• 28 Ocak 2020, Salı 16:10
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

BEZİK

Mayomuz, havlumuz, annelerimizin zorla verdiği bi güneş şapkası, hadi çok çok da kumlara sermek için bi plaj hasırı.
Tüm malzeme buydu poşetlerimizdeki.
Poşet deyip de geçmeyecen tabi! Vakko markalı olabilirdiler. Ya da Tiffany Tomato. Belki Wrangler. Hadi olmadı İnci kundura. Elinde taşıdığın poşet bile statüydü şehrimde. Sözün gelimi, yerli markaların poşetleri öyle pek makbul diğildi.
Canım Giresun'um.
**** 
Palet de neydi mesela? Giresun Belediye Plajı'na 1975 yılında, ayağında paletle gelmek harbiden çok absürd bişeydi sevgili kardeşlerim.
Gelen olurdu ama, vallahi şaşırırdık. Bitek tv'lerde, yabancı heriflerin veya gadınların ayaklarında görür idik çünkü, o zamana değin paleti.
Keşke paletle kalsaydı. Yıllar geçtikçe bunlara; önce deniz gözlüklü, sonra şnorkelli herifler de eklendi. Biz veletlerin tuhaf ve alaycı bakışları arasında plaja bi bilim adamı edasında giren bu insanların gerçekte birer ''hava basmacı'' olduklarını anlamak için biraz daha büyümemiz gerekecekti.
Kızlara hava atıyor idi bunlar. Veya büyük şehirden gelmişlerdi, biz Giresun sosyetesinin bile henüz hiç kullanmadığı aksesuarlarla bizlere caka satıyorlardı.
**** 
Sonra sonra bu mevzunun deniz yatağı versiyonu peydahlandı.
Sonra sonra bu mevzunun şişme bot versiyonu peydahlandı.
(Valla, kimse kimseyi yemesin.. Topu dokuz yerden çatlayan, Gassaray Liseli, hukukçu, görmüş geçirmiş, rahmetli babacaazım bize bikez olsun palet veya deniz gözlüğü alma gereği görmedi.
Kimdi ula bu herifler?? Plaja gelip adam gibi denize girmek nelerine yetmezdi?? Hayır anlamış diğilim, biz gelsek gelsek, kayıkla gelirdik plaja, denizden.. O da 40 yılda bi)
**** 
Plajda konken oynayan annelerin, okey oynayan gençlerin, papazkaçtı oynayan biz gerzek veletlerin dışında, bi de ''bezik'' oynayan amcalar olurdu bazen.
Genelde, atanarak ilimize gelmiş doktor veya banka müdürü gibi şahıslardı bu bezikçiler. Plajda palet giyen heriflerin bikaç bin gömlek kaliteli şekilleriydiler bi nevi.
Bezik oyununu çok izledim. Asla hiçbi şey anlamadım, itiraf edeyim.
Misal; bezik tahtası diye de bişey var idi, üzerinde rakamlar olan. Oyuncular, arada bi ''çıt'' diye o rakamları havaya kaldırırlardı. Bu son derece enteresan hareket ne demekti, şu yaşımda bile çözebilmiş diğilim.
****
(Kanun denen çalgı da öyledir biraz.. Arada bi kanuni abimiz, bişeyi havaya kaldırır.. Tahmini gonuşayım, bemol veya diyezleri ayarlamak için olmalıdır bu.. Önceden yapıp, o zımbırtıyı havaya kaldırıyon ki, az evvel natürel çaldığın nota şimdi bemol veya diyez olsun..
Bu yönüyle kanun, gelişimini tamamlamamış çalgı olarak nitelendirilebilir.. Hasbelkader bağlama çalan bi adamım, diyez diyezdir, bemol bemoldür yahu.. Oradadır işte.. Herhangi bi zıkkımı havaya kaldırmıyon.. Parmağınla basıyon sadece)
(Bezik oynamak, dünyada sadece rahmetli Doktor İsmet Bilgen amcama yakışırdı gözümde.. Ben, o yaşımda İsmet Amca'ya baktıkça ''bezik kavramını'' görürdüm.. Nurlarda uyusun, babamın can dostuydu)
****
Çok uzadı bu bezik konusu. Ne diyeceğimi unuttum bile çoktan. Meramım şudur ama;
Kanun misali, demek ki bezik de henüz gelişimini tamamlamamış bi durumdaydı. Tavladan şaşmayacaktın aga!!
Paragrafımızı ''Pancar pezik diğil mi / Ciğer ezik diğil mi'' türküsüyle bitirelim de bi halta benzesin bari.
**** 
Fotoğraf makinesi de herkeste yoğidi o demler.
Asla kötü anlamda kullanmıyorum, kimse bozulmasın, bugünkü gibi herkes fotoğrafçı diğildi memlekette. Fotoğrafçılık merakı ve fotoğraf makinesi sahipliği ancak bikaç aileye özgüydü.
Mesela bizde yoktu bu hobi. Hiçbi Ekmekçi, hayatlarında hiç fotoğraf çekmedi. Ama bi şekilde her kadraja girmişiz, 100 yıldır her fotoda varız, o ayrıdır.
Bakın burası çok önemli (!!) herkeste makine olmasa da, öyle köklü bi fotoğraf çekme kültürü varmış ki şehrimde; (gerisini sevgili ağabeyim, değerli dostum Ali Işık'tan dinleyelim)
-''Yahu Gürselcim, Eski Giresun Fotoğrafları Albümünü hazırlarken bavullar dolusu fotoğraflar buldum. Sen de dahil, şehrin tüm eski aileleri bana binlerce malzeme getirdiniz. Ama aynı işi Ordu ilinde de gerçekleştirmeye kalktım, yüz tane bile eski fotoğraf bulamadılar bana''.
Yani sevgili Giresunlu fotoğrafçı kardeşlerim, kulağınıza gelirdir;
-''Herkes fotoğrafçı oldu la şehirde'' demeleri.
İplemeyin. Genlerinize güvenin.
**** 
Nereden geldi şimdi aklıma?
Gitarın ucunu havaya kaldırır bazen gitarist. Ne gereği vardır bilemem, çok özür dilerim, erkekliği simgelermiş bu. Rahmetli Fikret'imden öğrendimdi.
Gitar bu anlamda ''erkek'' bi çalgı olabilir.
Bağlama öyle diğildir ama. Dinletini bitirdiğinde, iki elinle havaya, başının üzerine kaldırırsın bağlamayı. Ki, Pir Sultan Abdal selamıdır.
Erkekliğini-dişiliğini bilemem, bağlama bu anlamda ''adam'' bi çalgıdır.
**** 
Sona geldim, durun az.
Bi gece, yıllar önce, dinleti verecektim şehrimde. Geldim kulise dört saat evvelden. 2 tane sandalye var idi, aldım birini sahneye koydum, oturacağım yeri ayarladım, daha da kulise girmedim. Saatimi beklemeye başladım.
Sonra dinletim bitti. 1 saati aşkın türkü çalıp-söylemiş, yorulmuştum. Kulise girip oturdum. O sandalye kırıkmış, yere düştüm.
Yaşam %50'dir sırf, sahnede yere düşmemen için.
(Bi başkasında.. İçimde bağcıklı baksır var idi.. Son selamı, Pir Sultan selamı ile veririm dedim.. Molada, kuliste, ayna karşısında bu selamı denedim.. Ellerimle birlikte tişörtüm de havaya kalktı.. Ne göreyim, bağcıklar fermuardan dışarı çıkmış.. Derhal düzelttim tabi.. Yaşam %50'dir sırf, sahnede millete donunun görünmemesi için)
Hah işte bunun için aklıma gelmiş demek, yukarıdaki paragraf!
**** 
Çok uzadı bağışlayın beni.
Vatanımın çivisi çıktı, çok üzgünüm, çok doluyum. Yeri gelince eski Giresun'a, yeri gelince sanata-edebiyata sığınmam bu yüzdendir.
Mustafa Kemal'e mahcup olmadan yaşamak lazım şu hayatı.
Yaşayacağız kardeşlerim. Genlerinize güvenin.
**** 
Karacaoğlan üstadım ile bitireyim o zaman;
-'' Harami var diye korku verirler
Benim ipek yüklü kervanım mı var''.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık