• 31 Mayıs 2017, Çarşamba 9:02
ErolKonal

Erol Konal

Ramazan Pidesi
 Sen, çok kırılmışsındır da peki çok da kırdın mı? Sen, sık sık incinmişsindir de peki ara sıra da olsa incittin mi? Senin uğradığın hayal kırıklıklarının haddi hesabı yoktur da ya sen hiç hayal kırıklığına sebep oldun mu?
Nedir sence güven? Sen hiç güven erozyonu diye bir şey duydun mu? Sana da kelimelerin içi boşaltılmış gibi gelmiyor mu? Kuşların kanatları kırılmış, çiçeklerin kokuları alınmış, çayın tadı bozulmuş, toprağın kokusu değişmiş, insanların ruhu çalınmış…
Aslında biliyor musun kalemi her elime aldığımda güzel şeylerden bahsetmek istiyorum. Ama sonra ne oluyor bilmiyorum hep bir karamsarlık hep bir kötümserlik…
Hayat herkese istediğini, istediği vakitte vermiyor! Belki ki dünyanın işleyişi bu şekilde! Belki de ihtiyaç listemizi gözden geçirmemiz gerekiyordur!
Ayarını bir türlü tutturamadık şu mutluluğun. Mayasından mıdır, havasından suyundan mıdır bilinmez bir kıvamını bulamadık. Bir standardını yakalayamadık. Belki de anın hakkını vermektir, mutluluk. Toplanan, saklanan, biriktirilen ve sonradan kullanılmak üzere kilit üstüne kilitlerle muhafaza edilen bir şey değildir, mutluluk. Alınıp satılan değil de acısıyla tatlısıyla, yanlışıyla doğrusuyla, iyisiyle kötüsüyle yaşanılan, yaşanılması gereken ve bunlarla birlikte bir mana kazanan bir şeydir mutluluk.
Aramızda yıllar değil çağlar, asırlar var. Ruhum öylesine yorgun, bedenim öylesine köhne ki. Ayrı dünyalar ifadesi az kalıyor bazen. Neden böyle oluyor, bilemiyorum. Nasıl bir anda bu kadar uzaklık oluşabiliyor, anlayamıyorum. Ve neden söylemek istediklerimle anlattıklarım bir olmuyor, olamıyor; izah etmekte zorlanıyorum.
Şimdi buna kader diyorlar, şans, talih, baht diyorlar, hayat tam olarak böyledir diyorlar. Alışırsın diyorlar…
Hani sevdirmekti dinin emri korkutmak değil. Hani kolaylaştırın diyordu peygamber zorlaştırmayın. Nerde koptu ipler, hatlar nerede kesildi?
Aşk imiş başlangıç. Aşk imiş bitiş. Arası vakit doldurmak mı? Sanmıyorum. Bunca hengâme, bunca şölen, böylesi bir sistem vakit harcamak için fazlasıyla mükemmel.
Adı sanı unutulmuş, soyu sopu kesilmiş, izleri silinmiş, hatıraları yok olmuş onca yazının ve yazıcının kaderini mi paylaşır bu yazı ve yazıcı? Unutulmamak, yok olmamak, ölümsüzlüğü dilemek sahiden bu kadar önemli mi? Önemli ki bunlar yazılıyor, önemli ki bunlar söyleniyor.
Ulaktır aslında bir bebek, tıpkı dedesi, ninesi gibi. Bakmayın siz aradaki yaş farkına. Mesajları aynıdır ikisinin de.
Akıl, akletmedikten sonra olsa ne olmasa ne? Kalp sevmedikten sonra atsa ne atmasa ne?
Ramazan pidesi nerede kaldı, akşam okundu okunacak diye sitayiş de bulunan sevgili okurlarımız hiç endişe duymayınız, zira sıcacık çıtır çıtır pidelerimiz iftar sofralarınızın vazgeçilmezi olmayı sürdürmeye devam edecektir.
Belki de tüm insanların yapamadığını susamlı bir ramazan pidesi başaracaktır, etrafına herkesi toplayarak. Olur mu olur. Olursa ne güzel olur. Olursa ne güzel olur, değil mi efendim?
Olursa ne güzel olur, ne iyi olur…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık