• 23 Temmuz 2014, Çarşamba 9:29
ErolKonal

Erol Konal

Hangi Yunus Emre?
 Hani meşhur bir yanlış hikâye vardır ya; “Biri Hoca’nın önüne geçmiş demiş ki: ‘Hocam, senin anlattığın bir hikâye vardı. Orada Hazreti İsa’nın sopasıyla ortadan ikiye ayırdığı derenin adı neydi?’ demiş. Hoca demiş ki: ‘Ee, be evladım, neresini düzelteyim? Bir kere İsa değil Musa, sopa değil asa, dere değil Kızıldeniz.’”
16 Temmuz 2014 tarihinde Yeşilgiresun gazetesinde yayımlanan “Tasavvuf” başlıklı yazıyı okuyunca yukarıdaki hikâyeyi hatırlayıverdim birden.
“Tasavvuf ozanlarının tamamı sevip de kavuşamayan adamlar olarak bilinir.”* diye başlıyor yazı. Burada anahtar kelime tasavvuf. Çünkü yazı bu kelime ve bu kelimeyle özdeşleşmiş mutasavvıf Yunus Emre üzerinden yüremeye çalışıyor! Yanlış anlaşılmalara mahal vermemek adına tasavvuf** ve mutasavvıf*** kelimelerini doğru imlemekte fayda var.
“İslamiyet’in temel ilkelerine dayanarak nefsi arıtıp(kötülüklerden) ahlakı güzelleştirerek dini yaşama ve bu yolla Allah’a ulaşma düşüncesine tasavvuf denir.”1 
Tasavvuf, “12. yüzyılda Ahmet Yesevi ile başlamıştır. Anadolu’daki ilk ve en büyük şairi Yunus Emre’dir. 19. Yüzyıla kadar çeşitli tarikatlarda devam etmiştir.” 2
Tasavvufu az çok izah ettikten sonra ozan-mutasavvıf farkını da yerli yerine koyalım ki malum yazının savunduğu sevip de kavuşamayanlar temi ile Yunus Emre’nin uzaktan yakından bir bağının olmadığını netliğe kavuşturabilelim. (Ayrıca sevip de kavuşamama daha doğrusu vuslat yerine acı çekmeye talip olma isteği biz de daha çok Divan edebiyatı diye adlandırılan  ekolde görülür ki onun da buraya sığmayacak kadar kendince geçerli sebepleri vardır.)
“Yunus Emre, büyük bir mutasavvıf halk şairidir. Fakat o, tarzı, bilgisi, kültürü, dilinin inceliği ile bariz şekilde ‘ozan’, ‘saz şairi’, ‘aşık’ denilen ve şiirlerini saz refakatinde söyleyen halk şairlerinden ayrılır.”3
“Oğuz şivesiyle Anadolu Türk edebiyatının kurucusu, tekke, divan ve halk edebiyatlarının hepsine ilham veren öncüsü ve 700 yıldan beri belki en büyük şairimiz olan Yunus Emre…”4
            Bildiğimiz anlamda elinde kopuzu, sazı ya da bağlamasıyla kasaba kasaba dolaşıp, kışın güzlekte, yazın yaylada gündelik hayatın hengamesinde gönül eğlendiren bir ozan/aşık değildir, Yunus Emre. O, Tanpınar’ın deyimiyle; “..Pek az şair Yunus kadar isimsizin biraz ötesinde yaşamıştır.  O, hüviyeti kolayca nüfus kâğıdına sığmayanlardandır. Dün, hakkında, adından, şeyhinin adından, doğduğu söylenilen yerlerden, birkaç muasırından başka bir şey bilmiyorduk. Bugün ise elimizde Fuad Köprülü’nün (Özellikle Yunus Emre’deki tasavvufi düşünceyi derinlemesine anlayabilmek için Fuad Köprülü’nün  Diyanet etiketiyle yayınlanan ‘Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar’ adlı kitabının 183 ile 357. Sayfaları arası itina ile okunmalıdır.) çalışmalarından başlayarak bize bir yığın çok sarih bilgi veren çeşitli metotlarla yazılmış bir kütüphane dolusu araştırma ve tahlil var…”5 İfadeleriyle makes bulmuş devasa bir kamet…
 “..hususiyle Yunus Emre, Anadolu sahasında halk diliyle, halka islam dinini bütün kurallarıyla anlatan Tekke edebiyatının en büyük şairidir. Orta Asya’da Ahmet Yesevi ile başlayan Türk tasavvuf şiiri, Türkistan, Horasan ve Anadolu’da en üstün seviyeye   Yunus Emre’yle gelmiştir.”6 Cümlelerinden anlaşıldığı üzere yeni bir medeniyetin kurucusu…
“… verilen örnekler ve yapılan açıklamalar gösteriyor ki Yunus’a göre insan hayatının geçiciliği, ezel ile ebed arasında yapılan seyahatle ilgilidir… Dünyaya gelmekten maksat insanın kendisini ve Tanrı’yı bilmesidir. …”7 Hükmünden hareketle hakikati arayan bir zaman yolcusu…
Ve son olarak “ tasavvuf şiiri, arifin dili veya şatahat dediğimiz durum, bu anlamda, Kur’an-ı Kerim’in batıni yorumu olarak görülebilir. Niyazi-i Mısri’nin, Yunus Emre’nin, Mevlana’nın şirleri bir kuran tercümesi olarak okunabilir…”8 Noktasında edebi bir müfessir…
Bütün bunların ışığında nasıl olur da; Anadolu'da, sevip de gavuşamayan heriflerin başında Yunus Emre gelir. Zaten başımıza bu işleri taa 13. yüzyıldan açan da O'dur.
Şeyhi, Taptuk Emre'nin biricik kızı Balım Kız'a sevdalanır Yunus. Kavuşmak gibi bi derdi yoktur. Sonradan;
-''Ben aslında Hak'ka aşığım'' numarasına yatıp, insanlık tarihinin en görkemli şiirlerini yazsa da yemeyiz tabi.”  sözlerin muhatabı olabilir? El insaf! İçinde bulunduğumuz şu mübarek günlerin hatırına, yoğrulduğumuz ahlak hürmetine ve bize öğretilen bilimsel etik adına el insaf!
UNECCO’nun, 1990 yılını Yunus Emre yılı ilan ederken; ‘..sevip de gavuşamayan herif’, ‘-''Ben aslında Hak'ka aşığım'' numarasına yatıp’, ‘yemeyiz tabi’ gibi ifadeleri baz almadığı malum. Böylesi bir üslubun Yunus gibi kırk yıl boyunca dergâha tek bir eğri odun dahi taşımamaya özen gösteren birine karşı kullanılması ise tek kelimeyle büyük talihsizlik!
Tanrıyı övmek, ona yalvarmak için yazılan şiirlere ilahi denir.9
“Aşkın aldı benden beni// Bana seni gerek seni//Ben yanarım dün ü günü// bana seni gerek seni”10 Diye başlayan bir ilahinin nakaratı olarak tekrarlanan ve ilahinin temasını teşkil eden, ‘bana seni gerek seni’ mısraının, malum yazıda aldığı manaya bakalım şimdi de:
….''Bana seni gerek seni'' dediği elbette Balım Kız'dır.
Edep Ya Hu…
Aşağıdaki parçayı dikkatle okuyunuz. Aşağıdaki iki soruya bu parçaya göre cevap veriniz. 11
 
Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç huri
İsteyene ver onları
Bana seni gerek seni
 
37.Yunus Emre bu parçada kime seslenmektedir?
A)    Mutasavvuflara B) Tanrıya  C) Şeriata bağlı kimselere D) Peygambere E) Padişaha
 
38.“Cennet cennet” deyip duranlar kimlerdir?
A)    Müslümanlar B) Hıristiyanlar C) Kaba sofular D) Museviler E) Sevap işleyenler
 
 
Sonuç olarak Yunus Emre ne nefs atına binip köşe bucak ima edildiği(!) gibi mecazi sevdalar peşinde ömrünü heder etmiş ne de hayatıyla, eserleriyle, düşünceleri ve ilham kaynağı olduklarıyla kendisinden “herif” lafzıyla tenzil- i rütbeye maruz bırakılabilecek tarihi ve edebi bir şahsiyettir. Bilakis Türk edebiyatının ve Türklüğün iftiharla yâd etmesi ve hiçbir zaman unutmaması gereken yegâne sanatçılarımızdan biridir. Özellikle de bütün değerlerin yozlaştığı günümüzde, sevginin ve saygının terk- i diyar eylediği dünyamızda, her şeyin maddeleştiği ve herkesin bencilleştiği bir çağda, Yunus’un ve onun dâhil olduğu geleneğin sonsuz hoşgörüsüne, sınır tanımayan sevgisine ve ayrım gözetmeyen insanlığına duyulan ihtiyaca bu gün su gibi ekmek gibi hasretken gelin hep beraber yeniden ve yeniden onu doğru olarak tanıyıp, kültürlerin ve medeniyetlerin beşiği olan Anadolu’dan bir kez daha tüm dünyaya sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü yayalım.
Şimdiden yaklaşmakta olan Ramazan Bayramınızı tebrik eder; bu bayramın tüm insanlığa barış ve huzur getirmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim.
 
* Koyu italik bölümler ‘Tasavvuf’ adlı metne aittir.
**Tanrı’nın niteliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliği anlayışıyla açıklayan dini ve felsefi akım.2 Kur’an’da önerilen ve peygamberin hayatında uygulamaları görülen hayat tarzını yaşama gayreti, islam gizemciliği. Türkçe Sözlük, TDK yay
***Tasavvuf inançlarını benimseyerek kendini Tanrı’ya adamış kimse, islam gizemcisi, sufi. Türkçe Sözlük, TDK yay
1 Lise 10. Sınflar için hazırlanam Türk Edebiyatı ders kitabından, Çözüm yay.,sh:294
2 Lys Edebiyat, Güvender yay. , sh: 135
3 Yunus Emre/Güldeste, Kültür Bakanlığı yay., sh:27
4 Ahmet Kabaklı, Türk Edebiyatı, II.cilt, sh: 312
5 Ahmet Hamdi Tanpınar, Edebiyat Üzerine Makaleler, Dergah Yay. 4. Baskı, sh: 133
6  Türk Dili, Türk Şiiri Özel Sayısı III, sayı 445-450, sh:257-258
7 Mehmet Kaplan, Türk Edebiyatı Üzerinde Araştırmalar- 1, Dergah Yay., 3. Baskı, sh:169
8 Hayatın Satır Araları, Mahmud Erol Kılıç, Sufi Kitap, sh:42
9 Örneklerle Türk Şiir Bilgisi, Cem Dilçin, TDK yay. 9.baskı, sh:343-344
10 Yunus Emre/Güldeste, Kültür Bakanlığı yay., sh:44-45
11 Konularına Göre Düzenlenmiş 42 Yılın(1966-2007) ÜSS-ÖYS-ÖSS) Soruları ve Tam Çözümleri, A Yayınları, baskı; Eylül 2007,sh:670

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık