• 18 Temmuz 2018, Çarşamba 9:16
ErolKonal

Erol Konal

Ders Var Ders Var !!
 “…Koku bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim”*


Edebiyat Dersleri/ Ahmet Hamdi Tanpınar, hazırlayan Gözde Sağnak, Ali F. Karamanlıoğlu ve Mehmed Çavuşoğlu'nun notlarından Abdullah Uçman ve Tanpınar'dan Ders Notları, hazırlayan Güler Güven'in notlarından Hayri Ataş.
Her iki kitap da Dergâh Yayınlarından. Girizgâhı fazla akademik ve didaktik bulanlar olacaktır! Bunun için sizleri suçlayacak ve/ya yargılayacak değilim! Ancak Türk edebiyat ve sanatını derinden etkileyen bir sanat adamının derslerinde hazır bulunup onun anlattıklarına şahitlik edenlerin notlarını okumak, o notlar arasında yeni ufuklara yelken açmak, az şey midir ey okuyucu!
Gerek kitaplarda gerekse de başka başka metinlerde Tanpınar'ın derslerinde not tutmanın zorluğundan dem vuruyor öğrenciler. Ki haksız da sayılmazlar hani! Zannımca bunun iki nedeni olsa gerek! İlkini zaten Tanpınar'ın dersine giren hemen hemen herkes dile getiriyor: Gerek konuları ele alış şekli gerekse de konuları çok geniş bir çağrışım alanıyla birlikte sunması not tutanları haylice zorluyor. İkincisi ya da tamamen benim savıma göreyse karşınızda kelimelere ve söze hükmeden Tanpınar gibi bir ustayı dinlemek dururken not almanın önemini yitirmesi!
Düşünsenize bir kere karşınızda şiirlerini, roman ve hikâyelerini okuduğunuz, yaşadığınız döneme ve pek muhtemel sonrasına duygu ve düşünce dünyasıyla damgasını vurmuş/acak biri, sizi gizemden gizeme, hülyadan hülyaya sokuyor, onca çetrefil meseleyi bir lahzada vuzuha kavuşturuyor, bir türlü içinden çıkamadığınız müşkülü bir cümleyle hallediveriyor…
Tıpkı hocası Yahya Kemal gibi sizi kâh rüyada kâh realitenin ortasında şarktan garba, garptan şarka büyülü bir yolculuğa çıkaran, bu sıra dışı adam bununla da kalmıyor ve hali, maziyle ati arasında bir köprü vazifesine büründürüp, eskiyle yeniyi bir çırpıda önünüze seriveriyor.
Bunlarla da yetinmiyor değişimin ve gelişimin nasıl olması gerektiği hususunda önünüze şaşmaz bir pusula koyuyor. Değişerek devam etmek ve devam ederek değişmek için eskiden eski olduğu için hemen vazgeçmemek gerektiğini, eskinin sadece kusurlu ve aksayan kısımlarını düzeltip yahut atıp önümüze bakmayı salık ederken, yeniye de yeni olduğu için hemen atlamayıp onun da bize uyan taraflarını iyice etüt ettikten sonra bünyemize uyacak şekliyle kapılarımızı açmamızı tavsiye ediyor.
Aslında bu yazı Tanpınar'ın kişiliği yahut fikirlerinden ziyade onun derslerinin atmosferini tarife niyetlendiğinden yazının omurgasının akademik bir tahlile kaymasına burada müdahale etmeyi bir zorunluluk olarak görüyorum. Zaten sanat eleştirmenliği gibi ne bir iddiamız ne de bir niyetimiz var.
Yola çıkarken ki maksadımız duayen bir sanatçının kişiliğinden yahut sanat görüşünden çok onun öğretmen/hoca kimliğinden süzülenlerin ruhumuzdaki akislerini dile getirmekti.
Şimdiki neslin talihsizliği de bir gazelin şerhini yahut Yahya Kemal'in sanat anlayışını veya Baudelaire'in Dünya edebiyatına yansımalarını bizim gibi adı sanı bilinmeyen, bir şey olmayı başaramamış, kendini aşamamış, herhangi bir eser vücuda getirememişlerden öğrenmek zorunda kalmalarıdır, desek pek de yanılmış olmayız, sanırım!
Ne not almanın yeri ne de not tutmanın sırası! Bir rüyayı yaşamak mı yoksa realitenin soğukluğuna teslim olmak mı? Bakmayın siz benim hüsn ü kuruntuma. Onlar da böyle düşünselerdi şimdi bu zihin açıcı, yürek yakıcı ders notlarına nasıl ulaşabilecektik ki?
* Bütün Şiirleri, Ahmet Hamdi Tanpınar, Dergah Yay., 12. Bsk.,Sh:19

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık