• 05 Eylül 2018, Çarşamba 9:18
ErolKonal

Erol Konal

Eylül
 “…
Eylülde gel eylülde okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim gireyim koluna
Görenler dönmüş hem de mutlu diyecekler
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi
Yaprak dökecekler”*

“Eylül'ün sarı saçları
Ekim'in inatçı hüznü
Kasım yağmurlarında
Öptüm mahzun yüzünü
…”**

Aylardan eylül, günlerden pazar, vakitlerden öğle öncesi. Dışarıda masmavi bulutsuz bir gök ve çarşaf gibi tertemiz bir deniz. Bense yazı masasının başında…
Kaç eylül geçmişti hayatımdan, kaç eylül yaşamıştım, en önemlisi kaç eylül daha görecektim?
Eylül, Mehmet Rauf'un tabiriyle; '… hüzün ve matem ayı…'mıydı gerçekten de? Yazara ister katılalım ister katılmayalım şurası bir gerçek ki yaz bitti ve günler sonbahara(hazana) döndü yüzünü. Artık buradaki mecazı yahut metaforu sizlerin engin tahayyül ve tasavvuruna bırakıyorum.
Eylülü, çocukluğumun akşamlarından, yaklaşmakta olan okul için küçük ablamla kitap ve defterlerimi rengârenk kaplıklarla kaplarken buluyorum her defasında yanmakta olan ocak başının kenarında.
Şimdiki x, y, z kuşakları pek bilmezler kitapların ve defterlerin özenle kaplanıp, bir güzel etiketlendikten sonra okul çantalarına yerleştirilerek, okulun açılmasının dört gözle beklenilmesini. Zaten akıl almaz bir hızla değişen dünyada kimin umurundaki defterlerin kaplanıp kaplanmadığı!
Aslında Cumhuriyet parkındaki tenis kortundan hareketle 'Üç Maymun' konulu bir yazmayı planlıyordum ki kendimi bu yazıyı yazarken buldum girizgâhta da belirttiğim gibi.
Tekrara düşmek istemem. Ancak hayat bazen o kadar çok kontrolünüzden çıkabiliyor ki kendinizi hiç ummadığınız yerlerde bulabiliyorsunuz. Hep söylendiği gibi hayat acı ve tatlı sürprizlerle dolu.
Her şeyi kadere yüklemek, bütün ihaleyi irademizi hiçe sayarak daha büyük, daha kutsal, daha mistik bir kuvvete yahut varlığa bağlamak elbette bir yöntem olabilir! Ancak tercihlerimizin bizi biz yaptığı gerçeğini nereye koyacağız? Seçimlerimizin sorumluluğunu almak olgunluğunu hangi vakte kadar erteleyeceğiz? İşimize geldiğinde deve, işimize gelmediğinde kuş taklidi yapmayı daha ne kadar sürdüreceğiz?
Bir oyun ve gölgeden ibaretmiş mademki dünya! Bir varmış, bir yokmuş kadarmış mademki dünya! Bir göz açıp kapamak kadarmış mademki dünya! Bir nefes alıp vermek kadarmış mademki dünya!
Sanırım makbul olan yorumun kısası! Bir de şiirseli tabii! Behçet Necatigil'in ruhunu şad etmenin tam da yeridir şimdi. Şair 'Yorum Korkusu' şiirinde
“Gitmek geçse aklımdan//Hemen yorum//Nereye, nasıl, ne zaman //Oysa ben vazgeçtim //Uyu yorum.”
Başka bir şey!!!

* Eylülde Gel, Alpay
** 12 Ay, Yonca Lodi

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık