• 06 Mart 2013, Çarşamba 9:10
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

BEYAZ EŞARPLI GADIN
 Ucuz adamlar, ucuz sözcüklerle yanlış anlatıyo, ben diyim 40 yıldır… Herkesler de yanlış tanıyo mecbur, siz diyin 100 yıldır.
Kemençenin gıygıyı mıdır Karadeniz? Ne alakası var, kim uydurabildi ki acep bunu, sinir oluyom arkadaş? Dünya müzik tarihinin en hüzünlü sesini çıkartıp, yürekleri dağlayan en esaslı çalgısı kemençe, ola ola ''Gıygıy Havası''na meze oluverdi, her nasılsa.
Karadeniz dediğin, hamsi midir peki.? Hadi lan, hamsi ne, hamsi kim? Yaani, kıyıya gümmm bi vurdu mu, taa benim 6. kattaki karyolamın yaylarını titreten dalga'sı olsa neyse. Yalova Kaymakamıdır o mübarek denizde hamsi, kim takar ki?
Mısır ekmeği desen, gabulümdür bak!!! Direkt olarak Karadeniz'dir mısır ekmeği… Başka hiçbişey, bi bölge insanına bu gadar yakışmamıştır dünyada.
Ve bi de lisanı…
Hayır be gardeşim; ''Celeyrum, cideyrum'' falan diğil, ''Uyy dalayum saa'' hiç diğil… Bunlar uyduruk-kıytırık sözler!!! Öyle bişi yok, kimse u şekil gonuşmuyo bizim buralarda... Aha geldim, aha gidiyom, hiç duymadım öyle bi gonuşuk biçimi.
Garip bi tınıdan bahsediyom ben, sözcüklerin erişilmez ritminden... Mesela, bizim pek gıymetli bi aile büyüğümüz var idi, nur içinde yatsın; Gülsüm Hala.. 
''Güsüm Hala'' olarak okur bunu, Giresuncanın o muhteşem ritmi.
Siz de öyle okuyun, neymiş bakiim;
Hah, afferim, Güsüm Hala.
****    ****
Güsüm Hala kimdir, yemin olsun size, tam emin diğilim.
Galbimde, zaman zaman gözlerimi dolduran büyük bi sempatiyle yaşatsam da adını, sırrına eremedim hiç. Tamamen zırdelilerden oluşan soyağacımızın benden 4 göbek yukarlarında bi ulu gadın olmalı O… Misal, annannemin halası falan, öyle bişi. Herdaim hayırla yad edildiği üçün evimizde, ermiş bi şahsiyet gibime gelir oldum olası, canını sevdüğüm.
Çok miniktim, ama iyi anımsıyom, rahmetli annannem bi gece önce gördüğü rüyasını anlatmaya başlamıştı bi sabah, balkona kurulu kahvaltı masasında.
-''Hayırdır inşallah'' diyip sözünü kesse de sofra ahalisi, anlatıyo idi canım annannem;
-''Güya ben Kabe'deymişim. İpek bi halıya binip piramitlere doğru uçmaya başlamışım. Her niyeyse Tirebolu Hıfzısıhha Müdürü de ihrama bürünmüş, bi deve üstünde zıplaya zıplaya yanıma geliyomuş o an. Bi elinde bi bakraç yoğurt, öteki elinde bi tepsi  patlıcan gızartması… Ben sanıyom ki, evliyalar erenler bana yemek gönderdi, ama herif hiç oralı bile olmuyo, hiç… Birdenbire Real Madrid forması giyip gözden gayboluyo aksine. O sırada garşıdan Güsüm Hala geliyo yavaş yavaş yürüyerek. Başına beyaz bi eşarp bağlamış. Bana doğru uzun uzun bakıp, hiçbişi demeden çekip gidiyo rahmetlik''…
****    ****
Siyah ilkokul önlüğümü ütülüyodu annem bigün. Öğlenciyim, birazdan giyinip okuluma gidecem.
Ansızın aklına geldiğini gayetlen belli ederek, telefonla babamı aradı işyerinden, ütüye ara verip, annem;
-''Yahu ben bi acayip rüya gördüm dün gece, sana anlatmaya unutmuşum''.
Aynen benim gibi hayatta hiç boş laf etmeyen biridir aslan babam, büyük ihtimal önce derin bi ''Püffff'' çekerek;
-''Hayırdır inşallah Ayten, anlat bakalım'' demiştir usulen.
-''Şimdi şöyle bişi, sizin dede evinin bahçesindeki kuyudan bi peri gızı çıkıyo garşıma, ben de kuyudan aşşaa olta sallamışım, tuta tuta bi kedi tutmuşum, şaşkın şaşkın bakıyom etrafa. Peri kızı da meğer, Lefter'in sevgilisiymiş, bana Metin Oktay'ı kötülüyo bi süre. Sonra bi ses duyup gafamı sağa çeviriyom, Ajda Pekkan, ''Ben bi garip guşidim  / Sarpa tünedim'' türküsünü söylüyo insanlara. Bahçedeki büyük duvarın dibinde genişçe bi sarnıç beliriyo birden, sarnıçın yanında da bi kamelya varmış. Durup dururken Güsüm Hala gelip oturuyo oradaki elmas taşlı bi sandalyeye. Başında beyaz bi tülbent… Dikkatli dikkatli bana bakıp, aniden gayboluyo gadıncaaz''.
****   ****
Ortasondaydım o yıl..
Ablamla abim sömestr dinlencesi üçün Giresun'a döndülerdi yeni. Holdeki sobamızın yanında oturmuş gonuşuyoz, havadan sudan.
O sıralar çok çalışkan bi öğrenciydim ben. Okulu bitirip doğrudan üniversiteye alınma ihtimalimden falan söz ediliyodu... Abim; ''Bu çocuk makine yüksek mühendisi gibi duruyo'' derken, ablamın gözünde denizaltı imal eden bi fabrikanın genel finans goordinatörü gibi bişiydim.
-''Dün gece gelirken otobüste bi düş gördüm'' diyo ablam birden.
-''Hayırdır inşallah gız'' diyoz, biz abimle.
-''Avukatlık cübbesi satan bi mağazaya giriyom Beyoğlu'nda. Satıcı kız, aynı Marlin Monro… Akrabasıymış meğer, kuzeniyim diyo, bakıyom onun da rüzgardan etekleri uçuşuyo. Sonra o gız birdenbire Esmeray oluyo… Bana bembeyaz bi güvercinle süslü bi kağıt helva hediye ediyo. Cübbeyi paketletip mağazadan çıkıyom, kaldırıma adım atıp bakıyom, a-aaa, Brüksel meydanındayım. Bi  zırhlı helikopter geçiyo tepemden, ne göreyim Papa 2. Jan Pol helikopterden sarkmış, aşşaa doğru gül suyu döküyo bize... Sokağın öte yanındaysa, başında beyaz bi başörtü, Güsüm Hala bana bakıyo, hiç bişi demeden, köşeden dönüp, yürüyüp gidiyo.
****    ****
Zaman zaman, abimin eşi olan sevgili yengemden, bigaç kez de dayımın kızı canımın içi Bahar'dan duydum, duymadım diğil, düşlerinde beyazlı bi gadının gendilerine doğru baktığını…. Gizli gizli mutlu oldum dinleyip.
Geçtiğimiz sabah, eşim dürterek uyandırmasın mı beni? Korkmuş gibiydi;
-''Yaa Gürsel, bizim bu odaya kınalı bi koç indi demin, üstünde de beyaz eşarplı bi teyze vardı, bana dik dik baktı, çok etkilendim, ne demek şimdi bu rüya''???
Kalktım, alnından öptüm sevgili eşimi.
-''Ne dedin sen yaa, yüzükmüş, evlilik cüzdanıymış, aile kütüğüymüş, bi yastıkta kocamaymış, hiçbiri önemli diğil, işte şimdi harbiden Ekmekçi soyadını taşımaya başladın canım. Güsüm Hala sana da göründü nihayet, hadi hayırlı uğurlu olsun''.
Hiçbişi anlamadı gerçi eşim. Hayırlara vesile olsun!!!

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık