• 24 Mayıs 2017, Çarşamba 9:04
ErolKonal

Erol Konal

Burası Neresi?
 Tuhaf bir duygu bazı şeylerin elinden kayıp gitmesine tanıklık etmek ve hiçbir şekilde yaşananlara müdahale edememek.
Durmak orada öylece. Elinin kalkmaması, ayaklarının yürümemesi, dilinin tutuluvermesi. Sanki az önce mutluluktan koşup oynayan ve şarkılar söyleyen siz değilmişsiniz gibi. Sanki iki ayrı istasyon ve iki yabancıymış gibi..
İlginç sahiden de. Resmin içinde ama dışındaymış gibi. Gidenin yanında ama orada yokmuş gibi. Gönülden kopmamış, gözden akmamış, yanaktan hiç süzülmemiş gibi. Başların eğildiği, gözlerin hüzünlendiği, adımların tembelleştiği esnada kalkmaması bakışların yerden, kaçırılması gözlerin hedeften, kitlenmesi ayakların derinden.
An zamana kayarken, mesafeler arayı açarken, duygular, düşünceler değişirken…
Ne vakit büyüdük biz? Dünya ne zaman böyle bir yer oluverdi? Nasıl da değişti her şey! Üstelik asla değişmez dediğimiz öyle şeyler değişti ki şaşırıp kalmak düştü bahtımıza.
Ne zaman tamam artık, bu sondur desek; yutkunduğumuzla kalıverdik. Günün sonunda kazandıklarımız kaybettiklerimize değdi mi sorusunun cevabının uzun bir sessizlik olması da gösteriyor ki bir eksiklik var bir yerlerde. Tamam olmayan, kafaları karıştıran, gönüllere sinmeyen, ağzımızın tadını kaçıran birtakım yanlışlar, hatalar, noksanlar var.
Yıkmak, kırmak, dağıtmak kolay, yapmak, onarmak, toplamak zor.
Sevmek, sanıldığının aksine hiç de kolay değil! Sevmek, anlamak demek. Sevmek, dinlemek demek. Sevmek, katlanmak demek. Sevmek, saygı duymak demek…
Nasıl ki kelimeleri yan yana dizmekle cümle olmuyor, rakamları alt alta dizmekle problem çözülmüyorsa; yaptım demekle yapılmıyor, gittim demekle gidilmiyor.
Herkes kendi kaderini yaşamıyor, hepimiz aynı kaderi paylaşıyoruz aslında. Belki de dünyanın, tüm insanların asıl sorunu yaşamakla paylaşmak arasındaki nüansı bir türlü anlamak istememesinde düğümleniyordur!
Çözümü uzaklarda arayanların sorunlara çare olmasını beklemek olsa olsa safdillikle izah olunabilir ki o da bu satırların okuyucularına haksızlık olur.
Sözü uzatmak mümkün, lakin problemleri uzatmamak gerek. Beğenmediniz yazıyı bir başka yazarın yazısına geçmek mümkün, fakat meseleleri halının altına süpürmek çözüm değil.
Belli ki çözümden çok çözümün bir parçası olmak gerekiyor. Belli ki sonuca değil, sonuca götürecek aşamalara eğilmek gerekiyor. Belli ki pes etmemek, vaz geçmemek gerekiyor. Belli ki çok çalışmak gerekiyor. Belli ki iki günü eşit olmamak gerekiyor.
Bütün bunların üstüne, hepsinin üstüne belli ki bulmak için aramak gerekiyor…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık