• 18 Eylül 2013, Çarşamba 9:18
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

ÇEVRESİNDEKİ HERKESİ ÇOK SEVEN ADAM
 Adamın böyle herifini, herifin böyle kibarını, kibarın böyle duygusalını, duygusalın böyle adamını görmedimdi epeydir.
Dur ula, ben de anlamadım tam, neyi görmemişim?
Şimdik şöyle şeyediyim, çok nezih, pek beyefendi, guvvetlice asil bi abimiz vardır bizim. Allah sizi inandırsın, pek de iyi tanımıyodum gendisini önceleri, türlü çeşitli sanat ortamlarında bi baş selamıyla geçişiyoduk falan en fazla... Şehrimin devlet konservatuarıyla bi ilgisi olduğunu tahmin ediyodum bi şekilde, hepsi bu. Genel görünümündeki gizli mahçupluğa, gündelik davranışlarındaki yalınlığa, ses rengindeki masalsılığa erdikçe, değüşük bi sanat erbabı olduğuna garar gılmıştım gafamda.
Misal, şehrimin tarihinde hiç çıkmayan arp'çı, çelloist, balet, heykeltıraş gibi bişey… Ne mühüm adam yahu diye geçiyodu hep içimden.
Açık gonuşayım, sevgi doluydu bana karşı güzel insan. Her rasgeldiğimizde halimi hatırımı soruyo, ellerimi sıkıp bi yarım saat gadar bırakmıyodu;
-''Gürsel Bey Yavrum, nasılsın bakalım, neler üretiyosun en son'' gibisinden gonuşuklarla şahsıma duyduğu muhabbeti açığa vuruyodu iyice.
Seviniyodum lan. Dünyada, annem dışında bana ''Yavrum'' diye hitap eden tek kişi idi bu güne gadar.
Çok hoşuma gidiyodu gı!!
****     ****
Dilime pelesenk oldu zamanla, bu ''Gürsel Bey Yavrum'' kalıbı.
Dilime pelesenk olmakla galsa iyi, göynüme kelebek de oldu sanki. Bi de biyerime hevenk oldu, ama o gadarını tam çözemedim henüz, nereme olduydu acep?
Çok garip bi dönüm noktasıdır ömrümün; ben de gendi gendime, zaman zaman Gürsel Bey Yavrum diye seslenir oldum artık.
Çocuğuna der, sevdiceğine der, belki personeline falan da der, ama bi insan gendine böyle der mi? Diyomuş işte.
Çok zevkli bişiydi.
****     ****
Dostluğumuzun iyice pekiştiği günlerden bi gün idi. Benim, Abi'miz hakkında;
-''Heralde konservatuarda görkemli bi senfoni orkestrasının şefidir'' diye düşündüğüm günlerden söz ediyom. Ayıptır söylemesi, demlenmeye gittik bi mekana, ikimiz. Bişiler atıştıracaz denize nazır.
Dünyalarda benzeri görülmemiş nazik bi el hareketiyle, yalvarırcasına çağırdı, adını bildiği garsonu;
-''Erdinç Bey Yavrum, bakar mısın bize''.
-''Hoşgeldiniz efendim''.
-''Yavrum, ben sadece şarap ve elma istirham ediyorum, Gürsel Bey Yavrum, sen ne alırsın''?
-''Abi ben fındıksız şarap içmem''.
-''Hadi bakalım Erdinç Bey Yavrum''.
Yiyip içip uzun uzun sohbet ettik bu dünyalar naziği insanla. Ayrılması zor oldu geceleyin.
Evde dişlerimi fırçalarken ayna garşısında, kendime;
-''İyi geceler Gürsel Bey Yavrum'' diyip, yattım yatağıma.
****     ****
''Devlet sanatçısı falan olsa gerek bu'' düşüncesinin kafamda sıklıkla dolandığı bi bahar günü sahilde yürüyoduk, başka çok gıymetli iki büyüğümle.
Tiyatro yönetmeni Şaban Abim ve ünlü oyuncu Doğan Abim. Üçümüz.
Sanılmasın ki bizler bi araya gelince çok marjinal şeyler gonuşuyoz, pek uçuk herifleriz. Hiç alakası yok be kardeşim, havadan sudan geyik çeviriyoz her defasında. Doğan Abi zaten çoğunlukla çakır keyif geziyo, O'nunla kahkahalarla gülüyoz herbi şeylere… Şaban Abi desen, mutlaka gafasında ciddi projeleri oluyo, bunları anlatıp bizi yüreklendiriyo... Beniyse biliyonuz zaten, hergün hamamdayım, hergün terliyom; ''Yari güzel olan / Hergün hamamdan gelir'' türküsünün yüzü suyu hürmetine dolanıyom bu gezegende. Lafa dalmışız. Aaa, karşıdan Abi'miz de gelmiyo mu?  
Gülümsedim tabii, nasıl gülümsemem, iki elimi birden uzattım. Kucaklaştık.
Güya, iki değerli büyüğümle tanıştıracam. Daha ben ağzımı açamadan;
-''Ooo, Şaban Bey Yavrum, nasılsınız'' demesin mi?
Ulan, herif gendinden yaşlılara da mı ''Yavrum'' diyo? Allah Allah!!
Doğan Abi hele, en az yirmi yaş büyük bundan?
-''Merhabalar efendim''
-''Doğan Bey Yavrum, merhaba, iyisiniz inşallah''.
Bigaç dagigalık çaprazlama sohbetlerden sonra devam ettik biz yolumuza.
Yavrum şokuna girmiş, Yavrum bağımlısı olmuştuk artık. Birbirimize ''Yavrum'' diye hitap ede ede saati ağşam ettik o gün.
****     ****
Biraz güçlükle oldu. Ama çözdüm. Valla çözdüm.
Asla art niyeti olmayan bu temiz yürekli Abi'miz; ''Ciğim'' anlamında gullanıyodu bu sözcüğü. Sözgelimi; ''Ali Bey Yavrum'' demek, aslında ''Aliciğim'' demek idi. Sevgisini, içtenliğini bu şekilde vurguluyodu O.
Bu denli netleştiğim bi günde çaldı telefonum. Şehrimin kültürüne ilişkin bi toplantıya katılmam konusunda vilayet binasına çağırılıyodum, hangi dağda kurt öldüyse? Koşa koşa gittim helbet. Büssürü değerli adamın yanına, bi köşeciğe oturuverdim sessizce. Bencileyin denen kavram budur herhal.
Abi'miz de oradaydı. Hararetle selamlaştık uzaktan. Sayın Vali Yardımcı'mızın hemen yanındaydı bana el ettiğinde.Yanlarına gidiverdim mecbur;
-''Gürsel Bey Yavrum, senin öykülerinden söz ediyodum şimdi Vali Bey'e''..
-''Sağolasın abicim''.
-''Vali Bey Yavrum, bu Gürsel çok değerli bi kardeşimizdir''.
Nasıl yaani yahu?? Herif, gosgoca Vali Yardımcısına bile ''Yavrum'' mu diyodu??  Bi utandım, bi utandım.
Dünyaca tanınan bi Unesco sanatçısı olduğuna gatii garar vererek ayrıldım toplantıdan.
****     ****
Geçende emeklilik yemeği var idi.
Bütün il protokolü, milletvekilleri, bürokrat takımı şehrimin... Herkes oradaydı. Davete icabet edip, ben de şey ettim. Tesadüfen öğrendim orada. Düz memur imiş meğer, Üniversite'mizin konservatuar bölümünde.
Gurur duydum ''yavrusu'' olmaktan.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık