• 04 Eylül 2014, Perşembe 9:41
ErolKonal

Erol Konal

Nerede Duruyorsunuz?
 Sanırım işlerini en ciddi olarak yapanlar komedyenler. Bir gösterisinde, insan altından kalkabileceği bir hayatı yaşamalı diyordu Cem YILMAZ. İster altından kalkabileceğimiz bir hayat ister hesabını verebileceğimiz içimize sinen bir yaşam sürmek, adını her ne olursa olsun yeter ki onurlu ve bizim olsun.
Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil. Kellim kellim la yenfa!(Konuş konuş ne fayda!) Hatasız bir hayat mı yoksa yapılan hatalardan gerekli dersleri çıkararak hayat merdiveni tırmanmak mı? 
Aklın yolu birdi, bir zamanlar. İyiyle kötü henüz birbirine karıştırılmamış, doğruyla yanlış yer değiştirmemiş, güzelle çirkinin tanımları sözlüklerden ve gönüllerden silinmemişti. Her kafadan bir sesin çıkmadığı, her gönülden ayrı bir feryadın yükselmediği demlerdi. Ne kimsenin birbirini durduk yere rahatsız ettiği ne kimsenin hakkı olandan fazlasına tamah ettiği ne de saygının sevginin yerinde yellerin esmediği çok ama çok uzak olmayan zamanlar yaşanmıştı bu topraklarda.   
Kaderci olmakla suçlanan doğulu toplumlarla-ki bu gruba ülkemiz de dâhildir- araya mesafe koymaya çalışanların karşılaştıkları her sorunda suçu sisteme yıkmaya çalışmaları arasında bir fark görebilen, beri gelsin. Sistemleri günah keçisi ilan edenlerin kendilerine bahşedilen cüz'i/kısıtlı iradeye, her sıkıştıklarında arkalarını dönmeleri ne kadar da acınası bir durum. 
Türedi bir neslin kalıcı eserlere imza atmasını beklemek de bizim gibi safdillerin züğürt tesellisi olur ancak. Araçları amaç edinenlerden gelecek adına bir şeyler murat etmek oğlunu şehre gönderen annenin umudunu toprağa gömmesini anlamamak olur ki bu da zaten içinde bulunduğumuz açmazın en somut göstergesidir. Bari Anadolu insanının irfanını koruyabilseydik!
Pervasızlığın geçer akçe, aymazlığın payelerin en muteberi, vurdumduymazlığın erdem, ikiyüzlülüğün baş tacı, yalanın dolanın normal, dürüstlüğün, faziletin kerizlik/enayilik(!) addedildiği bir 21. Yüzyıla siz hala modern zamanlar diyin; bence M.Ö 21.yüzyıl ilkelliğinde(!) bile bu kadar barbarlığa şahit olamazdınız. 
Karakter sergileyebilecek liyakattekilerin hain ilan edildiği, elinden az buçuk iş gelenlerin yaptıklarına yapacaklarına pişman edildiği bir düzende hala insani değerlerden, hala evrensel kaidelerden bahsetmek sizce de komik durmuyor mu? Ne zamandır 'üç maymun' en sevdiğimiz oyunlardan biri oldu? 
Nerede durduğumuz kadar kimlerin yanında durduğumuz da önemlidir, zannımca. Her kareye girmek, her köşeden çıkmak marifet olmasa gerek. Temel soru(n) gerçekten ne yapmak istiyoruz? Esas olan hangisi? Kim olduğumuz mu kimlerden sayıldığımız mı? Irkımız, rengimiz, cinsiyetimiz, inancımız kadar mıyız; yoksa bilgimiz, yeteneklerimiz, donanımlarımız kadar mı? Bundan sonrası edebiyattır, felsefedir, laf ü güzaftır.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık