• 03 Ocak 2018, Çarşamba 8:47
ErolKonal

Erol Konal

SEVGİ, BARIŞ, UMUT*
 Saatler eskiyen yılı yenisine bağlamaya hazırlanadursun bendeniz tam şu anda ne yazsam derdiyle klavyenin tuşlarına rastgele dokunmaktayım.
İki bin on yediden mi dem vurmalı yoksa iki bin on sekizden bahisler mi açmalı? Eski yıl, yeni yıl mukayeseleri mi yapmalı yoksa kendi muhasebeme mi yoğunlaşmalı?
Sorular, sorular, sorular… Cevapları belli sorularla vakit harcamaktansa hem zamanı daha verimli kullanmak hem bu köşeyi bize tahsis edenlere layık olmak hem de bu satırları okumak zahmetinde bulunacak o, çok değerli ve kıymetli aynı zamanda hürmetli ve bir o kadar da alicenap okurlarımızın vaktini çarçur etmemek adına bu paragrafa bir son vermek en doğrusu sanırım.
Efendim, yukarıda da arz etmeye çalıştığımız gibi yine bir yılın seneyi devriyesindeyiz. Milenyumun üzerinden koskoca on yedi sene geçivermiş. Daha dün gibi dediğinizi duyar gibiyim.-Malum yazarların kulakları biraz delik olur.- Şairin de dediği gibi; “Zaman çabuk çabuk geçiyor Mona //Saat on ikidir söndü lambalar//Uyu da turnalar girsin rüyana,//Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.//Zaman çabuk çabuk geçiyor Mona.”**
Böylesi yazılarda, hatalarıyla sevaplarıyla eski yılı değerlendirmeler, yeni yıldan beklentiler, temenniler olmazsa olmazlardandır. Şimdi bunlara girip durduk yere ne sizin ne de kendimin canını sıkacak, moralini bozacak değilim.
Gidene güle güle, gelene hoş geldin demek içinde fazlasıyla iyimserlik barındırıp bir o kadar da duygudan yoksunmuş gibi dursa da bunu bir çelişkiden çok bir gerçeğin teslimi olarak görmek daha doğru olacaktır, kanısındayım.
Zira zamanın baş döndürücülüğü karşısında özne olmaktan çıkıp nesne konumuna düşen insanoğlunun trajedisinde geçmişin küllerinde oyalanmak, yaşadıklarının muhasebesini tutabilmek pek de kolay görünmüyor. Çünkü sistem kazan kazan üzerine kurulduğundan ve sadece sonuca odaklandığından geride kalan her şey birdenbire değersizleşiyor, önemsiz hale geliveriyor.
Yılın ilk yazısında sizleri çok sıkmamak adına gelecek günlerin size, bize, ülkemize, dünyaya ve insanlığa sevgi, barış ve umut getirmesini canı gönülden temenni ederim.

* Yeni yılda ilk doğan çocuk(lar) özeldir ve haber değeri taşırlar malumunuz. Aldığımız haberlere iki bin on sekizin ilk dakikalarında üçüz bebekleri dünyaya merhaba diyen …… ailesi, bu sevimli bebeklere; Sevgi, Barış, Umut isimlerini verirken dünyanın daha güzel, daha mutlu bir yer olması dileklerini muhabirimiz ve kameralarımız aracılığıyla tüm dünyaya ilettiler.
** Monna Rosa, Sezai Karakoç, Diriliş Yayınları, 18.baskı, sh: 16

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık