• 28 Haziran 2017, Çarşamba 8:55
ErolKonal

Erol Konal

Yol/a/dan Çıkmak
 Yol başlı başına bir bilmece, bir muamma. Yoldan çıkmak için yola çıkmaksa bir o kadar kışkırtıcı, bir o kadar netameli.
Sakıncalı olanın, gizemli görünenin, sonucu kestirilemeyenin albenisini söylemeye gerek yok günümüzde. Hele hele sosyal medya ve popüler kültürün neredeyse olmazsa olmazı bilinmezin gizemi!
Kimse istemez yolda kalmayı, başarısız olmayı, hedefe ulaşamamayı. Herkes ister ki yol sahil- i selamete vardırsın bizi, ereğimize kavuştursun, mutlu kılsın. Ancak neticesi baştan belli olan her zaman motive edici olmayabilir de! Hesaplanabilir olan, sonuçları aşağı yukarı tahmin edilebilen sanıldığının aksine köreltici, yavaşlatıcı, hedeften saptırıcı da olabilir!
Öyleyse aslolan nedir? Belli ki aslolan yola çıkmaktır! Yolda olmaktır! Yolun hakkını vermektir!
Yol/lar. Yolcu/lar. Yolculuk/lar.
Yol, çetrefilli. Yol, dolambaçlı. Yol, uzun mu uzun. Yol, sarp mı sarp. Yol, sık sık kavşaklarla yeni yeni yollara gebe. Her kavşak ayrı bir soru işareti. Her kavşak ayrı labirente giriş bileti. Ve her kavşak yeni yeni tabelalar demek aynı zamanda. Yeni külfetler, yeni sorumluluklar…
İşte yeni bir kavşak daha! İleriye mi geriye mi? Sağa mı sola mı? Doğuya mı Batıya mı? İçeriye mi dışarıya mı? Zahiriye aldanıp, yüzeyde sığ düşüncelerin esiri olanların öze, çekirdeğe nüfuz etmesini beklemek zaman kaybından başka nedir ki?
Yol, sorular en çok da. Yol, cevaplar biraz da. Tereddütler, endişeler, ikilemler, med-cezirler…
Yol, vaat: serüven, macera, heyecan, korku… Yol, kapı: yarına, umuda, iyiye güzele…
Yol var engebeli, tehlikeli. Yol var, kıvrım kıvrım, inişli çıkışlı. Yol var, etrafı güzelliklerle çevrili. Yol var, dümdüz sağa sola sapmayan. Yol var, yaya bırakan; yol var, menzile vardıran.
Yol, vasıta. Yol, imtihan. Yol, hüsran.
Yol, zafer. Yol, …
Yol, zorunluluktan çok tercihlerimiz. Yolu manalı kılan yolun nereye gittiği kadar nereye götürdüğü de! Yolunu kaybetmekle yolunu bulmak kavramsal düzeyde karşıtmış gibi gözükse de anlamın mecaza kaydığı her saniye işaretlediği yer çıkmaz sokaklar!
Niyet okumak en başta yolcuya haksızlık. Ancak bu demek değil ki hatalardan ders almayacağız, salt bir determinizme teslim olacağız!
Yol, başlarken de ifade edildiği gibi çok velut bir metafor. Böylesine mümbit bir kavramı müspet kullanmak kadar menfi emeller için kullanmakta mümkün.
Yol kadar yolu kiminle yürüdüğümüz, rehberimizin kim/ler olduğu da hiç kuşkusuz bir o kadar önemli. Yoldaki işaret ve işaretçilere uyabilmek için onları iyi okuyup doğru çıkarımlarda bulunabilmek yadsınamaz bir gereklilik. Bu noktada tecrübe ve deneyimlere kulak tıkamak yerine bilakis kulak kesilmek hayati öneme haiz.
Yolun hakkını verenler, yolu bulmakla kalmayıp yola koyulmayı başarabilen ve ne olursa olsun yolda ilerlemekten vaz geçmeyip, yoldan sapmayanlardır desek, sezadır.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık