• 20 Nisan 2016, Çarşamba 8:57
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

BİRAZ BEKLEYEN ADAM
 Bizler,
-''Biraz bekleyerek'' büyüdük hep,
Cümleten.
**** ****
Büyüklerimiz mi çok temkinliydi??
Yoksa teknoloji konusunda toptan mı cahil idik??
Kesin emin diğilim.
**** ****
Misal tv izlerken elektrikler giderdi eskiden, bolca… Maç izlerken, çizgi filme bakar iken falan.
Delirmek işten diğildi.
Birazdan geldiğinde elektrik, hemen açtırmazlardı tv'yi büyüklerimiz;
-''Oolum az bekle, alet kendine gelsin''!!
**** ****
Klimalı dönemler başladı sonra.
Biz genç olduk, anne-babamız yaşlandılar.
Bi biçimde arıza yapardı klima da. Sıkca yapardı hem de. Servis, eve gelip gittiğinde, ve;
-''Tamam, hallettik, bilmemne borusu şey olmuş'' gibi net bi izahat verdiği halde, 5-6 dakka çalıştırılmazdı klima.
-''Az bekleyelim''.
Sanırsın, canlıdır, beynine kan gidecek.
**** ****
İşin elektrik süpürgesi ve ütü kısmını es geçiyorum.
harbiden, biraz beklemeden çalışmadı hiç onlar.
Daha, Arçelik bayiinden satın alırken bile kasada biraz beklerdik.
**** ****
Alışmış gudurmuştan beterdir derler.
Cep telefonlarımız var artık.
En azından kendi payıma, sakar bi herif olarak, devamlı düşürüyorum elimden telefonumu. Gövdesi, bataryası falan derken, en az 3 parçaya bölünüyo tabi… (Kul yapısı muhabbetinin tam yeridir, buyrun, tutmiyim sizi.. Ama, baştan söyliyim, kul zaten Allah yapısı, lafın ucunun nereye gittiğini bilmeyen tek atasözümüzdür, sakın bi daha kullanmayın, günah yahu)
Öğrendim, zor da olsa, takabilir haldayım artık, parçaları birbirine.
Yine de hemen açmıyorum tabi. Biraz bekliyorum ki, kendine gelsin telefonum.
Malum, damarları var, ayaklarına derman gitsin.
**** ****
Annelerimizden, ablalarımızdan, eşlerimizden gördüğümüz bazı ''Az bekleme'' vakaları da mutfağa aittir.
Tavuğun suyu konurken, pilavın yağı şey edilirken, reçelin şekeri karıştırılırken falan,
Her nedense az beklenir.
Bu bekleme süresi bilimsel diğildir ve göz kararıdır.
**** ****
Geçen hafta, işyerimde çay demlemem gerekti.
Kimsecikler yoktu personelden, müşteri geldi, çay istedi ve bu iş düşe düşe bana düştü maalesef.
Yakınlarım, dostlarım iyi bilir, elimden hiçbi iş gelmez. Her nasılsa bi bağlama çalmayı öğrenmişim vaktiyle. İlkokuldayken kalem tutmayı bile beceremezdim, sağ başparmağımdaki kalem ''boğumu izi'' halen durur.
Hayatımda mutfağa girmemiş,
Bi kibrit çakmamışım!!
**** ****
Eyvah diyerek yürüdüm mutfağa yavaş adımlarla. Gözüm kapıda, şimdi bizim ekip gelir.
Yok arkadaş. Gelmez oldular!! Yaptım çayı mecbur.
Bi güzel oldu, bi güzel oldu sormayın gardeşim.
**** ****
Allah'tan şahitler vardı. Ali Güneygül abim ve Barış Derbeder kardeşim de içtiler o çaydan tesadüf.
-''Kim yaptı la bu çayı, hayatımızda böyle güzel çay içmedik'' diye diye bi hal oldular, sağolsunlar.
Sağda solda övüp, çayımı meşhur da etmediler mi hadi??
Şaşırdım ula!! Millet akın akın çayımı içmeye gelmeye başladı resmen!!
Anam duysa inanmaz.
**** ****
Ben de bi havalara girdim ki, anlatılır gibi diğil.
Her gün biraz daha güzel olmuyo mu çayım, ey büyük Allah'ım?? 40 yıldır çayını içmeye gittiğim mekanların çayını beğenmez olmadı mıyım üstelik??
-''Hadi be, bu da çay mı'' demeye başlamadı mıyım??
**** ****
Önce, gırgır yaptım soranlara;
-''İçine sevgimi katıyorum, bütün sırrım bu''!!!!
**** ****
Sonradan çözdüm. Baktım ki, bazı aşamalarda ''biraz'' bekliyordum.
Bunun bi ölçüsü yoktu, her gün değişik bi yerinde bekliyordum işin.
Telefon çalar misal, suyunu koyarken beklemiştim. Biri gelir örneğin, demini koyarken beklemiştim.
Bilerek bişey yaptığım yoktu.
Az beklemek zorundaydım işte.
**** ****
Doktor gibi de oldum bi yandan.
Demini falan kişiye göre ayarlayıp verebilen bi mertebeye de eriştim kısa sürede. Örneğin;
-''Kardeşim, benimkisi açık olsun''
-''Sus lan, demli içeceksin''
-''Peki kardeşim''!!
Veya;
-''Gürsel Bey oğlum, ben demli içiyorum''
-''Hayır Müyesser Teyzeciğim, bugün açığa yakın içmelisiniz''
-''Peki evladım''!!
**** ****
Tek eksiğim kaldı, gendimi fincana göre yetiştirmişim meğer.
Küçük cam bardağa çay koyarken çuvallıyorum.
Onu da öğrenecem, biraz bekleyin.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık