• 20 Haziran 2012, Çarşamba 9:54
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

Dargınlar bülteni
Aramız açıldı biraz.
Kimseye darılıp, gücenip, kin tutabilen bi tabiatım asla yok, ama haksızlığa uğranıldığı vakit insan dellenebiliyo, elde diğil.
Bilgim ve iznim olmadan şiirlerim sanal ortama düşmüş, gıymetli dostlarım. Çok dertliyim. Daha CD'im piyasaya sunulmadan, hatta bana bile tek kopyacık (gemicik gibi bişey) olsun gelmemişken, yedi sekiz ay önce de internete düşürmüşler idi zaten.
O günlerin tatlı heyecanı nedeniyle önemsemedim bu durumu. Hem;
-''Reklamı olsun da namı yürüsün diye yapımcı firma kasten kendisi koyuyo internete'' demişti, bu işlerden anlayan bazı dostlarım. Kabullenmiş, ikna olmuştum, napiyim?
On gün oldu olmadı; bi başka ahbabım aradı cepten;
-''Gürsel'ciğim, şiirlerin bu kez de Ttnet'e düşmüş, haberin olsun''.
Yeminle söylüyom, internete düşmekle, Ttnet'e düşmek arasında ne fark var, algılayabilmiş diğilim? Arayıp da haber veren dostumun ses tonuna bakılırsa, kötü yola düşmüşüm falan gibi bi halda göründüm gendi gözüme.
Sanırım daha da iflah olmam.
****    ****
Bi Malkoçoğlu edasıyla aradım derhal, şiirlerimin üretimini ve dağıtımını yüklenen frmayı.
-''Beyefendiciğim, tamam size büssürü hakkımı veren anlaşmaya imza attım, ama internette ulu orta yayımlanır diye bi madde yok sözleşmemizde, teessüflerimi kabul buyurunuz lütfen'' anlamına gelecek bi biçimde ''Tieytt savulun ulan bre kafirler, döverim sizi'' diye bağırmış olsam gerek.
-''Aman Gürsel Bey, teknoloji şöyle gelişti, bilim böyle ilerledi, bazı şeyleri engelleyemiyoz, kem küm'' diyerek alttan aldı firma yetkilisi.
Sanki yedim, bi de yağ çekmesin mi herif bana;
-'' Ben de bugün yarın sizi arayacaktım, Eylül ayında sizi İstanbul'a davet edecez, söyleşi yapmak isteyen bi dergi var'' falan filan.
Mahsustan hiç önemsememiş gibi yaptım bu gonuşuğu. Sert bi sesle; ''Tamam bakarız'' diyiverdim.
Giresun çocuğuyum goçum ben, sanatçı kaprisinin kralını yaparım.
****    ****
Derin derin düşünüyom bi haftadır. Bana neler sorulabilir bi söyleşide? Ne yanıtlar vermeliyim? Öyle çok konuşkan bi ademoğlu diğilim ki…
Misal;
-''Sn Ekmekçi, braz kendinizden söz eder misiniz''?
-''Hayır''.
-''Özgeçmişinz''?
-''1966 yılında doğdum, henüz başka da bişi yapmadım''.
-''Bu yazıları ve şiirleri neden yazıyonuz''?
-''Valla en ufak bi fikrim yok''.
-''Teşekkür ederiz''.
-''Bişi diğil''.
Hepi topu budur işte diyeceklerim. İnternet'lere düşürüp de kırmayaydınız bikez kalbimi…
****    ****
Hepimiz böyleyiz. Benim şehrim, adeta bi kırık kalpli adamlar diyarıdır.
Kimse kimseyi beğenmez, gatiyyen yürekten sevmez, herdaim bi kusur bulup eleştirir. Üstüne üstlük, bunlarla yetinmeyip küslük tutar bi de. Dünyada, şehrin bi yarısının öteki yarısına dargın olduğu bizden başka bi coğrafya parçası olduğuna ihtimal veremedim hiç.
Ne işler geliyo bu yüzden başımıza. Hiçbi ortamda rahat rahat gonuşamayan bi ahaliyiz biz. Mesela, gayet iyi biliyon, Ali ile Veli 40 yıllık arkadaşlar. Laf  lafı açarken, Veli'nin gıyabında güzel bişeyler söylesen, birden Ali'nin yüzü asılıveriyo. Meğerse bunlar 3 gün önce darılmış'mış, nereden bilecen?
Kimi zamansa, Ayşe'yle sohbet ederken, sırf şirinlik olsun düşüncesiyle Fatma'ya laf sokuşturuyon. Nasıl olsa bunlar ortaokuldan beri dargınlar diye kantarın topuzuna dikkat de etmiyon. Eyvah ki eyvah, meğer dün gece barışmış bunlar, bu kez de Fatma sana küsüyo. Dertsiz başına dert alıyon.
Giresun böyle bi yer.
****    ****
Belediye'mize büyük bi görev düşüyo böylesi pot kırmalara bi son verebilmek üçün.
Her hafta düzenli olarak ''Giresun Dargınlar Bülteni'' yayımlanabilir örneğin, neden olmasın? Açıp bakarız sayfalara, kim kimle dargın, yeni barışmış olan var mı, ona göre laflarımıza dikkat ederiz.
Bülten'de; ''Bu hafta yeni darılanlar'', ''Geçen gün ansızın barışanlar'', ''Aralarında soğukluk var, aman dikkat her an küsebilecek gibi duranlar'' gibi bölümler mutlaka olmalı bana sorarsanız. Her sene ''Yılın Dargını'' seçimi de yapılmalı.
Hatta, 25 yıldır küs olanlara gümüş, 50 yılı aşmışlara altın plaket verilmeli törenle diyecem de şimdi bana darılırsınız…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık