• 24 Ağustos 2016, Çarşamba 10:07
ErolKonal

Erol Konal

Yine mi Keder?..
 “…Sevgili 
En sevgili 
Ey sevgili 
Uzatma dünya sürgünümü benim…”*
Bu yazı, çokça keder, elem, hüzün, kırgınlıklar üstünedir.
Bu yazı, onsuz yapılamayan umut üstünedir.  
Bu yazı, hesabı görülmemiş davalara, temize çekilmemiş günahlara, cevabı verilmemiş sorulara dairdir. 
Bu yazı, çığlık çığlığa martılar, gürül gürül ırmaklar, hırçın dalgalar, gamsız insanlar, kırılan kalpler beyanındadır.
Bu yazı, bir türlü dağılmak bilmeyen karanlık üstünedir. 
Bu yazı, nazlı bir gelin gibi davranan aydınlık üstünedir.
Bu yazı, yitirilen masumiyet, kaybedilen çocukluk, geri gelmeyecek gençlik üstünedir. 
Bu yazı, her şeyi kendinin gören, kendinden bilen arsızlaşan ruhlar üstünedir.
Bu yazı, iflah olmaz aymazlar sürüsü üstünedir. 
Bu yazı, gölgesi kendisinden uzun olan hayatlar üstünedir. 
Bu yazı, topraktan aldığını toprağa vermeyen yağmurlar üstünedir. 
Bu yazı, kaybolan, yolda kalan, rotasını yitiren, şirazesi bozulan, dümeni kırılan hayatlar üstünedir.
Bu yazı, çokça yaralı, bolca hasarlı gönüller üstünedir. 
Bu yazı, sevgiyi unutan, sevgiye yabancılaşan, sevgide istenilen not ortalamasını bir türlü tutturamayan, sevgiden sınıfta kalanlar hakkındadır. 
Bu yazı, ufukları görmeyen düşler hakkındadır.
Bu yazı, kaderini rüzgârın insafına bırakanlar üstünedir.
“Vicdanlar, sakat çıkmadan, Ya MUHAMMED, yarına; İyiliklerle gel, güzelliklerle gel Âdem oğullarına!”**
Eksildiğim far edilmiyor fotoğraflardan, cümleler kısalmıyor ben yokum diye. Kesilmiyor rüzgâr ve durmuyor yağmur birden bire. 
Nice yorulduğum şapkam altında saklamaya çalıştığım ak düşmüş saçlarımda, gözlüklerin saklayamadığı kırışıklıklarda nihanken. 
Nice yorulduğuma kuruyan göz pınarları, torbalar oluşan gözaltları, girinti çıkıntı oluşan yanaklar cevapken. 
Nice yorulduğum gittikçe sıklaşan dalıp kalmalarda aşikârken. 
Nice yorulduğum kısalan cümlelerden, eksilen noktalama işaretlerinden belliyken.
Güneşin harareti kesildi. Bulutlar renkten renge girmekte. Rüzgâr kumsalı yalayan dalgalarla oynaşmakta. Birkaç arsız martı sağda solda uçuşmakta. Sahil boyunda dolaşanların sayılarındaki gözle görülür artış seyyar satıcıların yorgun yüzlerinde tebessüme dönüşmekte. 
Çilekeş balıkçıların motorları son voltasını da atıp sahili selamete fora dediler! Sokak kedileri evlerine yollandılar. Dolmuşlar insan kalabalığından kısmetlerine düşenleri taşımakla meşguller! Banklara, ağaç altlarına, kuytu köşelere kümeleşen insanlar, günün yorgunluğunu kâh bir bardak çayla kâh kuru bir simitle kâh bir külah dondurmayla tatlı bir huzura devşirme telaşesindeyken minarelerden yükselen akşam ezanı onca gürültüyü, koşuşturmacayı birkaç dakikalığına yeryüzünden silerken bir günün daha bittiğini dostta düşmana ilan ediyordu.
Günler geçiyordu. Hayat akıyordu. Yine âşık oluyor, yine ele avuca gelmez bahaneler yüzünden birbirinden ayrılıyordu insanlar. Bir çocuklar bir de su birikintilerinde serinlemeye çalışan güvercinler bunca hengâmenin ortasında kayıtsızca yaşıyor olmanın hakkını veriyorlardı. 
Artık kimse kimsenin gözlerinin içine bakmıyordu! Sarılmıyordu kimse kimseye hiç ayrılmamacasına! Yürekler atmıyordu birlikte! Ölen öldüğüyle, giden gittiğiyle kalıyordu! Tadı yoksa bardaktaki çayın eskisi gibi ve hala diyorsa insanlar nerde o eski bayramlar tam da sırasıdır sözü şaire bırakmanın; “Ana, bu bayram mı? Aman çok ayıp //Çocukken gördüğüm bayramlar hani? //Mübarek elleri öpüp, koklayıp //Yüzüme sürdüğüm bayramlar hani?”***
Bu yazı, her şeye rağmen güzel günlere, tatlı düşlere, pembe hayallere, tertemiz inançlara özellikle de kendini yeniden keşfedip inşa edecek insanlar üstünedir…
*Sezai KARAKOÇ, Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine-4
** Arif Nihat ASYA, Naat 
***Abdurrahim KARAKOÇ, Bayramlar Bayram Ola-2

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık