• 05 Nisan 2017, Çarşamba 8:56
ErolKonal

Erol Konal

KELİMELER VADİSİ
 “Kuşlara benzer kelimeler, odana dolarlar
bir akşam. Nereden gelirler bilinmez.
Kah çığlık çığlığadırlar, kah sesleri işitilmez.
Çiçeğe benzer kelimeler, turuncu, erguvan, beyaz.
Bir rüzgâr sürükler hepsini. Bulutlara güven olmaz.”*

Melali bilmeyen bir nesil geliyor, müjde!
Hüzne yabancı, eleme el, kedere uzak bir nesil büyüyor, aman!
Kelimelerin büyüsüne meftun, anlamına bigâne bir nesil yetişiyor, yuppi!
Süslü cümlelere vurgun, girift anlamlara yorgun bir nesil çoğalıyor, oley!
Kısa tümcelerde yorulan, eksik tümcelerde kaybolan, uzun cümleler kuramayan bir nesil alarm veriyor, dikkat!
Aşınıyor kelimeler vadisi. Düşüyor teker teker harfler sözcüklerden. Sökülüyor sesleri kelimelerin. Ağızları kapalı kelimelerin, elleri kelepçeli. Dilleri mühürlü kelimelerin, ayakları prangalı. Anlamları eksik kelimelerin, manaları yanlış.
Gerçek anlamlar değil yan ve mecaz anlamlar revaçta çoktandır. Uzunu değil kısası makbul şimdilerde paragrafların. Bakmayın siz sınavlarda uzun paragraflardan şikâyetçi olanlara.
Eksiliyor sözlükler kalınlaşsa da. Sıradanlaşıyor vurgusunu yitirdikçe manalar. Sığlaştıkça cümleler kıyılara vuruyor öznesini yitirmiş yüklemler. Özneler firari, özneler kaçak, özneler sözde. Bir edilgenliktir almış başını gidiyor. Hızla artıyor faili meçhul cümleler!
Yerini yadırgıyor sıfatlar, yerini yadsıyor zarflar. Bağlaçlar unutmuş görevlerini edatlar terk etmiş cümleleri. Eylemsiler isyanda fiiller iş yoğunluğundan tükenmiş.
Ne niteleyen memnun ne nitelenen. Ne işaret eden mutlu ne işaret olunan. Belirsizliği arttıkça isimlerin fiyakaları yükseliyor! Sorular cevapları buldurtmaya yönelik değil kaç zamandır!
Kuralsızlığın kural olmasından devrik cümleler bile şikâyetçi. Hükmü kesinleşmemiş yan cümleciklerin hali içler acısı. Aradığınız bağlı cümlelere ulaşılamıyor. Viyadükler bile birleştiremiyor bazı cümleleri!
İmla kuralları tedavülden kalktı, noktalama işaretleri sizlere ömür! Hani uzaylılar işgal edecekti dünyayı emojiler değil! Hani söz uçar yazı kalır, son gülen iyi gülerdi?
Hani organik tarım, sağlıklı yaşam, bitkisel ilaçlar idi trend, akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayarlar değil? Hani sakla samanı gelir zamanı nerede?
Hani ben, sen, o tekil; biz, siz, onlar çoğuldu?
Irmağa karışırken kelimeler vadisinin yankısı, nehrin çağıltısını yutuyor tuzlu denizler.
Bir döngüdür madem suyun buharlaşıp yükselerek yağmur bulutlarını oluşturması, sonra da ağırlaşarak damla damla yağmura dönüşerek döngüyü tamamlaması.
Seslerin harflere, harflerin kelimelere dönüşerek tekrar be tekrar cümleler, mısralar kurarak dağlarda, vadilerde, ovalarda yankılanarak yeniden ve yeniden ses olup harflere dönüştüğü ses-harf-kelime döngüsünden nasiplenebilenlere ne mutlu!
Kelimelere iyi davranın, çünkü gün gelecek hikâyenizi onlar anlatacak…
* Cemil Meriç, Bu Ülke, İletişim yayınları, 51. Bas., sh:260

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık