• 07 Kasım 2013, Perşembe 9:35
ErolKonal

Erol Konal

Masum Değiliz…
 Emperyalizm. 
Emperyalist. 
Ben. Sen. O. 
Bunlar. Şunlar. Onlar. 
Diğerleri. Ötekiler. Vesaire.
“İzmler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir.” diyen Cemil MERİÇ'e bir virgül koyup; Ziya PAŞA'nın “İdrak-i maali bu küçük akla gerekmez//Zira bu terazi bu kadar sikleti çekmez” zihniyetiyle pek de uzağa gidemediğimiz ortada.  
Nedense yine romantik tarafım kabardı ve kendimi Namık KEMAL gibi mazinin şanlı sayfalarında teselli ararken buldum. Hiç boşuna heveslenmeyin 'Hürriyet Kasidesi'nden dem vuracak değilim. Hele hele o; 'Memleket bitti yine bitmedi hâlâ sen ben' Murabba'sına hiç girecek değilim. 
Kısaca kendine ait olmayanı-hunharca-sömüren manasına kullanageldiğimiz emperyalist kavramını birazcık deşelemektir muradımız. Madem ağzı olan konuşuyor ve üç bin karakteri bir şekilde dolduracağız haydi öyleyse buyurunuz eğlenceye. 
Amerika'yı yeniden sömürmenin-pardon-keşfetmenin gereği yok. Zira o yeterince bizi keşfediyor, zaten. Burada bir parantez de kendime açıp neden böylesi ciddi konularda bir türlü gereken hassasiyeti gösteremeyip tarafsız kalamıyorum. Parantez parantezi açıyor, kim tarafsız ki? Bu şeytanın da hiç mi işi gücü yok durmadan benimle uğraşıyor. Bakar mısınız sevgili seyirciler kendime biçtiğim payeye.  Buna egosantrizmin alası denmez de ne denir?
Ne diyorduk? Ciddiyet efendim, ciddiyet. Duralım bir dakika ve dünyanın etrafımızda dönmediğini idrak ettikten sonra en yakınımızdan başlayarak kaç kişinin duygularını sömürdüğümüzü şöyle bir hesaplayıverelim. Dıtttttttttt!!! Süre bitti. Ne kadar da çokmuş değil mi efendim, ne kadar da çok! 
Durduk yere edilgen olmanın manası ne? Öyle kolay lokma olmadığımızı cümle âleme haykıralım. Çoktandır istimlak edilmiş düşüncelerimizle hamaset kokulu fanteziler peşinde koşup duralım. Çatlarsak da bizi doğuran kısrak utansın! Neticede biz elimizden geleni yaptık! Vicdanımız hiç bu kadar temiz olmamıştı! İlk taş muhabbetine girmiyorum; zira emtia piyasasında bu sıralar tek taş açık ara önde.(Allah'ım günün birinde bendeniz de içinde ironi barındırmayan ve okuyanlarca anlaşılabilecek bir yazı kaleme alabilecek miyim?)
Atı alan Üsküdar'ı geçti. Biz hala bedenimi alabilirsin ruhumu asla zırvalarıyla kendimizi avutalım. Efendi, efendi bunlar adamın teninden ruhunu alırlar da ruhun duymaz!!
Ülkeleri acımasızca yağmalayan, talan eden emperyalistler mi daha vahşi, acımasız, duygusuz, bencil; yoksa ebeveynlerini sömüren çocuklar, çocuklarını atlarla özdeşleştiren aileler, arkadaşlarını kendileri için basamak olarak kullanan arkadaş müsveddeleri,  sevmeyi, sevilmeyi tensel hazlara indirgeyen âşık bozuntuları mı? Üç nokta…
… Boşluğu istediğiniz kadar doldurabilirsiniz, malum bizim yerimiz dar gönlümüz geniş olsa da. 
Kendi duygu ve düşüncelerimizi nasıl doğradığımız kısmına hiç mi hiç girmiyorum zira içinden çıkılacak gibi görünmüyor. İlginç olan bunca kıyımı, aforoz edilmeyi, dışlanmayı, haksızlığı adiyattan sayıp tepkisiz kalabilmeyi başarabilmemiz. 
Emperyalistim. Emperyalistsin. Emperyalist. Emperyalistiz. Emperyalistsiniz. Emperyalistler. Nedense kelime başına ücret alan Alexandre Dumas' ı hatırladım birden! Kulağım çınlamıyor da değil hani!
Son tahlilde narsisizmin doruklarında, egoizmin çukurlarında, şovenizmin koridorlarında ömür tükettikçe emperyalizme alkış tutarız da ellerimizin acımasıyla kalırız, vesselam. Meraklısına not: 'Acısa da Öldürmez' demeyin, süründürür, efendim süründürür… 
Güzel günler! Mutlaka. Ümitvarız hiç olmadığımız kadar…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık