• 19 Haziran 2013, Çarşamba 9:22
ErsenKonal

Ersen Konal

YARIM LİMONDAN GÜÇ ALINIRDI !
 Dünkü yazımızda, eskiden futbol oynamanın zorluklarından bahsetmiş, bazı konulara değinmiştim.
Eskiden futbol oynamanın zorluğuna değinirken, şimdi tüm iyileştirmelere rağmen, o zaman oynanan futbolun zevkini, ne çare ki, bugün alamıyoruz.
Spor hekimliği diye bir şey de yoktu. Kapsolin diye kahverengi yakıcı bir merhem vardı ve adalesinde sakatlık olanlar, bunu sürer tedavisini yapmış olurdu.
En revaçta olan da, baldırlık, bileklik denen  esnek bandajlardı.
O zamanlar menüsküs ameliyatları ülkemizde yapılmıyordu. Zengin kulüpler, oyuncularını Avusturya'da tanınmış olan doktorlara götürüp ameliyat ettirirlerdi.  
Şortlar kısa olduğundan, oyuncular genelde külotlarının altına süspansuvar giyerlerdi.
Maçlardan kısa süre önce futbolcuların su içmeleri dalak yapar diye yasaklanırdı.
Maçın devre arasında da, su ile sadece ağız çalkalanmasına müsaade edilirdi. Oyunculara yarım limon dağıtılır kalbi güçlendirmesi için  ve sahaya dönülürdü.
Şimdilerde, maçın bazı bölümlerinde su molası verilmekte, fırsat buldukça oyuncular su içebilmektedir.
Nereden nereye geldik anlaşılacağı üzere?
Sahalar toprak olduğundan yağışsız havalarda zemin zımparadan farksız olur, yere düşen oyuncunun baldırında büyük sıyrıklar meydana gelirdi.
Sahalar yağıştan çamur ve balçık haline geldiğinde de, kramponların altına çamur yapışmasın diye gres yağı sürülmesine rağmen, fayda etmezdi ve oyuncular zaman zaman kramponlarına toplanan çamuru, mecburen elleri ile atmak zorunda kalırlardı, aksi halde ayakkabıları gülle gibi ağırlaşır, top oynamalarına engel olurdu.  

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık