• 14 Aralık 2013, Cumartesi 12:28
ErolKonal

Erol Konal

Kar Düşünceleri
Her şeyden önce bu bir kar yazısıdır. Öncesinde 'ağıt' olarak tasarlanmış, devamında 'koçaklama'ya dönüşememiş, ortasında 'taşlama'ya selam çakmış,  'güzelleme'yle nihayetlenmiştir.
Nasıl çiçek dalında güzel, kasımda aşk başkaysa kış da beyaz örtüsüne büründüğünde kıştır. Mevsim dediğin dört ayağı üstüne düşecek ki kıymeti olsun değil mi efendim? Ahh bir de ev kaloriferli olmayıp da kuzineli olaydı bak sen kestanenin kokusuyla çayın buğusu birbirine karıştığında ortaya çıkan ambiyansa. 
Karın da lapa lapa yağanı makbul. En azından küçükken dağarcığımıza bu şekliyle yer edivermiş. Eğitim sistemimizin pembe yanlarından biri daha! Hazır çocukluğumuza kadar inmişken kar ve tatil olgusunun çocuklar(özellikle de öğrenciler) üzerindeki psikolojik ve sosyolojik metaforlarını sahanın uzmanlarına havale etmekte fayda görüyoruz. Zira bu mahalde sarf-ı nazar etmek kar lastiksiz ve zincirsiz trafiğe çıkıp ortalığı panayıra çeviren fakir ama gururlu sürücülerin durumuna düşmek olur ki Allah korusun. 
Gerek ülkemizin coğrafi yapısından kaynaklı çetin şartlar, gerek niteliksiz ve kimliksiz şehirleşme, gerekse de kurallara uymamayı şiar edinmiş insanlarımızın zincirleme reaksiyonundan bir kartopunun çığa dönüşmesinin ağır faturasını yıllardır ödedik, anlaşılan ödemeye de devam edeceğiz. Her türlü tabiat harikasından tabii bir afet çıkarmayı başarabilen güzel ülkemin canım insanlarının sergiledikleri bu dram, modern bir ağıt değil de nedir? 
En yakınınızdaki bir Türkçe sözlüğü açtığınızda içinde hamaset barındıran onlarca kelime bulabilirsiniz. Bunca kelimenin nüanslarından oluşmuş bin bir mana da göstermektedir ki iftihar tablomuz aferinlerle, yıldızlı pekiyilerle dolu. Göğsümüz kabarmıyor da değil hani. Ama ne zaman şu kahramanlık hamağından inip de alnımız ak, başımız dik bir şekilde herhangi bir kar meydan savaşını galibiyetle perçinleyeceğiz, muamma. Çığın fendi çağın karizmasını çoktandır çizmekte. 
İmdi geldik zurnanın zırt dediği yere. Eleştirmek mi al sana rasyonel sayılar. Problemler mi dediniz ne güne duruyor, doğal sayılar. Hatalar, yanlışlar, eksiklikler, işte reel sayılar. Çare mi, çözüm mü muradınız yetişsin hemen x ile y. Daha da kaşınmayın geliyor bak karmaşık sayılar!
Kar üzerine bu kaçıncı yazı bilemiyorum. Günceli takip etmek her ne kadar köşe sahiplerinin bir görevi gibi addedilse de bu satırların karalayıcısının o taraklarda bezi olmadığını az çok gazeteyi takip edenler bilirler. Zira aktüel yazmanın eksisi artısından oldukça fazla malum. Hatta yazı çıktığında çoktan bahar bile gelmiş olabilir!
Şöyle ağız tadıyla bir kardan adam yapıp burnuna havuç takamadan beyaz kraliçenin aramızdan ayrılmasına müsaade etmeyelim. İyi ki yağdın kar. İyi ki yağdın ve bize çocukluğumuzu geri verdin. Teşekkürler, teşekkürler…
Karacaoğlan varken bize mi düşer güzelleme söylemek. “İncecikten bir kar yağar/Tozar Elif Elif diye/Deli gönül abdal olmuş/Gezer Elif Elif diye” 
Ve “Allah'tan daha güzel boyası olan kim?” Bakara 138

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık