• 13 Ekim 2016, Perşembe 8:55
ErolKonal

Erol Konal

Sonbahar…
 Bir sonbahar yazısı niyetiyle… 
Hazan mevsimine… Renklerin mevsimine… Hasat zamanına…  
Yapraklarından soyunan ağaçlar, dallarından kopan yapraklar. Sürü sürü, çığlık çığlık göçmen kuşlar… 
Günle gecenin birbirinden vakit çalma telaşesi. Yorgun gün batımları, buruk sevdalar, hayal kırıklıkları, bir türlü gelmeyen gemiler, bir görünüp bir kaybolan yıldızlar ve ansızın bastıran yağmurlar…
Gideni tutamamanın, geleni durduramamanın yüzlerde beliren nişaneleri. Elden gidenin ruhlarda bıraktığı tahribat, gelmekte olanın gönüllerde açtığı derin kederin kadere kesilen faturası…
Aslında her yaşın, her mevsimin kendince güzelliği var tıpkı kendince sıkıntıları olduğu gibi. Belki de yaşanan her günü kar saymak en akıllıcası. 
Geçene ağlamaktan, yarında kalana sarılmaktan elde olanı yaşayamamak, asıl dram bu! Hani derler ya, hayat ileriye doğru yaşanır, güzel günler hep henüz yaşanmayanlardır ve umut hep yarınlardadır, diye! Ne kadar doğruysa bir o kadar yanlış!  
Bizim de hakkımız değil mi, gözlerimizi kapatıp birkaç hayal uçuruvermek rüzgârda nazlı nazlı salınan uçurtmanın kuyruğunda? 
Mesela, takılsak bir kuşun kanadına da buralardan çok, çok uzak diyarlara gidiversek kaşla göz arasında!
Ya da bizim de gardıroplarımızdan bir kapı açılıverse gizemli ormanlara, gümrah ırmaklara, uçsuz bucaksız masmavi göklerin gölgelediği yemyeşil çayırlara, tonton dedelerin ve ninelerin şekerlerinin hiç bitmediği pespembe dünyalara. 
Hayal bu ya, hiç ayrılmamışız birbirimizden, hiç kopmamışız sevdiklerimizden, hiç silinmemişiz hatıralardan, hiç eksilmemişiz fotoğraflardan ve hiç bırakmamışız kenetlenen ellerimizi…
Evet, herkes kendi hayatının hem kahramanı hem mağduru, hem anlatanı hem dinleyeni. Hayatımı yazsam roman olur dedikleri belli ki tam tamamına, bu! 
Hayat öylesine geniş bir yelpaze sunuyor ki insanoğluna, içinden istediğini seç kabiliyetin ölçüsünce. Ve sonra da keşke deme bunca seçenek arasından. Bir kez olsun kendin ol? Dur kendi ayaklarının üstünde. Hisset hayatı. Hisset içine çektiğin havayı ve şükret hala yağmurlar yıkıyorken şehri.
Düşen her bir yağmur tanesince umut varken önünde sararan ve ayaklar altında yok olan yapraklara özenmek de neden? Başının üstünden semaları dize getiren onca kuşa benzemek varken yolda kalan, geri dönen, bir kez olsun kanatlarının hakkını vermeyenlere yaranmak da niye? 
Hani sonbahardı yazının konusu? Hani sararan yapraklardan, solan çiçeklerden, durmaksızın yağan yağmurlardan, vıcık vıcık topraklardan, kış demeden yaz demeden evlerinden, yurtlarından, çocukluklarından koparılıp insafsız rüzgârların önüne kattığı insanların gözünden sonbaharın sarıp sarmalayan ne bunaltan ne de sıkan hüzün bulaşığı sevecen yanını anlatacaktın? 
Hani hazan olsa da bahardı adın? Hani hazan vursa da solmazdı yüzün? Hani hazan da bir mevsimdi hepsi gibi? Hani hazan uğramazdı yurduna senin? Hani masallarda kötüler kaybediyordu hep? 
'Hani sevecektin bir ömür boyu?' Hani, 'Acısa da öldürmezdi?' Sahi, 'Derdi nedir bu sonbaharın, neden soldurur hep gülleri?' Ve “Alır gider beni sarı rüzgârlarıyla sonbahar// Gelir anılardan bir davet çocukluğum canlanır// Bir varmış bir yokmuş diye başlardı bütün masallar// Hani nerde o masum ve daha bozulmamış rüyalar//Sedef sedef olur açardı nilüferler// Ve kanatları tülden fildişi kelebekler// Bir martı misali tek başıma uçardım//Hani nerde üstünde uçtuğum mor denizler//Sevgiden saygıdan bir altın kafes ördüm//İnançlarım kilit kilit oldu üstüme//Aşıp bedenimi bendeki beni gördüm//Hani nerde uğrunda azaldığım değerler//Ellerim soğuk şimdi, üşüyor dudaklarım//Göğsüne düştü başım, o çiçekten yılların//
Ey sonbahar…”*
Bak eylül de bitti tıpkı diğer eylüller gibi. Ekimdir şimdi tek yarenin. Kasım gün sayıyor bilesin. Hala yasını mı tutacaksın kararttığın günlerin, gecelerin; yoksa hakkını mı vereceksin yaşadığın günlerin?
*Bir Sezen Aksu şarkısı…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık