• 21 Kasım 2012, Çarşamba 9:13
GürselEkmekçi

Gürsel Ekmekçi

Anne Çarşafı
 Okul faslını bi biçimde kazasız-belasız bitirmiş, askerliğimi gönüllü er olarak yapıp gelmiş idim doğduğum şehre.
Geçici dövme misali, geçici bi dönmeydi benimkisi fakat... Hepi topu 6 ay süren askerliğimi yapariken, sanki iki dünya savaşı, dört tane kanlı meydan muharebesi ve 5-6 adet büyük taarruz görmüşçesine yorulduğum üçün bi müddet anamın yanında dinlenmekti muradım.
Azıcık gendime gelip, hayata başlamak üzere İstanbul'a döneceğidim tekrardan. Güzelce bi iş ve dünyalar tatlısı bi gızcaaz beni bekliyodu orada. Şimdi şey etmek gibi şey olmasın, ömrümün ilkbaharı denen yaştaydım yahu.
Dert de vardı helbet başımda, nasıl olmasın? Öğrencilik yıllarımda kaldığım evi boşaltmıştım mesela, yeni bi ev bulunacak, eşyalar alınacaktı yeni baştan.
Ne siz sorun, ne ben söyliyim. Zor işlerdir.
Falan aslanım falan!!!
****    ****
Harbiden de galdım Giresun'da bigaç ay.
Annemle vedalaşması kolay diğilidi hiç, kim ayrılabilir en gıymetli varlığından?
Askerden yeni dönmüş bi evlat, babası yeni ölmüş bi evlat, artık öğrencilik haalinden arınmaya çalışan bi evlat, darmaduman bi evlat nereye gidebilir ki hemen?
Anamın koynunda uyudum geceleri.
Gün geçti günler geçti, azıcık kaldı günlerim. Bi hafta sonra gidecem gurbet ele.
İşte öyle bişey'di ömrüm!!!
****    ****
Unutması mümkün diğil o ayrılık gününü.
Giysilerimi, eşyalarımı topluyoz, valizlerimi hazırlıyoz annemle. Gizli gizli ağlaşıyoz.
Geçmiş zaman, ayını anımsayamadım şimdik, mart ayıydı herhal, bitek fotoğraf albümlerimi bırakıp baba ocağımda, 5-10 tane valizle düşüyom yollara.
Bi de bağlamamı bırakıyom nedense. Anneme yoldaş olsun diyedir belki.
Fındıkkale Turizm hayırlı yolculuklar diler.
Filan aslanım filan!!!
****    ****
Kalanlar bilemeyecek hiçbi vakit, kimi duygular yalnızca gidenlere özgüdür. İstanbula'a, gitmiş olmakla, gidilemiyo tam. Büyüdüğün sokaklar ardın sıra geliyo koşarak.
Napiyim ben de; çok sık dönüp duruyom şehrime. Her fırsatı vesile eyliyom. Bayram oluyo geliyom, yılbaşı oluyo geliyom. Kabotaj Bayramı oluyo geliyom, İzmir'in düşman işgalinden kurtuluş günü oluyo, yine geliyom. Hiçbişi olmazsa, canım gıymalı çekiyo, haftasonu atlayıp otobüse geliyom. Gız bacım, neredeyse ayda bikez anamın yanındayım.
Şu uzun gecenin gecesi olmakla kalmayıp, sılada bi evin bacası da olmayı becerdiğim bi gece yarısı, bağlamamsız duramadığımı anlıyom iyice.
Bi pazar ağşamıdır Giresun'da zaman, kılıfına koyup alıyom bağlamamı omzuma. 
Sarılıp, kucaklaşıp evden çıkıyuken annem pek üzülüyo bu manzaraya;
-''Ula oğlum, bağlamanı da mı götürüyon bu sefer''???
Ana yüreğindeki ''Ayrılık'' ölçüsüne bakar mısınız? Evdeki son bağını da alıp gidiyo artık, ''Son beşiğim'' dediği oğlu. Demek, sazımın O'nunla kalması bi teselliymiş anam üçün.
Son soluğumda bile bende duracak, annemin o soruyu sorarkenki ses tonu. Gerisi mi;
Yalan aslanım yalan!!!
****    ****
Çok şükür, 5-6 yıldır yeniden Giresun'a dönmüş durumdayım. Kalıcı dövme misali, kalıcı bi dönmedir bu kez. Kendimce kutsal topraklardayım. Mutluyum. Huzur doluyum.
Anneme günde yüz kere uğruyom bi biçimde. O olmazsa olmuyo.
Hiçbi çilek reçeli anne çilek reçeli diğildir.
Hiçbi ütü anne ütüsü diğildir.
Hiçbi çarşaf anne çarşafı kadar temiz diğildir.
Hiçbi bulgur pilavı anne bulgur pilavı diğildir.
Bunu anladım. Ömrümün sonbaharında..

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık