• 20 Ağustos 2019, Salı 16:50
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

DİVAN

Kaaveci Rıza.
Ermeni Madam Mari.
Mahallenin saftirik meczubu Kemal.
O zamanki kız arkadaşım Ebru.
Ve bencileyin.
Bi taksiye doluşup Ortaköy'den beşimiz, maça gittik İnönü'ye bigün.
Bu kadro nasıl olup da bi araya geldik, hala aklım ermez??
****
Teknik Direktörümüz Gordon Milne'nin veda maçıydı. Sefer görev emri sayılır, o dönem tribünden ''emekli'' olmama karşın, seve seve gitmiştim.
Maç dönüşü, yolda, siyah-beyaz bi yavru kedicik bulduk. Biblo gibiydi aynen.
Ebru'yla benim kedim oldu. Evimize ''baş tacı'' gibi geldi..
Adı da ''mantıken'' Gordon konuldu.
****
Gordon'umuz, hem ev kedisi, hem sokak kedisi olarak yaşadı, o kısa ömrünü. Hep minicik idi kerata. Büyüyemedi.
Bi Ortaköy ikindisiydi, arkadaşlar;
-''Sakın bu tarafa gelme Gürsel'' dediler.
Görmemi istemediler.
Gordon ölmüştü bi biçimde.
Bana göstermeden kaldırdılar cansız bedenini sokaktan. Ezilmiş miydi, zehirlenmiş miydi, bilmiyorum bugün bile?
****
(Gerçi hayatta ilk kedi ''travmam'' bu diğildir.. Anamın beşiğinden kalkıp, daha yeni yeni ''tay-tay'' durduğum zamanlar bi kedi tırmalamış beni.. Anımsamıyorum tabi böyle bişeyi.. Sağ gözümün yanında yıllar yılı durdu o tırmık izi..
50 yaşımı dönünce birdenbire silindi..
Ve anımsayınız, üzülerek yazmıştım bunu Yeşilgiresun'da..
Keşke silinmeseydi)
****
(Haa bakınız, bu ''sorunlu insanlar şehrinde'', bi mevzu için ''ben yazmıştım'' demek büyük suçtur bilesiniz..
Hele bi de, ''ilk ben yazdım'', ''sadece ben yazdım'' derseniz, ayvayı yediniz.. Delirirler..
Sizden kötüsü olmaz!!
Şimdi oralara girmiyim)
****
Dostlarım,
Kemalettin Tuğcu okuyarak, Adile Naşit-Münir Özkul filmleri izleyerek büyümüş bi nesiliz biz. O nedenle çoğumuz sulu gözlüyüz, nane molla yürekliyiz, kıyımsızız.
Böyle yetişmemin de etkisi vardır, dün, bebecik kedim Maya'nın ''alakasız-gereksiz-insanı çıldırdatacak'' bi  kaza sonucu ölmesi, derinden yareledi beni.
Saatlerce ağladım, saatlerce insanlardan kaçtım.
Şu dünyanın adaletsizliğini, bomboşluğunu bikez daha anladım.
Bu güzeller güzeli kediciği, bu melek suratlı bebeciği son soluğuma değin unutmayacağımı bilmenizi rica ediyorum.
****
Ama,
Şu sosyal medya denen kıytırık mecrada, duygusallığın bile çivisi çıkarıldı malumunuz. 
Her vefatın ardından bi pozlara bürünmek ''moda'' edildi.
Herkes, sosyal medya icat olunduktan sonra; ''duygulu-duyarlı-vefalı-gönül insanı'' havalarına girdi.
Tüm ünlü ölümlerinden sonra bişeyler karalandığına göre, herkesler ''her filmi izlemiş, her tiyatroya gitmiş, her kitabı okumuş, her fotoğrafı tanımış, her konsere gitmiş'' falan olmalıydı.
Yerseniz.
Ben yemem!!!
****
Bu nedenle...
Sevgili melek kızım Maya için herhangi bi yazı yazmayı gazete köşemde noktalıyorum.
Bu büyük acımı içimde taşıyacağım sadece.
****
Eskinin halk ozanlarının divanları olurdu, bilirsiniz besbellim.
Nasıl diyeyim, Sümmani Divanı, Seyrani Divanı, Kul Himmet Divanı, Şah Hatayi Divanı, falan filan.
Gerçekte Divan Edebiyatı şairlerine özgü olan ve belli sıralama kalıbı içeren bu kitaplaşma, halk ozanlarına da uygulanmıştı.
Günümüzdeki versiyonu; ''Falanca Şairin Tüm Şiirleri'' kitabıdır örneğin.
****
Yüz sene sonra,bu memlekette bi ''Aşık Gavlaki Divanı'' oluşturulacaksa, içinde yalnızca Gordon'dan ve Maya'dan söz edilmesini dilerim.
Tüm insansı huylar, tüm insani dizeler benden uzak dursun.
Kaaveci Rıza. Ermeni Madam Mari.
Mahallenin saftirik meczubu Kemal hariç..
****
(Gecikerek de olsa, tüm sevenlerimin Kurban Bayramlarını kutluyorum. Allah nice bayramlara eriştirsin)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık