• 14 Şubat 2012, Salı 20:14
ErolKonal

Erol Konal

Tuhaf
İsyan etmiyor oluşumuz kayıtsızlığımızdan değil, hüznümüzün müsaade etmemesindendir.
Bağırıp çağırmıyorsak kim demiş ki içimizde fırtınalar kopmuyor, dağlar devrilmiyor, şimşekler çakmıyor...
Akmayan gözyaşlarımızı yüreğimizin katılığına verenlere hangi izahat kafi geldi ki bundan sonrakiler su serpebilsin?
Gönlümüzün kanamasına aldırmayanların ayağımız sürçtüğünde başımıza üşüşmelerindeki ivediliği hayra yoracak kadar saf gösteriyor olmalıyız ki kalabalıklar içindeki yalnızlığımız, yeniden tanımlanmayı fazlasıyla hak ediyor.
Yolundan çekildiklerimiz etraflarından dolanmalarımızı anladılar mı ki iadei ziyarette bulunalım?
Suskunluğumuzu acziyetimize yorup Bolu Bey'i edalarıyla salınanlara gölgemiz yeterken aslımızı yormaya hacet neden?
Sitemlerimizi kendimize saklayıp, övgülerinizi iade ederken vermiş olduğumuz geçici rahatsızlıktan özür dilemeyi boynumuza bir borç addedip kıta sahanlığınızdan çekilmeyi en temel görev saydığımızı bilmeniz önemle rica olunur.
Sevgiyi hoyratlığa, saygıyı ilkelliğe hapseden bir yaşam tarzına dahi eyvallah derken, bir eyvallahı bile haketmeyenler, size de eyvallah!
Sevinin meydan da sizin, devran da, kervan da...
Gölge etmek değil maksadımız hele hele işinze karışmak ne haddimize. Sözleriniz bir emirdir biz aciz kullarınıza. Affediniz lütfen ayak uyduramadığımız için temponuza ve de yaklaşamadığımız için emellerinize. ("emel" ile "elem"in bir çizgisellik farkı göstermesine gelince, tesadüf canım sadece tesadüf!!!)
Mahrum bırakmayınız bizi görgünüzden, bilginizden ve çekmeyiniz elinizi üzerimizden. Mazallah biz şapşal kullarınız pek bir muhtacız himmetinize. Unutur muyuz hiç Tanrıdan bir lütufsunuz hepimize.
Bakmayınız sözlerimizin kırık döküklüğüne. Elbette layık değildir hiçbiri sizlere. Siz de haklısınız kendinizce. Ne kadar da meziyetleriniz varmış bilmediğimizce. Hani demişti ya adamın biri geçen gün derste. Kim tutabilir ki sizi bu gidişle.
Yanlış anlaşılmasın sözlerimiz zira yoktur içinde zerrece ima. Hadsizliğimiz zaten ahmaklığımıza en büyük delil. İzansızlığımz yenilir yutulur gibi değil.
Siz yok musunuz siz... Her sözünüz bir hadise, her bakışınız bir olay, her tavrınız bir muamma, her haliniz bir vaka...
Anlaşıldı ki bu hamur daha çok su götütür en iyisi mi burada bir son vermek deli saçması heayanlarımıza...
Ne demişler at binenin kılıç kuşananın, yazı okuyanın... Yazana değil yazdırana bak. Daha da olmadı; "Ali ata bak." 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık