• 05 Temmuz 2012, Perşembe 9:23
ErolKonal

Erol Konal

Bir .............. Güncesi
"Öyle seveceksin ki kelimeleri yetecek." demişti Cemil MERİÇ.  Öyle nefret edeceksin ki renkleri yetecek sana mı demeli, bilemiyorum.
"Masum değiliz, hiçbirimiz." Diline, gönlüne sağlık, Sezen AKSU.  İlk taşı hiç günahı olmayan atsın diyeceğim ukalalardan bana sıra gelmeyecek. Ki geldi diyelim insan olup olmadığımız bir muamma. Ve olmama ihtimalimiz muza olan meftuniyetimizden belli.
Masum olanlar yok da değil: Kelimeler, renkler, kuşlar, falan filan...
Kötü olanlar da belli; ezikler, sesi çıkmayanlar, güçsüz süklüm püklüm asalakgiller familyasından olup ara sıra 'biz buradayız, ölmedik daha' demek gafletinde bulunan çapulcu tayfası.
Tuhaf olan kaybolmuyorken hiçbir kelime, insanların koyu bir nihilizmde s….. yarıştırması.
İlginç duran unutulmuyorken tek bir söz,  vurdumduymazlıkta gines rekorlar kulübünün iflah olmaz müdavimi olmak.
Aptallık ne vakittir sanattan ya da spordan sayılır oldu bilemiyorum; ama parmakla sayılamayacak kadar alıcısının olduğunu gördükçe şaşırmamak elde değil.
Ay ve Güneş tutulmaları yetmezmiş gibi akıl tutulmasına yakalananların sayısındaki ivmenin hızı endişe verici boyutlarda. İlk ikisinin bir tabiat olayı olduğunu unutan fikirden noksan izandan yoksunların kendilerini bir doğa olayı görmelerine sebep olsa olsa bir türlü gazı alınamayan egoları olacaktır ki ona şimdilik hiçbir sağlık kuruluşu çare üretebilmiş değil.
Her ilmekte ruhumuzla bedenimiz arasına onulmaz duvarlar örenler, içlerindeki kötülüğe yoldaş aramaktan usanmamış olacaklar ki oraya buraya kara çalmayı hala bir marifetmiş gibi sergilemekten aldıkları hazzı bastırılmış, itilip kakılmış, horlanmış-kendilerince- dünyacıklarında sahte zaferlere bir yenisini daha eklemenin sarhoşluğuyla ağızlarından köpükler saçarak kutlayadursunlar; zira biz taşlanmak için hazır kıta tasmamızın müsaade ettiği alan içerisinde sıramızı bekliyoruz. Ne zaman lütfederlerse bize de bir parça kemik atabilirler, eğer artarsa zatı şahanelerinden...
İntihar etmesi kelimelerin kahrından olsa gerek. Yoksa; onu, cümlelerde kullananların namusu, kelimeler ne yapsın? Her türlü aymazlığın alkışa layık olduğu bir zamanda hakikatin ruhu incinmiş, kime ne?
Şimdi hangi pranga nefretime kement, hangi zincir isyanıma hisar, hangi kelepçe muradıma arzuhal olabilir ki?
Hangi kuytu köşe, hangi karanlık dehliz, hangi çıkmaz sokak sizi saklar bilemiyorum; ama yemyeşil çayırların, gümrah ırmakların, tertemiz duyguların vicdanında sınıfta kaldınız efendim, sınıfta kaldınız.
Sizi, sizinle bırakırken yine de iflah olursunuz demekten ötesi dilimin ucuna gelse de kalemimden damlasın istemiyorum. Ve sizi sevmeme hakkımı kullanıyorum.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık