• 03 Ekim 2018, Çarşamba 9:15
ErolKonal

Erol Konal

Uzaylılar
 Okullarda, iyi bir yazının(kompozisyon) nitelikleri anlatılırken iki şey öne çıkarılır: birincisi başlığın yazının içeriğini yansıtması ve ikincisi sonuç paragrafının yazıyı özetler mahiyette olması yahut yazının ana fikrini sezdirmesi.
Ancak bazen zıpırlık olsun diye başlıkla yazı arasında hiçbir bağıntının kurulamadığı ilginç metinlerle de karşılaşmadığımız olmuyor değil!
Süslü püslü cümleler yok. Sihirli, gizemli sözler de yok. İçten, olduğu, okunduğu ve anlaşılması murat edildiği gibi…
Birkaç damla yağmur. Birkaç ölçek nergis suyu. Biraz mühlet. Biraz anlayış. En çok da sabır.
Bir bardak çay. Birkaç simit. Birkaç iyi arkadaş. Biraz süre. Biraz sessizlik. Sonra tazelenen çaylar.
Üstümüzden gelip geçen bulutlar. Kendi rotasında akıp giden bir güneş. Sahile küskün dalgalar. Rüzgâra susamış ağaçlar. Yağmura aç topraklar.
Takvimden koparılan yapraklar. Kısalan yollara rağmen kapanmayan mesafeler. Eksilen zamana karşın bitmeyen küskünlükler.
Soba sıcaklığına hasret bir kedi. Sadakatinin ödülü unutulmuş bir köpek. Gülüne hazan vurmuş bir bülbül. Akvaryumda kaderine terk edilmiş balıklar.
Kırmızıda bekleyen araçlar. Kırmızıda geçen yayalar. Yeşilde duran yayalar. Yeşilde geçen araçlar. Kırmızıda duranlar, kırmızıda bekleyenler. Yeşilde geçenler, yeşilde bekleyenler…
Sağa sola koşuşturanlar. Aşağı yukarı seğirtenler. Koşanlar, yürüyenler, duranlar, bekleyenler, oturanlar… Konuşanlar, susanlar. Çantalarını karıştıranlar. Çantaları olmayanlar. Telefonlarına gömülüp dünyayı unutanlar. Bir şeyler atıştıranlar.
Susayanlar, acıkanlar. Yorulanlar, dinlenenler. Gidenler, gelenler. Acelesi olanlar, dağına kar yağmayanlar. Sarılanlar, ayrılanlar. Gülenler, ağlayanlar.
Elindeki kitabı karıştıranlar. Yanındakinin gazetesine göz atanlar. Yandakilerin muhabbetine ortak olanlar. Karşısındakilerin konuşmasına kulak kabartanlar.
Bunlar. Şunlar. Onlar. Buradakiler. Şuradakiler. Oradakiler. Yakındakiler. Uzaktakiler. Yoldan geçenler. Dolmuşta bekleyenler. Dolmuşu bekleyenler. Pencerelerden bakanlar. Pencerelere bakanlar. Dükkânlardan çıkanlar.
Elele tutuşanlar. Elleri ceplerinde olanlar. Bir eli dolu bir eli boş olanlar. Ellerini sallaya sallaya yürüyenler.
Büyükler, küçükler. Adamlar, kadınlar. Zayıflar, şişmanlar. Gençler, yaşlılar. Kızlar, oğlanlar. Teyzeler, halalar. Dayılar, amcalar. Komşular, akrabalar. Tanıdıklar, yabancılar.
Evliler, bekârlar. Tekler, çiftler. Üçler, Yediler, Kırklar. Birler basamağı, yüzler basamağı.
Uzunlar, kısalar. Esmerler, kumrallar. Sarışınlar, sarışınımsılar, doğuştan sarışınlar, sonradan sarışınlaşanlar.
Mutlular, mutsuzlar. Sevinenler, üzülenler. Bir küsüp bir barışanlar. Huzurlular, tedirginler. Zenginler, fakirler. Zayıflar, güçlüler. Galipler, mağluplar. Mağdurlar, mağrurlar.
İnananlar, inanmayanlar. Tutunanlar, tutunamayanlar. Hayaller, gerçekler. Sayılar, rakamlar.
Samimiler. Ciddiyeti elde bırakmayanlar. Sarılanlar, kucaklaşanlar, tokalaşanlar, elleri boşlukta savrulanlar.
Gülümseyenler, selamlaşanlar; görmezden, duymazdan gelenler.
Saniyeleri sayanlar. Dakika tutanlar. Saatleri unutanlar.
Yolcular. Yolda kalanlar. Yolu şaşıranlar. Yoldan çıkanlar.
İşe gidenler. İşten dönenler. İşi, gelip geçenin çetelesini tutmak olanlar.
Düşünenler. Düşünürmüş gibi yapanlar.
Düncüler. Bugüncüler. Yarıncılar.
Sabahçılar. Akşamcılar.
Güzeller, çirkinler. Doğrular, yanlışlar. İyiler, kötüler. Sevinçler, kederler.
İnsanlar. İnsancıklar.
İnsan, nokta. İnsan, iki nokta. İnsan, ünlem. İnsan, soru işareti. İnsan, parantez. İnsan, üç nokta.
Başlık mı? Uzun hikâye…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık