• 10 Mayıs 2017, Çarşamba 9:48
ErolKonal

Erol Konal

NE İNCİTEN OL NE İNCİNEN…
 “Kâh çıkarım gökyüzüne seyrederim âlemi
Kâh inerim yeryüzüne seyreder âlem beni”*
Gündemden alakasız, çoğunluktan uzak, hiç kimseyi ilgilendirmeyen, hiçbir sorunu çözmeyen, herhangi bir yaraya merhem olmayan birkaç cümle kurayım, istedim bugün. 
İçinde gündelik hayatın koşuşturması olmasın. Aktüalitenin baş döndürücülüğü bulunmasın. Hızdan ve kapitalden dem vurmasın. Spordan ve siyasetten söz açmasın. 
Şafaktaki gün doğumundan ufuktaki gün batımına değin gökyüzünün renklerinden bahsetsin. Bulutların kâh toplanıp kâh dağılmasından, kuşların kâh bir boşluktan süzülmesinden kâh kanat çırpıp havalanmasından söz açsın. Sonra evlerin pencerelerinden gelip geçenleri seyredenlerin yüzlerindeki soru işaretlerinden dem vursun. 
Okullarda toplanan öğrencilerin neşeli cıvıltılarını, caddelerden taşan insanların hengâmesini, dolmuşlarda, servislerde işlerine yetişmeye çalışan işçilerin serencamını anlatıversin. Pazar yerlerini, parkları, sahil boylarını dolduran kalabalığın gürültüsünü, coşkusunu, serüvenini taşısın cümlelere. 
Ağaçların hışırtısını, çiçeklerinin kokusunu, kuşların cıvıltısını, yağmurun şırıltısını taşısın yüreklere. Bazen meltem olsun okşasın yanakları, bazen poyraz olsun dağıtsın saçları. Kimi zaman karayele dönsün sallasın ağaçları, kimi zaman keşişleme olsun savursun tozları. 
Bir ses olsun nicedir duyulmadık telefonun diğer ucundan, bir haber olsun çoktandır yolu gözlenen. En çok da umut olsun peşine düşülen. 
Güzel bir söz olsun, okundukça ve duyuldukça tebessüm ettiren. Tatlı bir nağme olsun dinlendikçe ve terennüm edildikçe gülümseten. Bir bakış olsun, dertleri, kederleri alıp götüren.
X'ler, y'ler kadar kelimeler, cümleler de olsun. Testler, quizler, denemeler kadar, romanlar, şiirler, voleybollar da olsun. Hep sen, ben, o değil, biz olsun. Sadece birinci, ikinci, üçüncü değil, dördüncü, beşinci, altıncı da olsun. 
İyilik, güzellik, doğruluk salt niyet olmaktan fazlası olsun. Kötülüğe, çirkinliğe, yanlışlığa karşı takınılacak tavır temenni olarak kalmasın.  
Saygı, sevgi, anlayış, hoşgörü arttıkça artsın; kabalık, nefret, tahammülsüzlük azaldıkça azalsın. 
İnsanlar arası münasebetler, bir bardak çay kadar sıcacık, bir fincan kahve gibi hatırlı, bir yağmur tanesince yumuşacık, bir serçe kalbi gibi titrek olsun.  
Söylenenler ne çok uzun ne çok kısa olsun. Ne çok girift ne çok sade olsun. Eskilerin tabiriyle, efradını cami ağyarını mani kıvamında olsun. Hem kuşatıcı hem kucaklayıcı, hem rahatlatıcı hem dinlendirici olsun sohbetler. 
Ne olursa olsun bizden olsun, bizden bahsetsin, biz koksun, biz damlasın, biz görünsün…
*Aşık Nesimi 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık