• 19 Kasım 2019, Salı 16:30
ErolKonal

Erol Konal

Tüm Bunlar …

Sihirli kelimelerim yok benim. Mutluluk formüllerim de. Acil durumlarda ne yapılır, nasıl davranılır, nereler aranır karıştırırım çoğu insan gibi. 
Hayallerim ne büyüktür ne de bambaşkadır sizinkilerden. Ne istiyorlarsa insanlar ve ne bekleniyorsa hayattan benimkilerde aşağı yukarı aynı şeylerdir. 
Ne üzülmeyi isterim ne de kimseyi üzmeyi. Ne incinen olayım ne de inciten. Öylece kendi halimde, kendi köşemde, kendi dünyamda yaşayıp gideyim isterim kendim gibi, herkes gibi, bir hiç kimse gibi. 
İsterim ben de rüzgarlar okşasın saçımı ve yağmurlar sulasın toprağımı. Yuva yapsın kuşlar ağaçlarıma ve şakısınlar en güzel şarkılarını korkusuzca. 
Günler, haftalar, aylar, yıllar değişse de aynı kalsın hayatın tadı ve anlamı. Kumsalına sadık dalgalar gibi, yağmuruna susamış topraklar gibi, göğüne sevdalı kuşlar gibi, her gün doğan güneş gibi ben de düşlerine sadık, hayallerine susamış, sevdiklerine sevdalı yaşayıp gideyim isterim gözlerden ırakta yalın ve gösterişsiz.
Sorularım, cevaplarımdan çok olmasın ve olmasın kırıklıklarım düşlerimden fazla. Yorulduğumda sığınabileceğim limanlarım, kaybolduğumda çalabileceğim kapılarım eksilmesin yeter ki!
Hayat bir yerde acılarla mutlulukların toplamından ibaretse ve yaşam, her zaman güllük gülistanlık değilse ve kimse değilse yalnız ve varsa herkesin bir kimsesi ve değilse hiç kimse sahipsiz; o vakit değildir ki kimse yalnız, kimse sahipsiz, kimse hiç kimsesiz… 
Karanlık geçicidir, tıpkı mutsuzluk gibi. Yarınlar gelecektir, tıpkı bugünler gibi. Bulutlar dağılacaktır, tıpkı kederler gibi. Kapılar açılacaktır, tıpkı kollar gibi. Yollar birleşecektir, tıpkı eller gibi. Engeller aşılacaktır, tıpkı öncekiler gibi. Geldikleri gibi gideceklerdir, tıpkı ataları gibi.
İsterim her gün yeni bir şeyler öğrenmeyi ve öğretmeyi. Çünkü iki günü eşit olanının ziyanda olduğuna inanırım ben de Peygamberim gibi. Hırslı değilimdir Balzac gibi ama tembel de sayılmam ağustos böceği kadar. Ne tavşan olmak isterim ne kaplumbağa! Kurbağanın bir prense dönüşeceğine inanmam ama inanırım masalların gücüne! Ve inanırım hiçbir çaba boşuna değildir ve kaybolmaz hiçbir şey boşlukta.
Severim hayatı ve unutmam bu dünyanın bir imtihan meydanı olduğunu. Bilirim kim olduğumu ve farkındayımdır sorumluluklarımın.
Bilirim dünyanın gerçekle mecazdan, iyiyle kötüden, doğruyla yanlıştan, güzelle çirkinden ibaret olmadığını ve hakikatin görünen kadar görünmeyen, bilinen kadar bilinemeyen yanlarının da olduğunu. Ve kesinkes bilirim ki hakikate götüren yolların nefesler adedince olduğunu.
Tüm bunlar, bu hayat, bu yaşam, tüm bu olup bitenler, şu tepemizdeki güneş, şu ayaklarımızın altındaki arz ve burada sayamadığım, sayamayacağım onca şeyin hepsi bizler içindir, hepsi bizlere birer armağandır, hepsi bizlere birer emanet.
İşte tüm bunlar ben tavşankanı çayımdan bir yudum alırken olup bitenler! Bir sonraki yudumda ne yaşanacağını ise kimse bilemez…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık