• 04 Ekim 2013, Cuma 9:42
ErsenKonal

Ersen Konal

ESKİDEN FUTBOLCULAR BU KADAR SAKATLANMAZDI
 Şimdilerde futbolcularımız çok sakatlanmaktadır. Televizyonlarda, maçlarda sıkça rastlıyoruz. İkili mücadelelerde oyunculardan biri yere düşünce, hemen elini zemine vurarak, sahaya sağlıkçıların gelmesini istiyor, hakem de buna uyarak, oyunu durdurup, oyuncunun tedavisi için maçı bekletiyor.
İşin garip tarafı, yerde yatan oyuncunun, sağlıkçıyı çağırması üzerine, ağır bir sakatlık geçirdiği sanılmasına rağmen, oyuncu bir-iki dakika sonra oyuna dönmektedir.
Buradan şu anlaşılmaktadır.
Futbolcularımız genelde çıtkırıldım durumunda olmuşlar ki, en küçük bir darbede, sağlıkçıyı çağırmak ihtiyacını duymaktadır.
Eskiden ülkemizde spor konusunda uzman doktorlar yoktu. Futbolcular ayaklarında adalelerine darbe  aldıklarında, kulüplerin ve futbolcuların yanlarında olan dizlikleri, bileklikleri darbe alan yere çekerler ve maça devam ederlerdi.
Zaten o zamanlar menüsküs gibi ağır sakatlanmalarda, parası olan kulüpler, oyuncularını Avusturya'ya gönderip, ameliyat ettirirlerdi, gerisi de futbolu bırakırdı.
Maç öncesinde dalak yapar diye su içilmez, devre arasında futbolcu başına, kalpleri güçlensin diye yarım limon verilirdi.
Ağrıyan yerlerine futbolcular yakıcı merhem olan Kapsolin sürer, aspirin yutarlar, başka da bir ilaç kullanılmazdı.         
O zamanlar futbolcularda sakatlanmaların az, şimdilerde çok görülmesini ben şahsen şuna bağlıyorum.
Önceleri futbolcular sağlıklarına önem verip, idmanlarda kaytarmaz, daha fazla çalıştıkları için adaleleri, kasları güçlü duruma geldiğinden, darbelerden etkilenmeleri kolay kolay mümkün olmazdı. Gıdalar da bilinçli olarak alınır ve dizlerinin, kaslarının, bellerinin güçlü olmasına yarayacak şeyler yerlerdi.     
Sonuç olarak, şimdiki oyuncuların en küçük darbeden etkilenmelerini ben, adalelerinin zayıflığına, aldıkları gıdaların, kendilerine gereken gücü sağlamadığına inanıyorum.    
Futbolcunun kesinlikle, kendisine özel ilgi gösterip, sağlığını, gücünü üst düzeyde tutması şarttır, gerisi de hikayedir diyorum.   

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık