• 12 Temmuz 2017, Çarşamba 9:12
ErolKonal

Erol Konal

Kaç(m)ak
 “Şüphe “başlangıç”tır, karar “nihayet”
Zamanı zamana etme şikayet
Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet
Beraber kaçalım tut ellerimden.”*


Kaçmak. Uzaklara kaçmak kendinden. Terk etmek herkesi ve her şeyi. Mesafeler koyabilmek kendinle arana. Sırtını dönebilmek dünyaya. Arkanda bırakabilmek gölgeni.
Asri zamanların laneti bencilliğin önlenemez yükselişi, sanırım. Dünyanın merkezinde görmesi insanın kendisini. Yenilmez ve ölümsüz sanması! Bütün tanımlamaları bu merkeze göre yapması.
Aradığı ne insanoğlunun? Neyi elde edince bitecek bu kavgası? Mümkün mü ruhun dinginliği? Yakın mı ufukta dünya barışı? Hatırlar mı insanlar bir zamanlar kardeş olduğunu?
Soyunmak mümkün mü bütün rütbelerden? Vazgeçebilir mi tüm statülerinden insan? Gönül rahatlığıyla canı cehenneme diyebilir mi bütün iltifatların? İhtiraslarına kelepçe, dürtülerine pranga, heveslerine gem vurabilir mi?
Çarmıha germek kolayken başkalarını, taşa tutabilir mi kendini de objektif kriterler önünde?
Boyumuzu aşan sularda boğulduğumuzu kabullenmek gururumuzu mu incitir, kibrimizi mi gölgeler? Değiliz işte büyük adamlar? Etrafımızda da dönmüyor dünya? Daha dünkü çocuklar bile dinlemezken bizi koca koca adamlar mı dinlesin? Bir yaprak, bir dalganın köpüğü, bir yağmur damlası ne kadar önemliyse biz de ancak o kadarız! Belki o bile değil!
Duymak istemediğimiz cevapları daha ne kadar görmezden geleceğiz? Biz katlettik işte doğayı. Biz öldürdük işte insanlığı! Biz mahvettik işte her şeyi. Şimdi de bir köşeye çekilmiş günah keçisi icat etmekle meşgulüz!
Ayrı pazılların parçalarıyız biz, anlasana! Sevmek her zaman çift kişilik bir eylem olmuştur.-Platonikler alınmasınlar, lütfen!- Huzur aranılırken değil yaşanılırken kıymetli ve değerli olandır. Akvaryumdaki balıklarla aramızdaki yedi fark sayabilecekler el kaldırsınlar, lütfen!
Güneşin sararttığı, rüzgârların savurduğu, suların sürüklediği, ayaklar altında ezilen yapraklarla aynı kaderi paylaşıyorken… Yaşamımızı rasyonalite değil tesadüfler belirliyorken… Yarın için değil, an için durup dinlenmeden koşuşturuyorken… Beğeniler, tıklanmalar, takipçi sayılarıyla yatıp kalkıyorken…
Ne zamanki alınır satılır oldu düşüncelerimiz? Ne zamandır kiralanır oldu duygularımız? Ne zamandır yok pahasına vaz geçer olduk değerlerimizden?
Niye yazıyorsun öyleyse? Kendime olan saygımdan cancağızım, kendime olan saygımdan. Ki insanlara olan saygımı yitireli hayli zaman oluyor! Bunu söylerken genellemelerle ilgili aforizmayı göz önünde bulundurduğumu hatırlatmak isterim!
Madem insanlardan umudu kestin niye yayınlıyorsun ki diyenlere cevap olarak, hangi yazı bir okurun huzuruna çıkmak için yazılmamıştır ki yeterli olur, sanırım.
Hz. Ömer'in dediği gibi diyorum ben de kendi kaderimden yine kendi kaderime kaçıyorum…
* Tut Ellerimden, Abdurrahim Karakoç…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık