tamına 25 sene sonra, şehrime hepten geri dönüyom bigün. Geleceğimi duymuş yine aynı insanlar. Fındıkkale yazaanesi önü çok kalabalık yine. Her kucaklaştığım; ''Dönmekle en iyisini yaptın kardeşim, büyükşeher havası sana göre diğildi zaten, hoş geldin'' diyolar bu kez.
Çok güzel geçiyo günlerim şehrimde yıllar sonra, bildüğüz gibi diğil.
-Dünyalar şirini sahilinde miyim; ''Oooo, hergün yürüyon haa, senden iyisi yok valla''.
-Küfelik sarhoş muyum; ''En iyisini yapıyon be yavrum, bu millet ayık gafayla çekilir mi''.
-Yaz günü denizde miyim; ''En doğrusunu yapıyosun Gürselciğim, deniz gibisi var mı''..
-Parkta oturuyo muyum; ''Naber lan Gürsel, bak ağaç altındasın, bulmuşsun yerini, en güzeli''.
-Ola ola yazar mı olmuşum; ''Ohhh, en iyisini yaptın kardeşim''..
-Şiirleri yayımlanmış bi şair bozuntusu muyum; ''Helal be çocuk, en güzelini seçmişsin sanatın, senden korkulur''..
-Pisuvarda mıyım; ''En güzeli be Gürsel'im, biz olsak altımıza işerdik''.
Osmancık Huzur Dinlenme Tesislerinin otobüs camı yıkayıcısı abilerim şahidimdir, hep aynı türküyü söylemek istiyom oysa ömür boyu ben; ''Seyirttim ardından yettim / Eğildim yüzünden öptüm / Adın bilirdim unuttum / Çağırmayı çağırmayı''.
**** ****
Erkenden evime gitmeliyim diyip ayrıldım dostlarımdan akşam üstü. Kızlarımı çok özledim falan dedim. ''Tabi git, en güzelini yaparsın'' dediler.
Bi tanesi minik Yağmur'un doğduğunu henüz  duymamış; ''İkincisi de mi gız ula Gürsel'' diye şaşırmasın mı? Gülümseyerek; ''Evet, Allah'ım bağışlarsa öyle'' demiş bulundum.
-''İki dane gız haa, en iyisi be gardeşim''.
Fındıkkale Otobüs İşletmesinin bütün kaptan ve muavinleri şahidim olsun, 18:30'da evimdeydim.
****          ****
(işlerimin yoğunluğu nedeniyle eski bi yazımı yeniden paylaştım, hoşgörünüze sığınıyom.. bu arada 19 Mayıs Bayramı'mız bu topraklara ömrünü adamış herkese kutlu olsun)

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık