• 28 Haziran 2012, Perşembe 9:32
ErolKonal

Erol Konal

Bir yaz yazısı
Yazın kavurucu sıcaklığına karpuz serinliğinde bir yazı dileğiyle başlayalım söze. Bir orman sakinliği sunmasa da bu yazı en azından bir ağaç gölgesi kadar olsun huzur üflesin bunalan ruhlarımıza.
Dört bir yanının ayrı bir cennet bahçesi olduğu memleketimin bütün güzelliklerini, herkesin bir bardak limonata tadında ve serinliğinde yaşayabilmesi temennisiyle akıp gitsin bir sonraki paragrafa.
Denizin bir anne şefkatiyle kendine koşanları kucakladığı, yaylaların kendine sığınanları bağrına bastığı, meyvelerin eşsiz lezzetleriyle dillerimizi tatlandırdığı, dostlarımızın sıcaklığıyla kederlerimizi unutturduğu bir yaz özlemiyle sürüversin, bu yazı.
Bu yazı, unutulmaya yüz tutmuş eski yazların güzelliklerinin yeniden hatırlandığı, eski dostlukların temize çekildiği, yeni dostlukların temellerinin atıldığı bir arzuyu bağrında barındırsın.
Ansızın bastırıveren yaz yağmurlarının üzücü sonuçlarından uzak olsun, bu yazı. Bu yazı, yoğun geçen bir yılın yorgunluklarının güneşin huzmeleri altında buharlaşıp yok olduğu fırsatlar ülkesine yelken açsın, aynı zamanda.
Bir külah dondurmanın ağızlarımızda oluşturduğu tattan eksik olmasın lezzeti; tıpkı hararetimizi alıp giden bir bardak çayın dudaklarımızda bıraktığı haz gibi…
Sonra bu yazı unutulup giden onca güzelliğin kenarları sararmaya yüz tutmuş bir fotoğrafı gibi albümlerin en vazgeçilmezlerinden olsun. Hayatın bin bir manasına kapılar aralandığı fırsatlar listesi sunsun, bu yazı.
Her mevsimin nasıl kendince güzellikleri varsa, bu yazının da alamet- i farikası okuyanların yüreklerinden yüzlerine yansıyan tebessümleri olsun. Ve her tebessüm bir başka gülüşe adım olsun.
Bu yazı güneşin doğuşuna tanıklık etmenin tarifsiz zevkini sinelere boşaltırken, batışındaki hüzne ortak olsun.
Bu yazı, mevsimlerden yaza, aylardan ağustosa, günlerden pazartesiye, vakitlerden akşam öncesine armağan olsun. Ve bu yazı, yukarıdaki sıralamayı kendince renklendiren herkese mutluluk sunsun.
Bu yazı, güneş gibi günümüzü, ay gibi gecemizi aydınlatırken, yıldızlar gibi başımıza taç olsun. Bu yazı, gölgesinde soluklandığımız bir ağaç, dallarda cıvıldaşan kuşlardan tatlı mı tatlı bir nağme, tüm yorgunluğumuzu alıp götüren bir limonata ferahlığı sunsun her okunduğunda.
Bu yazı, tadı damağımızda kalan nice tatlardan bir tat olarak kalıversin gönül hanemizde. Çok da uzamasın nihayetinde şu suya saldığımız karpuzu artık keselim de canlarımız bayram etsin, değil mi efendim?
Nice nice yazlara…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık