• 22 Temmuz 2015, Çarşamba 9:55
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

BEYAZ TÜLBENTLİ KADIN
 Ucuz adamlar, ucuz sözcüklerle yalan-yanlış anlattılar 40 yıldır.
Eğri oturup doğru gonuşalım şimdi. Kemençenin gıygıyı mıdır Karadeniz? Ne alakası var yahu, kim uydurabildi ki bunu, sinir olmamak elde diğil? Dünya müzik tarihinin en hüzünlü sesini çıkartıp, yürekleri dağlayan en esaslı çalgısı, ''Gıygıy Havası''na meze edilmiş niyeyse.
Sonra Karadeniz, bitek hamsi midir peki? Hadi canım,  hamsi de kimmiş? Ehh, kıyıya güm diye bi vurdu mu, taa benim 6. kattaki yatağımın yaylarını titreten dalga'sı olsa neyse. Olsa olsa Yalova kaymakamıdır o denizin,  hamsi…
Mısır ekmeği deseniz kabulümdür bak. Direkt olarak Karadeniz'dir mısır ekmeği. Başka hiçbi yiyecek, bi bölge insanına bu denli yakışmamıştır dünyada.
Budur diyeceğim.
****        ****
Ve bi de lisanı tabi…
Yok hayır; ''Celeyrum, cideyrum'' falan diğil, ''Uyy dalayum saa'' filan hiç diğil. Bunlar uyduruk sözcükler. Öyle bişi asla yok, dünya yaratılalı beri kimse bu şekil konuşmadı bizim buralarda.
Garip bi tınıdan bahsediyom aslında, sözcüklerin erişilmez ritminden. Mesela, bizim pek gıymetli bi aile büyüğümüz var idi, nur içinde uyusun; Gülsüm Hala'mız. 
Giresunca denen okyanusun o muhteşem temposu ''Güsüm Hala'' olarak okurdu bunu. Siz de öyle okuyun. Neymiş bakiim?
Hah, afferim, Güsüm Hala…
**** ****
Güsüm Hala kimdir, yemin olsun, tam emin diğilim? Kalbimde, zaman zaman gözlerimi dolduran büyük bi sempatiyle yaşatsam da adını, sırrına eremedim hiç.
Tamamı zırdelilerden oluşan soyağacımızın benden 4 göbek yukarlarında bi ulu kadıncaaz olmalı O… Misal, annannemin halası, öyle bişi gibi. Herdaim hayırla yad edildiği için evimizde, ermiş bi şahsiyet gibime geldi bana, oldum olası.
Çok miniktim, ama iyi anımsıyom, rahmetli annannem bi gece önce gördüğü rüyasını anlatmaya başlamıştı bi sabah, balkona kurulu kahvaltı masasında.
-''Hayırdır inşallah'' diyip sözünü kesse de sofra ahalisi;
-''Güya ben Kabe'deymişim, ipek bi halıya binip piramitlere doğru uçmaya başlamışım. Her niyeyse Tirebolu Hıfzısıhha Müdürü de ihrama bürünmüş, bi deve üstünde zıplaya zıplaya yanıma gelirmiş o an. Bi elinde bi bakraç yoğurt, öteki elinde bi tepsi patlıcan gızartması. Ben sanıyom ki, evliyalar erenler bana yemek gönderdi, ama herif hiç oralı bile olmadı. Birdenbire Real Madrid forması giyip gözden kayboldu sonra. O sırada karşıdan Güsüm Hala geldi yavaş yavaş yürüyerek. Başına beyaz bi tülbent bağlamıştı. Bana doğru uzun uzun bakıp, hiçbişi demeden çekti gitti rahmetli''.
**** ****
Siyah ilkokul önlüğümü ütülüyodu annem bi başka gün. İlkokul 5 talebesiyim. Öğlen vaktiydi, birazdan giyinip okuluma gidecektim.
Ansızın aklına geldiğini gayetlen belli ederek, telefonla babamı aradı işyerinden, ütüye ara verip annem;
-''Ben bi acayip rüya gördüm dün gece, sana anlatmaya unutmuşum''.
Aynen benim gibi hayatta hiç boş laf etmemiş aslan babam, büyük ihtimal önce derin bi ''Püffff'' çekerek, usulen;
-''Hayırdır inşallah Ayten, anlat bakalım'' demiştir.
-''Şimdi şöyle, bizim dede evinin bahçesindeki kuyudan bi peri gızı çıktı karşıma, ben de kuyudan aşşaa olta sallamışım, tuta tuta bi kedi tutmuşum, şaşkın şaşkın bakınıyodum. Peri kızı da meğer, Lefter'in sevgilisiymiş, bana Metin Oktay'ı kötülemesin mi? O sırada bi ses duyup kafamı sağa çevirdim, baktım Ajda Pekkan, ''Ben bi garip guşidim / Sarpa tünedim'' türküsünü söylüyo. Bahçedeki büyük duvarın dibinde genişçe bi sarnıç belirdi birden, sarnıcın yanında da bi kamelya varmış. Durup dururken Güsüm Hala gelip oturdu oradaki elmas taşlı bi sandalyeye, başında beyaz bi tülbent. Ddikkatli dikkatli bana bakıp, aniden gayboldu gadıncaaz''.
**** ****
Ortasondaydım o yıl.
Ablamla abim sömestr dinlencesi için Giresun'a dönmüşlerdi. Holdeki sobanın yanında oturmuş gonuşuyduk, havadan sudan.
O sıralar çok çalışkan bi öğrenciyim ben. Okulu bitirip doğrudan üniversiteye alınma ihtimalimden falan söz ediliyodu. Abim; ''Bu çocuk makine yüksek mühendisi gibi duruyo'' derken, ablamın gözündeyse  ''Denizaltı imal eden bi fabrikanın genel finans koordinatörü gibi bişiydim hemen hemen.
-''Dün gece gelirken otobüste bi düş gördüm'' dedi ablam birden.
-''Hayırdır inşallah gız'' dedik abimle.
-''Avukatlık cübbesi satan bi mağazaya girdim Beyoğlu'nda. Satıcı kız, aynı Marlin Monro. Akrabasıymış meğer, kuzeniyim diyo, bakıyom onun da rüzgardan etekleri uçuşuyo falan. Sonra o kız birdenbire Esmeray oluyo. Bana bembeyaz bi güvercinle süslü bi kağıt helva hediye ediyo. Cübbeyi paketletip mağazadan çıkıyom, kaldırıma adım atıp bakıyom, a-aaa, Brüksel Meydanı'ndayım.?? Bi helikopter geçiyo tepemden, ne göreyim Papa 2. Jan Pol helikopterden sarkmış, aşşaa doğru gül suyu dökmüyo mu? Sokağın öte yanında, başında beyaz bi tülbent, Güsüm Hala bana bakıyo, hiç bişi demeden, köşeden dönüp, yürüyüp gidiyo''.
**** ****
Zaman zaman, abimin eşi olan sevgili yengemden, bi kez de  canımın içi kuzenim Bahar'dan duydum, duymadım diğil, düşlerinde beyazlı bi kadının kendilerine doğru baktığını. Gizli gizli mutlu oldum dinleyip.
Geçtiğimiz sabah, eşim dürterek uyandırdı beni. Biraz korkmuş gibiydi;
-''Yaa Gürsel, bizim bu odaya kınalı bi koç indi demin, üstünde de beyaz tülbentli bi teyze vardı, bana dik dik baktı, çok etkilendim, hiç bişi de demedi, ne demek şimdi bu rüya''?
Kalktım, alnından öptüm sevgili eşimi.
-''Yüzükmüş, evlilik cüzdanıymış, aile kütüğüymüş, bi yastıkta kocamaymış, hiçbiri önemli diğil, işte şimdi Ekmekçi soyadını taşımaya başladın canım.. Hadi hayırlı olsun. Kaç yıldır bu rüyayı görmeni bekliyodum be''!!
Hiç bişi anlamadı tabi eşim.
Hayırdır inşallah dedi…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık